Cama yapışan bir elle kendine geldi. Yağmurun o eşsiz görüntüsüne kaptırmıştı kendini. O "muhteşem" diye adlandırdığı güzelliğe tanıklık ederken. Yağmur sadece bir yağmur olmaktan çoktan çıkmıştı onun için yıllar önce. Eşsizdi hep, tıpkı bugün de olduğu gibi yine. Yaşama sımsıkı tutunma sebebiydi, Soluklanma sebebiydi. Aldığı her nefeste yeniden içine çekme sebebiydi. Kokusu nefesini kesiyor, bir damla dokunuşu yeniden nefes aldırıyordu çünkü ona. Mutluluğu "Ayakları yerden kesilmek" diye tanımlamasına neden olandı Yağmur.

Pencere kenarını seçmişti bu kez, her zaman işe gitmeden önce uğrayıp bir fincan kahveyle uyanmaya çalıştığı cafede. Yeniden ve daima Yağmura sığınmak istercesine. Çok özlemişti çok. Henüz üç gün olmuştu oysa sırılsıklam ıslanan bedeni, yumuşacık elleri, arada bir dudaklarına değen buseleriyle tirtir titreyeli. Geçmek bilmeyen üç gün.
Yavaşça ve zikzaklar çizerek yol bulduğu damlacıkların içinde kaybolurken, cama yapışan o tanıdık ele baktı önce, ardından aynı heyecanla gözlerine bakan gözlere çevirdi başını. Ayaklandı birden. Bir hamlede yere devirerek oturduğu sandalyesini. Kapıya koştu. Hızlıca açtı. Dışarı çıktı. O'na doğru döndü. Sadece birkaç adımda kollarına alabileceğini bildiği halde atmadı o birkaç adımı. Durdu ve sırılsıklam olan simsiyah saçlarının yüzüne tane tane dökülüp, her göz kırpışında yanaklarından süzülüp, dudaklarında ve çenesinde nasıl buluştuğunu izledi kısa bir süre. Yerinde olmak için neler vermeyeceğini düşünerek o her yağmur damlasının. Yağmuruna yağmur olabilmek için. Yeniden hızlandırdı adımlarını, bir solukta yanında buldu kendini. Şimdi gözleri o eşsiz gözlerin yarım santim yakınındaydı. Kirpiklerinin ucunda, kirpiklerine dokunurcasına yakın. Sımsıkı sarıldı o üç günü üç yıla çevirircesine,
- Çok özledim. diyebildi sadece. Nefesi kesilmişti yine. Yağmur, ellerini Toprak' ın yanaklarına götürerek;
- Ben de sevgilim. Hem de çok. diye usulca fısıldadı kulağına
- Bu kez çok geciktin. Nefessiz kaldım, uykusuz kaldım, susuz kaldım. Kupkuru kaldım. Bak sadece dudaklarım değil çatlayan, tüm bedenim.
- Geldim işte. Suyun olmaya geldim yine, Susuzluğunu gidermeye geldim. Yüreğine filizlenmeye yeniden. dedi Yağmur, yine kısık bir sesle.
Elini tuttu sımsıkı. Bir sokak ötedeki evlerine yöneldiler. Bu kez koşarcasına hızlandı adımlar. Yağmurdan kaçmıyorlardı. Özlemlerine koşuyorlardı.
- Nereye? diyebildi sadece Yağmur.
- Sence? dedi muzur bir gülümseyişle Toprak.
- Ama iş? diye sordu hafiften yüzü kızararak Yağmur. Hep kızarırdı zaten.
- İş bekler. Sensizliğim beklemez. dedi Toprak göz kırparak.
Çılgınca öpüşerek vardıklarında kapıya, hızlı ve çok becerikli bir hamleyle açtı kilidi Toprak.İsimleri gibi kenetlenmişti dudakları birbirlerine. Öylece girdiler içeri. Bir tekme darbesiyle kapandı kapı. Çok susamıştı Toprak Yağmura, Yağmur Toprağını çok özlemişti.
Yavaşça dudaklarını bıraktı. Sırtını kapı bitişiğindeki duvara usulca yasladı Yağmur'un. Elini beline sarmıştı canı acımasın istiyordu yaslarken. Küçük hareketlerle sırılsıklam olan paltosunu çıkardı önce, ardından gömlek düğmelerini açtı tek tek ve bir o kadar nazikçe. Gözlerini ayırmıyordu gözlerinden. Büyüsü bozulmasın istiyordu. Bir kez daha özlemle dokundu dudakları dudaklarına sevdiği kadının. Bu kez daha yumuşak ve daha yavaş öpüyordu özlemini ruhuna akıtabilsin diye. Kulak memesine uzandı, Minik minik öpücüklerle boynuna indi. Daha önce gömlekten kurtardığı çıplak omuzlarına ulaştı. Sol eliyle sevgilisinin sağ elini tuttu önce, ardından parmaklarını parmaklarının arasına alarak kolunu kaldırıp duvara yasladı yine usulca. Diğer elinin parmakları saçlarının arasında, başının sol yarısında gezinirken, Yağmur' un boşta kalan eli Toprak' ın kemerini açıyordu. Kısa bir süre içinde pantolunu ve iç çamaşırını yere indirmeyi başardı. Sol bacağını kaldırdı yavaşça, erkeğinin sağ kolu üzerine bıraktı. Toprak o elini, kadınının eteği arasından iç çamaşırını yana doğru çekti. Nefesleri nefeslerine karışarak küçük dokunuşlarla birbirlerini okşayarak, sırılsıklam bir halde birleştiler. Tek vücuttular şimdi. Tek beden.. Doyumsuz öpüşler, sıcacık dokunuşlarla birbirlerine aktılar. Kalpleri yerinden çıkacakmış gibi çarparak.
Evet yine seks aşka yenilmiş, adını sevişmek olarak değiştirmişti. Yine çılgındı. yine sınırsızdı, yine dopdoluydu. Yine çok arzulu ve yine orgazm doruklardaydı. Çünkü bu kez de içinde duygusal yoğunluk ve partnerini tatmin değil, mutlu edebilme arzusu vardı. Çünkü "sadece o an vardı."
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar