Evet, hazırlayacağım konunun başlığı ilk okuyuşta ilginç gelebilir ve hatta ne alakası var gibi soruları da sordurabilir ama ön yargılı olmamanızı öneririm.
Kadınlar... Onları anlamak; psikolojinin, felsefenin, dinlerin ve kültürlerin de dahil olduğu insanlığın bütün bilgi birikimini kapsayan ve hedefe ulaşılamayacak bir yoldur. İnsanlığın elinden ne çıktıysa hepsi bir kadının imzasını taşımaktadır zira erkeği de doğuran bir kadındır. Bu yönüyle kadınlar, insana dair manevi bir hazine sandığının anahtarıdır. Onları anlamak insanlığı da anlamak olacaktır.
Kadın Cinselliğini Anlamak
Cinsellik, ülkemiz de dahil olmak üzere dünyanın pek çok yerinde tabu olup konuşulması çoğu zaman ayıplanan bir konudur. Elbette bunda inançlar, fikir akımları, ahlaki ve geleneksel tutumlar oldukça etkilidir ama insan zaten belli bir ahlaki yönelime karşı toplum tarafından istemli ya da zoraki olarak yönlendirildiği için bu noktada bireylerden ziyade toplumun tavrı önemlidir.
Kadın ve erkek, insanoğlunun yaratılışı bakımından birbirini tamamlar ve birbirlerinden ayrı düşünülemez. Bu yönüyle erkeğin cinselliğine verilen önem kadının cinselliğine de verilmelidir. Kadın zihninin gizli kapılarını açan o görünmez anahtara ulaşma yolu belki de budur!

Ülkemiz de dahil olmak üzere özellikle de belli dini inanışların ve geleneklerin yoğun olduğu ülkelerde cinsel açıdan kadına ve erkeğe çifte standart uygulandığı görülmektedir. Bunun dini ve geleneksel altyapısına ve yanlış anlaşılmalara burada değinmeyeceğiz ama kadın cinselliğinin yok sayılması üzerine söyleyecek bazı sözlerimizin olduğu da kesindir. Bunların bence en önemlisi de kadının kendisini tanıyarak neyi ne için yaptığını, yaptığı şeyin psikolojik ve sosyolojik kökenini sağlıklı bir zihinsel süreçle değerlendirmesidir. Kadın kendini tanıdıkça ve isteklerinin, arzularının ve davranışlarının sebeplerini kendine ve eşine anlatacak sağlıklı bir zihinsel yapıya ulaştıkça hem cinsel hem de sosyal hayatta daha başarılı olacaktır. İşte bundandır ki kadının cinselliğini anlamak kadını anlamayı, kadını anlamak da insanı anlamayı kolaylaştıracaktır.
Mazoşizm Nedir?
Mazoşizm, en basit haliyle psikolojik ve fizyolojik olarak acı hissinden haz duymaya verilen isimdir. Bunun bir hastalık olup olmadığı, neleri kapsayacağını, nesnel bir tanımının olup olmadığı gibi pek çok şey tartışma konusudur.

Elbette bireyin üzerinde kalıcı bir zarar verecek duruma geldiyse bunun hastalık olarak kabul edilmesi daha doğruyken basit bir fantezi düzeyinde olanı hastalık kabul edilmeyebilir. Köken olarak tartışmalı bir konu olan mazoşizm; çocukluk travmalarına, farklılık arayışlarına, kişilik bozukluğu da dahil olmak üzere bazı psikolojik hastalıkların etkilerine dayanarak ortaya çıkabilir. Bunun hormonal bir altyapısının olduğu ve özellikle de endorfin hormonu ile bağlantısına dair çeşitli bulgular da elde edilmiştir.
Burada uzun uzun bu hastalığın ya da psikolojik yönelimin tanımını irdelemeyeceğiz fakat konunun devamında anlatılanların daha iyi anlaşılması için kısaca değinmiş bulunduk.
Kadın Cinselliği ve Mazoşizm İlişkisi
Cinselliğin doğası, bize bunun psikolojik yansımalarıyla ilgili oldukça önemli ipuçları verir. En basit tabiriyle cinsellik, erkeğin sertleşmiş penisinin kadının vajinasının içinde gidip gelme hareketiyle tanımlanabilir. Cinselliğin çok boyutlu olduğunu elbette biliyoruz ama bunu basitçe açıklarsak böyle tanımlamakta hata yoktur zira üreme için gerçekleştirilmesi gereken en temel hareket budur.

Cinselliğin en temel hareketini izah ettikten sonra size önemli bir soru soracağım: Cinsellik hakkında hiçbir şey bilmeyen birisine bunu nasıl açıklardık? Tabii ki de kültüre, inanca ve bireysel farklılıklara bağlı olarak cinselliğin bütünsel tanımı farklı olabilir ama burada en temel olan hareketle yani gidip gelme hareketiyle ilgili olarak cinselliği hiç bilmeyen birisine bunu anlatmanın yolunu bulmaya çalışalım.
Fizyolojik olarak şunu biliyoruz ki erkeğin organı sert ve dışa doğru olup içeriye girmeye uygun bir yapıdadır. Kadının organı ise içe doğru olup yumuşak bir yapıdadır. Cinselliği hiç bilmeyen birisine en temel hareketi yani gidip gelme hareketini anlatırken şöyle diyebiliriz: Erkeğin sert ve dışa doğru organının, kadının yumuşak ve içe doğru olan organının içinde ritmik hareketlerle yaptığı harekettir.
Bunu bir kez daha okuduğumuzda bir şeyi fark etmemiz gerekir: Yumuşak bir yapının üzerinde ona sürtünerek, baskı ve basınç uygulayarak hareket eden sert bir yapı bize şiddeti çağrıştırmaktır. Yani cinselliğin en temel hareketi aslında bir çeşit şiddet çağrışımına sahiptir. Kadının da erkeğin de bilinçaltı aslında bunu bilmektedir.
Şiddet ve Haz Üstüne Kadın Cinselliği
Şu soruyu sormak gerekmektedir: Cinsellikte şiddet temeli varsa kadınlar neden haz duymaktadır? İşte asıl soru budur ve bugünkü yazımın temelini oluşturmaktadır.
Düz bir mantıkla düşündüğümüzde erkeğin penetrasyonu aslında kadına haz vermemeli zira yumuşak bir yapının üzerinde ona baskı uygulayan sert bir yapı acıya sebep olmalıdır ama bakıyoruz ki kadınların erkeklere oranla cinsellikte daha güçlü ve daha çok haz almakta. Yani kadının cinsel organı, acı verecek bir şeyi hazza çevirebilme gücüne sahip!

Erkeğin sertliğinin kadının doğasında cinsel bir hazza dönüştüğünün fark edilmesiyle kadın cinselliğiyle mazoşizm arasında bir çeşit yakınlığın olduğu da anlaşılmıştır. Bunu bir de kadın cinselliğinin çelişkili doğasını inceleyerek görelim.
Kadın Cinselliğinin Çelişkili Doğası
Kadın cinselliği, kadının en temel seksüel fonksiyonunu tanımlamaktadır. Yukarıda da bahsettiğimiz üzere erkeğin gidip gelme hareketine ve kadının bundan duyduğu hazza dayalıdır.
Çoğu kadın için hayatta alınabilecek en büyük haz cinsel doyuma ulaşmaktır. Şiddetli bir şekilde yaşanılan bir orgazm, kadının duyabileceği en büyük hazzı içerisinde taşıyabileceğinden cinsel doyumun orgazmla ilişkisi kesindir. Tamam ama bir şeyi kaçırmamamız gerekir zira dikkatlice incelersek vajinanın kadın için haz veren bir organ olduğu kadar çeşitli fiziksel ve psikolojik acılara da sebep olabileceğini görmemiz gerekir.

Şöyle ki kadınlar, vajinayla doğrudan ya da dolaylı olarak çeşitli fiziksel ve psikolojik acıları da yaşamaktadır: Doğum sancısı, bekaret acısı ve regl sancısı. İşe bakın ki kadına en büyük fiziksel ve psikolojik hazzı veren bir organ aynı zamanda bir kadının yaşayabileceği bazı fiziksel ve psikolojik acılara da sebep olabilmektedir! İşte vajina, hazzın ve acının birleştiği bir yapı olup kadın cinselliğinin çelişkili doğasının merkezinde yer almaktadır. Bunun fark edilmesiyle kadın cinselliği ve mazoşizm arasında var olan ilişkiyi de bir kez daha görmüş olduk. Yani acıdan haz almak ve acıyı hazza dönüştürmek kadın cinselliğinin bir parçasıdır.
Kadın cinselliğinin mazoşizmle ilişkisini incelediğimiz yazımızın sonuna gelmiş bulunmaktayız. Burada da söyleyeceğim üzere konu hakkında bahsettiğim şeylerin hepsi kendi kanaatlerime dayanmakta olup akademik bir değere sahip değildir. Hepinize hayırlı günler dilerim.
Aşk İlişkileri
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer