Bipolar Bozukluk Sürecim Ve Hayat Hikayem

Bu bencemde size kendi Bipolar Bozukluk sürecimi anlatacağım.


Bipolar Bozukluk Sürecim Ve Hayat Hikayem

Bu hastalık ben 14 yaşımda iken ortaya çıkmıştı


Annem ile babam, ben 4 yaşında iken boşanmışlardı. Ve ben yaklaşık 10 yaşımda iken, yeni biri hayatımıza girdi: Üvey babam.


İlk başlarda anlaşamamıştık. Beni bazen dövüyordu. Yalan söyleyemem. Çünkü depresyonda idi. O da zor günler atlatıyordu. Ama seviyordu da beni. Bir keresinde ateşler içinde yanıyor iken, beni alıp hastaneye götürdüğü günü unutamam.


Her neyse, ben 11 yaşımı doldurup 12. yaşıma bastığım senenin yazında Antalya'ya taşınmıştık.


O zamanlar futbol takımlarının menejerliğini yapıyordu. İşi dolayısı ile lüks otellerde kalıyorduk. Elit otellerde.


Sonra... yaklaşık 1,5 sene sonra...işten ayrıldığını öğrendik...annemle...


Bipolar Bozukluk Sürecim Ve Hayat Hikayem

Annem o zamanlar kız kardeşime hamile idi


Üvey babam - onu çağırdığım tabir ile ''Babam'' - işten ayrıldıktan sonra eski patronu ile kanlı bıçaklı olmuştu. İkide bir onun yaşadığı yerlere gidip baskın yapıyormuş. Mart ayında annem doğum yaptı. Ve kardeşim doğdu.


O zamana kadar beni kendi elleriyle okula bırakan annem, beni şimdi servise vermişti. Çünkü kardeşime bakması gerekiyordu. Kardeşim ''kolik''li bir bebekti. Sürekli ağlıyordu.


Babam ise onun ağlamasına tahammül edemiyordu. Bağırışlar kol geziyordu evde. Zaten işi de yoktu. Eski patronuna - sözde alacağı için - takmadığı zamanlarda evdeydi. Ve problemler baş göstermeye başladı.


Hastalığımın ilk belirtileri 2007-2008 senesinde ortaya çıkmaya başlamıştı


O zamanlar sınıfın en çalışkanıydım, ama Antalya gibi bir yerde bu biraz garip bir şekilde prim yapıyordu. Çünkü o beldede çok Rus vardı, ve kızların çoğunluğu sevgili bulma, aşk, meşk, müzik....vb. gibi aktivitelerle vakit harcıyordu. E, dolayısıyla benim çalışkan olmam da kıskanılmamla beraber biraz ''İnek'' muamelesi görmeme sebep oluyordu. E tipim de müsaitti. Gözlüklü, saçı toplu falan. Ayrıca tüm öğretmenlerim beni çok seviyordu. Bu da kıskanılma kotamı daha da arttırıyordu.



Antalya'da yaşadığım son sene 7. sınıfa gidiyordum. Tüm bu olayların yaşandığı sene yani.


6. sınıfta olduğum 4'lü arkadaş grubu 7. sınıfta tamamen ayrılmıştı. Dolayısıyla benim kiminle takıldığım belli olmuyordu. Bazen yalnızdım. Kuyumu kazmaya çalışanlar çoktu. Ve bunlar beni, biraz daha depresyona sokuyordu... Bir keresinde ''İspiyoncu'' diye çıktı adım. Halbuki benim amacım arkadaşlarımı korumaktı. İçlerinden bir tanesinin yaptığı ispiyon ve dedikodu aman aman olay olmamışken benimki olay olmuştu. Nedenini biliyorsunuz. ''Çekememezlik''.


Sonra, o yaz bir şey oldu. O zamanın parası, 30 bin lira elimize geçti


Ve Eskişehir'e taşınmaya karar verdik.. Annem oraya taşınmamızı hiç istemedi; çünkü annem Eskişehirli idi, tüm hısım akrabaları orada idi ve babamın da paraya sıkıştığı zaman annemi, onlardan para istemeye zorlayacağının biliyordu.


Nitekim endişelerinde haksız da çıkmadı. Her şey tersine döndü. Benim hastalığım da ilerlemeye devam ettikçe deyim yerindeyse her şey ''tepe tersi'' oldu...


Bipolar Bozukluk Sürecim Ve Hayat Hikayem

Eskişehir'e gittik. Ve o zamanların en ünlü, başarı garantili dersanesine yazıldım. 8. sınıftaydım, SBS vardı...


Çok iddialıydım. ''500 skor çekeceğim, Galatasaray'a gideceğim''...falan filan. Ama planlarımın hiç biri beklediğim gibi olmadı.


Hastalığımın seyri


Eskişehir'e gittik. Uğursuz bir ev kiraladık. Her şey güzeldi. Avon'dan çok güzel bir parfüm almıştım Celebre diye, kokusu hala burnumdadır (Param olunca gene alacağım). Bir parfüm istemiştim, para da o zaman bol, galiba adı By Ungaro idi, ama alamamıştık.



Eskişehir'de yeni bir okula başlamıştım. Her şey güzeldi. En çalışkanlarla takılıyordum. Zaten okulun SBS skoru da çok yüksekti. 470-480 puan alanlar vardı SBS'den o zaman (500 üzerinden!) ; düşünün yani. Hedefim onlara yaklaşmaktı. Benim bir önceki skorum 432'li bir şeydi; yani gene biraz altında. Ama deneme sınavlarından - şimdilik - iyi netler çıkarıyordum.


Ne olduysa o zamanlarda oldu. Bir şeyler beni tatmın etmiyordu. Bir de Antalya'da arkadaşlarım; 50 Cent...vb.ni bilmiyorum diye beni resmen ''kültürsüz'' ilan etmişlerdi, çok gücüme gitmiş olacak ki bu zamanlarda bunun aksini ispatlamak için çok sık müzik dinliyordum. Ve yeni sınıf arkadaşlarıma ''NE dinliyorsun?'' diye sık sık soruyordum. Ama yeni sınıf arkadaşlarım, ''ineklik''te beni geçmişlerdi. Böyle şeylere prim vermiyorlardı.


Ayrıca Antalya'daki arkadaşlarımla anlattığımız ''müstehcen'' fıkralar aklıma geliyordu. Ve bunu - hele de bir ''kız'' olarak! - burada da uygulamaya kalktım. Güleceklerini zannediyordum. Ama gülmediler. Doğal olarak. Hatta belki de benim adımı bile çıkarmış olabilirler. Ben duymamış olabilirim. Bilmiyorum.


Annemle sık sık kavga ediyorduk


O beni bir keresinde, öz babamdan olan abimle kıyaslamıştı ''Sen benim oğlumun b.ku bile olamazsın'' diye. O laf çok gücüme gitti. İlk façamı birkaç gün içinde bacaklarıma attım. Bacaklarıma, çünkü çoraptan ve pantolondan görünmüyordu. Koluma atsam ve babam görse, gebertirdi beni herhalde. O zamanlar, o sinirle.


Sonra bu lafı anneme tabiri caizse ''yedirmek'' için ona etmediğimi bırakmadım. Üzerine yürüdüm. Bağırdım, çağırdım. Vurmaya kalktım. Küçük kardeşimi korkuttum. Ama o zamanlar empati yeteneğim yoktu. Annemin ne durumda olduğunu anlayamıyordum. Zaten , ne yalan söyleyeyim, KENDİME NE OLDUĞUNU DA ANLAYAMIYORDUM.


Bazı geceler erken yatıyor, gece kalkıyordum. Bazen yatağımın yanında yerde yatıyordum. Gece müzik açıp dinliyordum. Eski günleri düşünüyordum. Çocukluk arkadaşlarımdan nasıl intikam alırım, planlar yapıyordum. İntikam alınacaklar listem bile vardı. Yanlış hatırlamıyorsam 34 kişi falandı. E, benim çocukluğumu mahvetmişlerdi. Cezasız kalmamalıydılar.


Bazı günler aşırı neşeli idim. Düşünceler, dahiyane fikirler beynimde uçuşuyordu. Bunları uygulamaya koyduğumda ise sonuç hüsran oluyordu.



İnsanlar beni anlamıyordu. Hem de hiç.



Ben hatalı olamazdım. İnsanlar problemli idi. O zaman intikam alınmalıydı.


Bipolar Bozukluk Sürecim Ve Hayat Hikayem

Mani dönemlerim


Okula karşı, insanlardan korktuğum için saldırgan değildim. Aşırı sessiz, ama dengesiz ve iddialıydım. Tüm hıncımı zavallı annemden çıkarıyordum. Kadıncağızın bir de benim yüzünden psikolojisi çok bozulmuştu. Zaten üvey babam yeterince ona yükleniyordu. Ağlayan bir bebek ve parasızlık yüzünden.



Bazen şeytan ile konuştuğumu iddia ediyordum. Gayetten sesler kulağıma geliyordu. Üvey babama ise böyle davranamazdım. Ağzıma s.çardı valla. Zaten siniri hep tepesinde idi. Dengesizdi. İddialıydım. Çalışkandım. Çalışırdım. Bazen konsantre olamazdım. Ama kendimi zorlayabildiğim kadar zorladım.


Depresif dönemlerim


Bu dönemlerde çok yorgun hissederdim. Tüm dünyanın beni anlamadığını düşünürdüm. ''En iyisi intikam almaktır'' derdim içimden. Bir ajan olmayı veya Amerika'da ünlü bir rap sanatçısı olmayı düşlerdim. Kaçıp gitmeyi bu ülkeden, ailemden. Kimliğimi yok ederek...


Ağlayamazdım. Ağlama yetim kaybolmuştu sanki. Üvey babam beni dövdüğünde bile belki hepsinde ağlamamışımdır. Hatırlamıyorum.


Bipolar Bozukluk Sürecim Ve Hayat Hikayem

Ve o gün...


Ağustos'un son zamanlarıydı. Benim Eskişehir'de bir sosyal bilimler lisesini kazandığım kesinleşmişti. O gün, üvey babam eve geldi. Annem kardeşimi uyutuyordu. Ve birden üvey babam odanın kapısını kapattı...ve bağırışlar yükseldi. Babam dediğim adam, annemi dövüyordu. 1.5 yaşındaki kardeşimi de dövdüğüne eminim. Sebep ise ''annemin akrabalarının, üvey babamın para istemelerine zorlamalarına karşı dedikleri 'Bu adam bizi sömürmeye geldi' lafı'' idi. Nasıl olur da o zaman onu savunmazmışız...


Her neyse, o gün yemekte karnıyarık vardı. Halen karnıyarık geldi mi önüme hüzünlenirim. Ve sanki anlaşmış gibi, üvey babam o gün beni DÖVMEDİ. Ertesi gün de kovdu bizi zaten evden. Ona da kızamam, belki biraz. Ağlatır beni sadece. ''Gidin size amcanız baksın!'' dedi.


Annemin amcasına gitmeye yüzü yoktu. Teyzemlerin yanına gittik. Varoş bir mahalleydi. Ve teyzem, öz babama telefon etti 1-2 gün içinde. Beni almaları ve bakmaları için. Öz babam, beni almaya sevinçle gittiğini anlatır hep. Abim de gelecekti. Emindim. Ve geldi de. Onları son gördüğümde 4 yaşındaydım. Ve 10 sene sonra bir kez daha görecektim.


Ve gördüm... suratım buz kesmişti adeta. İlk önce babam indi teyzemin bodrum katı merdivenlerinden. Sonra da abim... Ve geri kalan 1-2 akraba daha... Korkuyordum. Hiç tanımıyordum ki onları! Ne yapacaktım? Kaç sene abimden nefret ederek yaşamıştım, şimdi nasıl yüzüne bakacaktım?


İstanbul'a gidiyorduk...


Gitmeden önce annem ve abim 1 kere bile sarılmadılar. Annem, o zaman benden korktuğunu anlatırdı. ''O yüzden sarılmadım'' derdi, ''senin vereceğin tepkiden korktum'' derdi. Haklıydı da. Ben agresif bir tepki verebilirdim, verecektim de. Hastalığım yüzünden. En iyisi sarılmamaktı.



İstanbul'a giderken çok neşelilerdi. Ben tüm neşelerini bozdum ama. Başımdan geçenlerin hepsini onlara anlattım. Üvey babamı onlara kötüledim. Annemi de. Zaten ortam müsaitti.


Bipolar Bozukluk Sürecim Ve Hayat Hikayem

İstanbul'da iken


Yeni bir Anadolu lisesine başladım. Ama 2 gün sonra okulu bıraktım.


Annem, babamın (öz) telefonuna ''...onu tedavi ettir...'' sözleri de yazılı bir mesaj atmıştı. Zaten ben de bende bir anormallik olduğunun farkında idim. O yüzden tedavi olmak istedim. Şişli'deki bir ruh ve sinir hastalıkları hastanesine gittik. O zamanların doktoru G. hanım, bende ''ağır depresyon'' olduğunu söylemişti. Yanlış tespit! Bipolar Bozukluk olacaktı!


Sonra çok çılgınlıklar yaptım


Sigaraya başladım. Alkol ve uyuşturucu çok aradım; ama bulamadım. Alkolü alamadım. Uyuşturucuyu bulamadım. Evden kaçmayı denedim. Sadece yürüyerek Soğanlık'tan Kartal'a gidecektim canım! Çok büyütmeyin!!! Gün doğumunu izleyecektim. Evde tencerenin içinde ateş yakmak, tuz ruhu ile çamaşır suyunu karıştırmak, vs.vs. şeyler işte.



Kollarıma ve bacaklarıma gene façalar attım. Beni hastaneye yatırdılar. Bana Elektro Konvülsif Tedavi (EKT) uygulamışlar. Ama inanın hatırlamıyorum. Hatırlamak da istemiyorum.


Abimle de aram bozulmuştu. Bana siyasetten anlamadığımı söylemişti. Ben de onun kapısının camını şamdan atarak kırmıştım. O günden beridir de konuşmuyoruz. Neredeyse 6 sene oldu.


Bipolar Bozukluk Sürecim Ve Hayat Hikayem

Ve sonra karlı bir Ocak günü, beni teyzemin evine, Eskişehir'e bıraktılar.


Hem de hiç bana sormadan. Burada mutsuz olduğuma emindiler. Benim duygularım karmaşıktı. Çok ağladım o gün, yolda iken. Beni bırakmayın dedim. ''ORADA ÜVEY BABAM VAR!''dedim. Ama babamın cevabı netti:



Ben seni üvey babanın yanına bırakmıyorum. Annenin yanına bırakıyorum...



Ama ben emindim. Abime dünyayı dar etmiştim. O ev, onundu, benim değil. Ve gidecek olan da bendim. Zaten oraya ait değildim.


Üvey babam, onu kötülediğimin haberini almıştı. Ama beni yine de kabul etti. Her şeye rağmen


Zaten o zaman şehir dışındaymış. Annemin evi olmuştu yani. Annem, üvey babamla barışmış. Çünkü teyzemler onu rahat bırakmamış. Eee, başka birinin yanında, onun ağız kokusunu çekerek yaşamak zor. Kendi kocan daha iyi. Annemin bir sarılışı var bana ağlayarak ''Bebeeeemmm...'' diye. Kardeşim de büyümüştü. Koltuklara tırmanıyordu. Üvey babam yoktu. Gitmişti. Ve uzun zaman da dönmedi.



Beni bir devlet hastanesinde tedavi ettirmeye başladılar. İlaçlarım değişmişti. Düzenli içiyordum artık ilaçlarımı. Mecburiyetten. İlk başlarda aynı gibiydi her şey. Hiçbir şey değişmiyordu. Ama annem ilaçlarımı hep kendi elleri ile verdi. Hiç aksatmadı.



Sonra o yazın sonunda üvey babam iş bulmuş, İstanbul'da ev tutmuş, bizi çağırıyordu. Annem ilk başlarda kabul etmek istemedi. Ama sonra kabul etti. Gittik.



Liseye başladım. İlaç tedavim devam ediyordu. Hastalığım şiddetini azıcık da olsa azaltmıştı, ama gene şiddetini sürdürüyordu. Lise 1'de 3 kere kavga çıkarttım. Daha nahoş şeyler yaptım.


Ama pes etmedik. Seanslara devam ettik.


Şu anda Allah'a şükür o günlerden pek de eser yok


Ama kalıntıları duruyor haliyle. Kolumdaki façalar mesela. Bipolar Bozukluk evrelerim bu şekilde işte dostlar. Bol miktarda hayat hikayemi de karıştırdım. Daha iyi anlaşılması açısından. Bir sonraki yazımda ise sizlere Bipolar Bozukluk ile mücadele yollarını anlatacağım.


Şimdilik bu kadar yeterli dostlar. Yoruldum.



Edit: Lütfen üvey babamla ilgili çok aşağılayıcı yorumlar yapmayın. Sonuçta onun evinde yaşıyor, onun ekmeğini yiyorum.

Bipolar Bozukluk Sürecim Ve Hayat Hikayem
Cevapla