Bir erkek olarak, dünyaya geliş amacımı yerine getiremedikten sonra, soyumu devam ettiremedikten sonra, sevip sevilmedikten sonra, en güzel yıllarımı ruhum onarılamaz şekilde sakatlanmış olarak harcadıktan sonra, yaşamanın ne anlamı var?
Ruhumu onaracak birini bulmayı beklemekten yoruldum. Hiç var olmayan bir hayali bekliyor gibiyim sanki.
Ama kadınlar, asla ve asla, bu çirkin suratın altında nasıl bir insanın var olduğunu merak bile etmiyorlar.
En temel ihtiyaçlardan yoksun yaşamak, sevgisiz yaşamak, dayanmak çok zor.
Düşüncelerimde yanlış mıyım, acaba prensiplerimde gerçekten yanlış olan birşey mi var; belki de bilmediğim, atladığım bir ayrıntı vardır, belki biri bana anlatır? diyordum kendi kendime...
Beni yanıltmadınız... Hiçbiriniz bana bilmediğim birşey söylemediniz. Yıllardır düşündüklerimi ve duyduklarımı tekrar edip durdunuz.
Ben hasta değilim. Toplum hasta. Sizler hastasınız. "Kendini olduğun gibi kabul et" diye nasihat ettiğiniz insanları, öncelikle siz, oldukları gibi kabul etmeyi beceremediğiniz için. Aşkı ve sevgiyi metalaştırdığınız için. Yarattığınız oyunlar, metalar ve yapmacıklıklar dünyası herkesi hasta ediyor, kendiniz gibi.
"Bu denli hastalıklı bir topluma iyi entegre olmak, sağlıklı olmanın bir ölçüsü olamaz." -Jiddu Krishnamurti
Benim ölmeye hiç niyetim yok. Sadece öldürülmekten korkuyorum.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar