Ne güzel bir duygudur severken sevilmek. Aşkınıza karşılık bulabilmek kadar güzel bir şey var mıdır? Elbette yoktur. Fakat öyle durumlar olur ki aşkınıza karşılık bulsanız dahi ayrılmak zorunda kalırsınız. İnsanı en çok yıpratan, insana en çok zarar veren durumlardan birisi de budur. Peki bu durum insan psikolojisini nasıl etkiliyor? Bu durumun yol açtığı sıkıntılar neler? Gelin birlikte inceleyelim.
Tatlı ayrılık mürekkeple yazılmış yazı gibidir
Tatlı bir şekilde ayrılmak mürekkeple yazılan yazı gibidir. Mürekkepi silmek zordur, sil silebilirsen. Üzerini karalasanız kötü görünecek, defteri de yırtıp atamıyorsunuz. Kalpte bir yer edinmiştir, nasıl söküp atabilirsiniz ki? İnsan ne yapacağını şaşırıyor haliyle.
Unutmak için ortada önemli bir nedenin olmaması..
İnsan aldatılsa o kişiyi siler, nefret eder ve unutur. Çünkü hatırlanmaya değecek birisi değildir, bilir. Kavga ve tartışma gibi şeyler yaşansa ayrılmak için geçerli bir sebep vardır ortada. Ama severek ayrılmanın yaşattığı bir sıkıntı var: unutmak için önemli bir sebebin olmaması. Ne bir aldatma, ne bir kavga ne bir kırgınlık. "Daha dün benim olan ellerin, şimdi neden ellerin?" der insan. Fakat neden de yok. Unutma sebebinin olmaması da yıkıyor insanı.
Ayrılığa alışmak zordur ve uzun sürer
Seviyorken seviliyorken ayrılmanın bir kötü yanı daha. Unutmak da uzun sürer ayrılığa alışmak da. Her yerde hatıralar çıkar. Mesajları silmeye kıyamazsınız. Resimleri silmeye kıyamazsınız. Birlikte dinlediğiniz müzikleri ne silebilirsiniz ne de dinleyebilirsiniz. Her gece bakarsınız ikinizin mutlu olduğu resimlere. Sonrasında gözyaşı, acı, gam ve keder...
Yeni aşklara yelken açmak cesaret ister
Severek ayrıldığı kişiyi başka severdi insan, o yüzden başkasını sevemezdi. Eskisi gibi olmayacaktı hiçbir şey. Fakat yeni birisini sevecek kadar güçlü de değildi. Nereye baksa gözleri onu arayacak. Onun gibi birisini arayacak. Ama ne çare?! Aramaya dahi cesareti yoktu öyle birisini. Zaten bulsa da hatıralar onu rahat bırakmayacak.
Bir gün karşılaşıp göz göze gelmek yürek yakar
Dünya küçük. Her an her yerde karşılaşma ihtimaliniz var. Düz yolda yürürken onu gördüğünüzü fark ettiğiniz anda ona çok yakınsınızdır yol değiştiremezsiniz. Yavaş yavaş birbirinize yaklaşırsınız. İkiniz de merhaba demek isteyeceksiniz ama büyük ihtimalle bunu ikiniz de söyleyemeyecek. Göz göze geleceksiniz. İşte deprem o zaman başlar. Birbirinize yabancı gibi bakarsınız. Yanından geçtiğinizde arkanıza bakmak istersiniz ama bakamazsınız. İşte en zoru da budur.
Bencemi bitirirken bu şarkıyı da paylaşmak istiyorum, iyi dinlemeler.
Bir bencenin daha sonuna geldik. Umarım beğenmişsinizdir. Bir sonraki bencemde görüşmek üzere :)
Emeğine sağlık, güzel olmuş. Eklemek isterim: Açıkçası, yeni bir ilişkiye başlamama cesaretle ilgili değildir. Sadece canın bir süre yalnız kalmak ister. Bir başkasını sevemeyeceğini düşünmek saçmadır; ama yeni bir ilişki için biraz da alevin dinmesini beklemek ister insan. Kimseyi yara bandı yapmak istemeyenlerin tercihidir bu da :)
Ortada nedne yokken niye ayriliyorlar ve aldatilipta unutamayanlari da cok gordum
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(30-35)
+1 yıl
Ayrıldım ama yalan söyledim. Tekrar barıştık. Ama ayrılacağım tekrardan. Mecbur olduğum için deli gibi seviyorum ama mecburum. Yapmam gerekiyor yapamıyorum er ya da geç olacak :( olduramıyorum
En İyi Cevaplar