Sansürle Yaşamak

Son yıllarda varlığını gerçekten hissettiren şey "sansür" Sinemada tiyatroda müzikte hatta belgeseller de bile. Nereye bakarsanız bakın bir şekilde gözünüze ilişecektir.


Kırpılmış fotoğraflar mı dersiniz, buğulanmış ekranlar mı, kesilen sahneler mi yasaklanan konserler mi!


Sanat gerçeği anlatmakla yükümlü değil midir ? Değildir . Eğer bazı kişilerin işine gelmiyorsa bazı kurumlara ucu dokunuyorsa değildir.


Sansürle Yaşamak


Bir şeylerin kaygısı ile ne kadar üretken olunabilir? Gözü korkutulan sanatçılar, yazarlar, müzisyenler baskı altında ne yapabilirler ne yazabilirler?


İnsanlardan kabul görmek sanatçının kendisini ifadesi için ilk adım değil midir ? Hal böyleyken sansüre uğramış biri kendini nasıl ifade edebilir. Birşeyler ortaya koysa bizden değilsin, koymasa yine bizden değilsin şeklinde suçlanan kişi her iki durumda da ötekileştirilmiyor mu?


Sanat halk için yapılıyorsa inceden inceye işlenmeli değilmidir bazı şeyler ,şeyler barış, adalet, özgürlük, yaşam hakkı ...


2014 yışlında toplam 32 oyun ve film sansürlenmiş. Dekolte giydin sansür, etekboyun kısa sansür, biraz argo konuştun sansür!


Rahmetli Kemal Sunal'ın filmleri de eskisi gibi tat vermiyor. Filmler kesile kesile ne hallere gelmiş. Nerede kaldı o doğallık..


Sansürle nereye kadar denetim altına alacaksınız.Fahile rolünü kaldırdın diyelim peki ya sokaklar. Canı pahasına yol kenarların da izbe sokaklarda seks işçiliği yapanlar. Bunca insana nasıl sansür uygulanacak?


Hepimiz gerçekleri yaşayarak öğreneceğiz.

Sansürle Yaşamak
Cevapla