Sorum kızlara.
13 yaşından beri hiç boş kalmamış ve 25 yaşında sahalara veda etmiş, hatırı sayılır bir çapkınım. Hayatımın aşkını bulamadım. Çabalarımın bir anlamı olmadığını düşündüğüm için artık uğraşmıyorum. Gerçekçi olun. Gerçekleri ne kadar istediğinizi biliyor musunuz? Yoksa sadece mutlu olmak mı istiyorsunuz?
Gerçekler kendimle yüzleşmemi gerektirse bile...
Aşk mı yaşıyoruz şehir mi kuruyoruz, ne gerçeği...
Dünyayı fethedecek disipline kendimi adarım
Yok ya... Ben almayım. Ben menfaatimin peşindeyim
Öyle ta içimde hissetmek istiyorum. Anı bozma...
İyi bir hikayemiz olacaksa her şeye varım. Yeter ki anlamı olsun.
Bilmiyorum. Gerçekler çok zorlayıcı, yalanlarsa yaralıyor. Nasıl bir kumar bu...
Yaşını ve cinsiyetini belirt, oyunu kullan:
Lütfen yaşını seç
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Kızlar Ne Diyor
Aşk meşk kimseye mutluluk getirmemiş, peşinden koşmanın faydası yok. Çapkınlığa çok erken veda etmişsin, o zamandan beri büyük durulma olmuş.
Durulma yok aksine... Hayatım düzene girdi. Ben ümidi kestim kadınlardan. Ona ayıracağın vakitle para kazanıyorsun. Ona yoracağın kafayla kitap okuyorsun. Sporuna git falan. Şimdi bir kadın olunca her şeyi soruyor ya. O bile zulüm yani. Anlatıcaksın filan iki saat. Onun kendine benimsediği bir rol var. Yapması gerektiğini düşündüğü için yoktan da sorun çıkarabilir. Bazen mutlu da edebilir ama genel olarak npc yani. Ben haz almıyorum artık. Kodlar hep aynı. Ben sadece merak ediyorum. Bir değişiklik var mı diye :)
Ne rahat bir denklem kurmuşsun kadın = zaman kaybı, erkek = gelişim makinesi. Keşke hayat gerçekten bu kadar tek boyutlu çalışsaydı.
Şu ‘npc’ dediğin şey, belki de aynı diyalogları duyduğu için otomatikleşmiştir. Sürekli ‘anlatmak zor geliyor’ diyorsun ama hiç dinlemek kolay mı diye düşündün mü? Çünkü dışarıdan bakınca senin de kodların pek değişmiyor uzaklaş, genelle, değersizleştir, sonra da neden farklı değil diye merak et.
‘Kadınlar yoruyor’ kısmı da ilginç. Çünkü yorucu olan çoğu zaman karşındaki değil, onun sende tetiklediği şeylerdir. Soru sorması bile zulüm geliyorsa, mesele soru değil senin cevap vermek istemediğin yerler olabilir:)
Değişiklik var mı diye merak ediyorsun ya... O değişiklik genelde dışarıda değil bakmayı reddettiğin yerde oluyor:)
Sabahlara kadar konuştuğum da oldu. Çok ilgilendiğim de oldu. Çok da dinledim. Öyle her seferinde baştan savma diye bir şey yok aksine hayatımda önemli bir yeri olması için uğraştım. Ben çok uğraştım ya :D Şunu fark ettim sonra mesafe istiyor. Göklere çıkarmak değil. Yönlendirme istiyor büyük bir çoğunluğu. Değersiz olduklarından değil, uğraşmak istemediklerinden. Yan gelip yatıyım istiyor. Bana göre kadınlar değersiz değil ama biraz zorlamaya geleni de görmedim. Kadınlar bekliyor daha ziyade, eleştiriyor. Tamam diyorsun konuşsun. Onu da denedim. İşime bakayım. Dinliyor görüneyim. O da iş yaptı. Yani mesafe, manipülasyon ve üçkâğıtçılık çalıştı yani. Ama böyle ilişkinin de mk yani. Vardığımız nokta dokuz ay f.. b.. sıfır hesap ödeme, otuz tane düğüne gittim, İstanbul'da sevgiliyle gidilebilecek her yere elimi cebime atmadan gittim. Hiçbir zevk almadım. Hiç anlamı yoktu. Kız mutluydu, her yerde anlatıyordu. Sıfır duygu. Ondan sonra saldım artık. Çünkü iş jigololuğa gidiyordu artık. Bir kadının psikoloğu olmak, erkeği olmak, onun için mükemmel olmak... Anlam ifade eden bir şey değil benim için. Çünkü hep bir sorun biliyor musun? Düzgün biri yok yani. Olsa keşke de dürüst olabilsek, duygularımızı yaşasak. Yok ablacım yani.