
Bu soruyu sorduğumuzda, cevap olarak; "bu Dünya'da iki kişi, biri erkek biri dişi, mutlu olunca ikisi, dokuz ay on günde olurlar üç kişi" diyerekte mevzuyu bitirebilirmiyiz? Asla!
Macera yeni başlıyor. Film fragmanı gibi oldu ama zaten hayat; her fügüranın kendi baş rolünü oynadığı bir film değilmidir?
Anne: müthiş bir canlı, bunca gelişmiş teknoloji ve bilimin taklit edemediği, mükemmel bir fabrika!.. kadın vücudunda bulunan bu fabrikada, daha en başta erkeklerin acısına katlanmakta büyük zorluklar çektiği o, adet dönemi ile, çocuğun oluşumu için, tertemiz bir labaratuvar ortamı hazırlanır.
Tamam, videoyu izleyip, özellikle kızlar çok güldünüz. Nerde kaldık?
Hah beyin, bu labaratuvarı nasıl hazırlar? Beyin vicuduna derki, "guzuuğum, senin maşallahın var, çocuk yapabilirsin, istersen kariyerde" diyerek, başar çalışmaya. Önce hipotalamus adı verilen bölgesinden, salgıladığı GnRH hormonfolikül uyarıcıyı destekleyerek mevzuyu başlatır. Daha sonra FSH hormonu etkisi ile de yumurtalıklardan birinde folikül adı verilen bir kesecik meydana gelir. Bu keseciğim içerisinde, minnakmı minnak bir yumurta hücresi yer alır.
Günler geçer, olgunlaşma süreci tamamlanır ve bu kesecikten yumurta salınımı gerçekleşir. Bittimi, ohoo o, çok acelecisiniz.🙂 Burada birde, östrojen hormonu ile rahim iç tabakası da gelişme işine devam eder. Böylece bir döllenmede, embriyonun yerleşeceği rahimdeki o labaratuvar hazırlanmış olur.
Eğer gebelik gerçekleşmezse, beyin "yiğidini bulamadınmı guzuuğm, kısmet değulmuş tahma gafana" der.o
Yumurtayı adet döneminde ki kanla beraber vücuttan atar ve labaratuvarı yeniden tertemiz yapar. yeniden aynı döngüyü, "öteye mutlaka benden birşey kalmalı" arzusu gerçekleşmesi için sürekli tekrarlar.
Labaratuarın hikâyesini anlattık peki bu yumurtanın işi bu kadarmı asla!.. Yumurtalıkta çok ince biyolojik sentezlerle hazırlanan o, mnnak hücre artık bir yumurtadır amma çok hassastır. Önce yumurtalıktan karın labaratuvarın en güzel ve korunaklı yerine nazikçe atılır. Daha sonra Fallop Boruları denen, rahmin üst kısmındaki borular, bir çiçek gibi açık olan uçları ile karın boşluğunu müthiş bir nezaketle tarar, yumurta hücresini yakalar ve içine alır. Yumurta hücresi borunun rahime en uzak ucunda döllenmek üzere bekler.
Neden, yumurta hücresinin biyolojik açıdan fevkaladenin fevkinde bir hassaslıkta olması dolayısıyla, diğer organ ve dokulardan korumak için.
Anne karnında fallop borusuna alınan yumurta hücresi, annedeki yapı özellikleri yani haslet, istidat, tabiat, cüsse gibi özelliklerinin bir kısmını taşımaktadır. Bunlar, genetik şifreler hâlinde bir şeritte yazılı. Bu şeridin eni 3-5 boyu ise 25-150 angstrom arasındadır. Angstrom; Işığın dalga boyunu ölçmekte kullanılan uzunluk ölçü birimidir. santimetrenin 100 milyonda biridir.
Bu kadar olay oldu, baba dahs ortada yok..!
Gün gelir hatun kişi, yiğidini bulur. Artık bütün tripler atılmış, düğün dernek kavgaları ve eğlenceleri sona ermiş, erkeğin teeeee "tamam laa evlenek" lafını duyduğu günden beri, hayalini kurduğu, o evreye gelinmiştir.

Yukarıda bahsettiğimiz bu genetik şifrelerde bulunan ve insan denen şu muhteşem varlığa kendine has, karakter katan 60.000 kadar hasais(diyeyim ben) kromozom dediğimiz 46 vagonda buluşurlar.
Bunlar, önce anneden 23 vagonda 30.000 hemhal atölyesine yollanır. Sonra aynı miktarda babadan 23 vagonla aynı miktarda atölyeye getirilerek, hemhal olurlar ve 60.000 hasaisi 46 vagonda buluştururlar.
Burada birşey var, nasıl oluyor da, annenin vagonların da eksik olan, huylar karekterler, güzellik, say say bitmez,30.000 hasaisin eksik olanı biliniyor ve o eksik kısımlar alınarak, hemhal atölyesinde, tamamlanıyor ve bu nasıl bir tamamlanış? Bankaya gittik, sıra kağıdı aldık, ekran da yandı, gittik işimizi gördük diyebileceğimiz bir durumda yok burada. Yumurta hücresinin etrafını saran 250.000.000 sperm hücresinin sadece birinde, kendi eksik 30.000 şifresi var ve yumurta hücresi, 40 dakika içinde,sadece ve sadece bu süre içinde bu tamamlayıcı şifreyi bulmak zorunda, 40 dakika bul karayı alparayı, oyunu vardı, size 40 dakika verecekler, önünüze 250 bin kağıt koyacaklar, hepsini görünmeyecek şekilde sürekli karıştıracaklar, her baktığında, tekrar, karacaklar. Bu arada, o kartta, şekil yerine, ihtiyacınız olan 30.000 bilgi yazacak ve öteki kartlarda da, bir eksik bir fazla, beş farklı 30.000 bilgi yazacak. Şansınız nedir? Pekş bu iş hemhâl atölyesinde nasıl oluyor, nasıl oluyorda, sadece 40 dakikası varken bulabiliyor?
5000 biyoloji uzmanı alsak(bunlara da maaş dayanmaz) ve onların çalışması için en mükemmel laboratuarı kursak, desekki, "arkadaşlar, size o kadar para yığdık, yediniz iştiniz, helâl olsun ama artık şu 250 binlik oyuna başlayalım. Gidin doğru olanı getirin desek, bize şöyle okkalı bir "höst" çekerlermi acep. Çünkü bulmaları imkansız, neden? hücrelerdeki genetik şifreler, 100 angstrom çapındaki sistromlarda, üç boyutlu sistemde açı farklarıyla dizili DNA molekülleri dizisindedir ki, sadece bir tanesindeki bir hasais bile bulunana kadar, doğal yolla olan çocuk askere gider, hadi abartmayalım, yürümeye başlar🙂
O halde bu sadece ilk evrenin sonu olan, döllenme olayının bile, sonsuz bir ilim sahibinin müdahalesi olmadan gerçekleşmesi mümkün olamaz. Çünkü bu bilmece, Habir olan Allah'ın ilmi olmadan asla çözülemez. Ve bu bu bilmeceyi, hergün milyonlarca insanın, kendi bilgisi dahilinde, haberi bile olmadan, çözebilmesi muhteşem değilmi?
Ne diyor o muhteşemliğin sahibi olan Allah:
"Allah’ın izni olmadan hiç bir dişi gebe kalamaz, hiç bir gebe doğuramaz.” (Fussilet, 41/47)
“...Sizi de annelerinizin karınlarında, üç karanlık içinde, bir yaratışın ardından diğerine çevirerek yaratıyor. Rabbiniz olan Allah işte budur…”(Zümer, 39/6)

Üç karanlık evre..!
Şimdiye kadar sadece bu hemhâl atölyesinde, yani karanlık bir tünel, bir boşukta, başka hiçbir hücre faliyetinin olmadığı bir labaratuarda, yapayalnız gerçekleşmesi Bu sırada meydana gelen hücre faaliyetlerinde, genetik şifrelerde santimetrenin on milyonda biri kadar bir yerleşme hatasının meydana gelmesi, ileri bölünmelerde karaciğeri kafatasına sokacak yanlışlıklara sebep olabilir.
Bu kadar yazdım ama bu yazdıklarım zümer suresinde ki üç karanlık evrenin daha biri.
Hemhâl atölyesinde döllenme işlemi tamamlandı. Şifreler yerine yerleşti, sarmal tamamlandı, ikiden çok muhteşem bir, bir oluştu. Bittimi bitmedi, biraz daha sabır. Bu fitağmin kılıklı bıdık, hemhâl atölyesinden alınarak, anne rahminin iç yüzündeki minik tüycüklerin oluşturduğu doku atölyesine taşınır. bu karanlık ormanımsı alanda gelip yerleşen minnaklık, bu defa doku safhasına yani ikinci karnlık böledeki faliyetleeine başlar. Bu ikinci karanlık bölgede, ikinin katları şeklinde bölünen hücreler, çeşitli organlara ait dokuların temel yapısını hazırlar.
Kemik, sinir, kas, iç ve dış deri dokuları, bu safhada bölünen hücrelerde yerini alır. İlk evredeki gibi bir işlem burada da oluşur. Kas, sinir ve deri dokularının, bölünen hücrelerde yerlerini alması sırasında, "gel ne olursan ol yine gel" demez A bölgesindeki hücrelerde kas hücreleri meydana gelirken, B bölgesinde sinir ve C bölgesinde, iç deri hücreleri ortaya çıkmakladır. Bu duruma göre meselâ mide, kendisini meydana getirecek olan hücreleri nasıl toplayacaktır? Vücutta sadece tek bir organ olsa, belki bir formül bulunacaktır. Fakat o kadar organın kendilerine ait hücreleri tek tek toplaması da hayret verici bir şey değilmi? Dahada hayret veci olan da, bu hücreler bölünürken aynı zamanda şekillenmeye başlar, öyleki, daha bir santimme ulaşmasına rağmen, adeta kendini çizer, 360 derecelik bir biçimlendirmeyle, kendinin heykeltraşı olur.
Daha bir cm olan ve düşünme yetisi gelişmemiş kendini imâl eden bu küçük bıdığın el, ayak, göz ve kulak gibi organlar, birbirinden en ufak bir farklılık dahi olmaksızın milimetrik bir ebatta oluşması, bu küçük bıdığın eseri olabilirmi?

Bıdık ormanın içindeyken, adeta bir deniz oluşur. Ormana benzeyen o bölgede bir kese ve sıvı meydana gelir ve bıdıkzade göbeği bağlıpaşa artık üçüncü karanlık bölgededir. Ve tıpkı bir denizin dibi gibi karanlık olan bu bölgede 40 haftayı bekler. Hapis gibi değil, huzur ve en güvenli yerde, umud olacağı, ağlamasıyla bile, insanları çok mutlu edeceği günü bekler.
Bunun tesadüfi birşey olamayacağını anlattım size. Bir meyve için, önce bir bahar olmalı, bir bahar için kainat.bir kainatın oluşabilmesi için, bir yaratıcı olmalı.

Bir yaratıcı var!.. devamlı devrede, devrede olmasa, bu faliyetler, her gün milyarlarca canlıda nasıl zuhur etsin? Üstelik o, "Allah'ın izni olmadan, hiç bir dişi, gebe kalmaz demiyormu?
"O'nun ilmi dışında hiçbir meyve (çekirdeği) kabuğunu yarıp çıkamaz, hiçbir dişi gebe kalmaz." Fusulet suresi. Demiyormu?
Biliyormusunuz, ilim ve türevleri, Kuran'da 854 yerde geçer.
Sürçü klavye ettiysem affola.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer 
En İyi Cevaplar