25 yaş üstü olup bakir/bakire olan üyeler; sorum size. Neden hala bakir/bakiresiniz?

Bu başlık, sorulara açıkyüreklilikle cevap vermek isteyenlere, dertleşmek isteyenlere yönelik... Kendinizi gizlemek istiyorsanız da, seçim sizin.

Yaşı 25 olarak belirledim, çünkü tehlike çanlarının çalmaya başladığı, toplum tarafından garipsendiği, bu sebeple insanın artık bu durumu kafaya takmaya ve psikolojisini bozmaya başladığı eşik bu yaşlara denk geliyor olsa gerek... Daha erken yaşlarda olup cevap vermek isteyen de yazabilir tabii...

25 yaşını devirdiniz...

Neden hala bakir/bakiresiniz?

Hayatınız boyunca gerçekten sevip sevilemeyeceğiniz duygusuna kapılıyor musunuz?

Bakir/bakire olarak öleceğinizi düşünüyor musunuz?

Kendimi anlatmam gerekirse...

30'una merdiven dayadım. Hiç sevgilim olmadı. Hiç öpüşmedim, hiç el ele tutuşmadım. Hayatın en güzel duygularından mahrum harcadım en güzel yıllarımı. Ruhumda büyük bir karadelik var; beni içine çekiyor, yok ediyor.

Peki neden böyle?

Bir kadının ilgisini çekecek özelliklerden hiçbirine sahip değilim, cevap bu olsa gerek.

- Bir kadını heyecanlandıracak kadar yakışıklı değilim, bildiğin çirkinim, yüzüme bir kere bakanın bir daha baktığını hatırlamıyorum hiç... Kadınlar beni arzulanacak biri olarak görmüyor. Beğenilmenin nasıl bir duygu olduğunu bilmiyorum, sevilmenin de. Ama sevilmeden sevmenin nasıl berbat birşey olduğunu çok iyi biliyorum.

- Ağzım laf yapmaz, içine kapanık, az konuşan biriyim. Sosyal iletişim becerilerim zayıf. Kendini geliştirebilirsin demeyin; toplumsal ilişkilerin çoğunun oyundan ibaret olduğunu çok net görüyorum ve ben bu oyunu oynamayı beceremiyorum. En basitinden bu sitede bir maharetmiş gibi anlatılan "kaçan kovalanır" taktileri... Bana sahte ve samimiyetsiz geliyor. İnsanların duygularını manipüle edip özgüvenlerini zedelemeye yönelik taktikler, kendini ağırdan satmalar vs.vs...Bunların hepsi beni tiksindiriyor.

- Aşka inanıyorum. Kadınlara nesneymiş veya avmış gibi davranan, onları aşağılayan, umursamayan, sert biri değilim. Kadınlar şimdi bunu inkar edecek ama, o tip erkeklerin güçlü olduğunu düşünüp onlara ilgi duyuyorlar. Bense aşka inandığım, duygusal yaklaştığım için hep kaybettim şimdiye kadar.

- Hadi tüm bunlar olmasa da, zengin olsam sırf zenginliğimden istifade etmek isteyen kadınlar mutlaka olurdu. (Ben o tip bir kadınla olmak ister miydim o ayrı mevzu.) Mesela altımda iyi bir araba :)) Ama o da yok, geçiniz...

Kısacası, bir kadının ilgisi çekmek için gerekli tüm araç-gereç alet edevattan yoksunum; başka bir açıklaması olamaz.

İstediğim şey sadece cinsel ilişki değil; öyle olsaydı bir hayat kadınıyla bunu halletmek çok kolay bir iş olacaktı.

İstediğim şey sevmek-sevilmek, cinselliği sevdiğim biriyle yaşamak.

Ama aşka inandığım sürece bu olmayacak galiba.

Bakirlikten kurtulmak için, insanlığımı ve inandığım değerleri kaybetmem gerektiğini düşünmeye başladım.

Gidip bir hayat kadınıyla yatarsam, bu yaşıma kadar kurduğum bütün masum hayallere elveda demiş olacağım. İnsanlığım benden alınacakmış gibi hissediyorum.
Güncellemeler
+1 yıl
30'uma geldiğimde hala bakirsem, gidip bir hayat kadınıyla, o ilişkiden hiçbir duygusal zevk almadan yatmayı, sonra da kendimi öldürmeyi düşünüyorum.

Bir erkek olarak, dünyaya geliş amacımı yerine getiremedikten sonra, soyumu devam ettiremedikten sonra, sevip sevilmedikten sonra, en güzel yıllarımı ruhum onarılamaz şekilde sakatlanmış olarak harcadıktan sonra, yaşamanın ne anlamı var?


Ruhumu onaracak birini bulmayı beklemekten yoruldum. Hiç var olmayan bir hayali bekliyor gibiyim sanki.
Güncellemeler
+1 yıl
Sadece sevmek-sevilmek, insan gibi yaşamak istiyorum.

Ama kadınlar, asla ve asla, bu çirkin suratın altında nasıl bir insanın var olduğunu merak bile etmiyorlar.

En temel ihtiyaçlardan yoksun yaşamak, sevgisiz yaşamak, dayanmak çok zor.
Güncellemeler
+1 yıl
BÖLÜM-2


Düşüncelerimde yanlış mıyım, acaba prensiplerimde gerçekten yanlış olan birşey mi var; belki de bilmediğim, atladığım bir ayrıntı vardır, belki biri bana anlatır? diyordum kendi kendime...


Beni yanıltmadınız... Hiçbiriniz bana bilmediğim birşey söylemediniz. Yıllardır düşündüklerimi ve duyduklarımı tekrar edip durdunuz.
Güncellemeler
+1 yıl
Ya gayet iyi bildiğim ama oynamaktan tiksindiğim "oyun"unuzun kurallarına uymaya davet ettiniz beni; ya umudumu kaybetmememi söyleyerek beni teselli ettiniz; ya da beni hasta ilan ettiniz.
Güncellemeler
+1 yıl
Kötü niyetiniz yok; çoğunuz kendinizce yardımcı olmak istediğiniz için cevap verdiniz, bunu biliyorum. Herkese teşekkür ederim. Sizin bana yardım edemeyeceğinizi de biliyorum. Ben sadece buradaki çok seslilikten faydalanarak düşüncelerimin bir sağlamasını yapmak istedim, nerede durduğumun muhasebesini... (İşte bu diyebileceğim, benim geçtiğim yoldan geçip bunu atlatmayı başarabilmiş birinin cevabını görebilseydim fena olmazdı hani. Başkası başardıysa ben de başarabilirim diyebilirdim o zaman.)
Güncellemeler
+1 yıl
Bana (iyi niyetle) psikoloğun yolunu gösterenlere özellikle birkaç sözüm var.


Ben hasta değilim. Toplum hasta. Sizler hastasınız. "Kendini olduğun gibi kabul et" diye nasihat ettiğiniz insanları, öncelikle siz, oldukları gibi kabul etmeyi beceremediğiniz için. Aşkı ve sevgiyi metalaştırdığınız için. Yarattığınız oyunlar, metalar ve yapmacıklıklar dünyası herkesi hasta ediyor, kendiniz gibi.
Güncellemeler
+1 yıl
Çoğunluk gücüyle yarattığınız ve empoze ettiğiniz metalar dünyasına uyum sağlayamayanları, ruhunu öldürmemeye direnenleri, kendi değerlerini korumaya çalışanları, hasta ilan edip onlara psikoloğun veya tımarhanenin yolunu gösteriyorsunuz şimdi de. Psikolog nedir? Sizin metalar dünyanıza uyum sağlayamayıp arıza çıkaranlara, beyin sulandırıcı ilaçlarla ayar çekip tekrar kalabalığa salmakla mükellef biri...
Güncellemeler
+1 yıl
Milyonlarca, milyarlarca robot içinden insan olmaya, özgür düşünmeye, özgür olmaya çalışanları uyuşturup tekrar robotlaştıran bir "tamirci..." Şikayet etmeye mi başladın, kendinden ve toplumdan, toplumun kurallarının ve otomatikleşmiş ilişkilerinin seni ruhsuzlaştırmasından? Biri şu şikayetçiyi çabuk sustursun! O da bize benzesin! Niye bizim gibi olmuyor o! Bizim gibi değilse gitsin psikologa!

Güncellemeler
+1 yıl
Psikologmuş... Zanax'larınız, Prozac'larınız ve Lustral'larınız, bir insanı iyileştirmeye değil, ancak beynini sulandırmaya yarar. İnsanı iyileştiren tek ve en gerçek ilaç sevgidir. Ne yazık ki biz insanlar, önyargılarımızdan dolayı bunu birbirimize veremiyoruz. Yozlaşma ve çürüme paçalarımızdan akıyor...


"Bu denli hastalıklı bir topluma iyi entegre olmak, sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz." -Jiddu Krishnamurti


Benim ölmeye hiç niyetim yok. Sadece öldürülmekten korkuyorum.
Güncellemeler
+1 yıl
link

:)
25 yaş üstü olup bakir/bakire olan üyeler; sorum size. Neden hala bakir/bakiresiniz?
Cevapla