Arkadaşlıktan Öte Duygular!
Eskiye dayanan bir arkadaşlığımız vardı. Aslında benim duygularım arkadaşlıktan öteydi. Arkadaşlıktan öte olacak ki duygularım uzun bir süre sonlanmadı. Korkaklığımın esiri olmuştum sanırım. Hatta bu duruma platonik mi deniliyordu? Evet evet sanırım öyleydi. 13-14 yaşlarındayken en saf duygulardaydım aslında. Zaten 13-14 yaşındaki bir çocuğun nasıl kötü bir düşüncesi olabilirdi ki? Masumcaydı efendim, çok masum duygular. Geleyim tekrar arkadaşıma. Onu 1 sene boyunca hep gördüm e haliyle okul bitince daha da göremedim, sonradan tanışmıştık biz yani. Sürekli bana bulaşan bir tipti, en basitinden montunu montumun üzerine asıyordu. Bilirsiniz o zamanlar en güzel ergen davranışıydı. Başka kızlarla iletişime geçmeye çalıştığını görmemiştim hiç, ama benimle konuşma çabası içerisindeydi. Sadece okulla sınırlı kalmamış, aynı zamanda Facebook'dan da iletişime geçiyordu benimle. Bilirsiniz o zamanlar çok popülerdi hani.

Çalkantılı Seneler!
Bu arkadaşım bana dertlerini, sıkıntılarını anlatmaktan hiç çekinmezdi. Sıkça farkediyordum bu durumu. E benim de hoşuma gidiyor tabi. Anlatsın, sabaha kadar dinleyeyim. Lise tercihi yapacağız, ''Benim tercih ettiğim okula gel sen de!'' diyişini, benim de deli gibi sırıtışımı hiç unutamam mesela. O iş de öyle olmadı tabi. Her neyse okul bitti, ama ben bitmedim. Hala ara ara konuşuyorduk biz Facebook'dan. Bir ara Facebook'u kapatınca iletişimimiz de kesildi. Lise 3. sınıfta sevgili yapmış beyfendi. Ben hala ona bir şeyler besliyorum tabi. Aslında bana yakın da oturuyor sayılırdı ama bir türlü karşılaşamıyoruz. Haliyle seneler geçti, geçti, geçti... Seneler çok fazla geçti. Ben de kafamda bitirmiştim, sevmiyordum artık. Sevgilisi de vardı zaten. Kısa süreliydi onların sevgililik dönemi. Neyse seneler tekrardan çok geçti. Ben onu o beni hiç görmemişti.

Yeniden, yeniden!
Bir gün evde aptal aptal televizyon izlerken bir bildirim geldi. Beyfendi yeni Facebook açıp beni eklemiş. Yazdı bana, ufak tefek muhabbetlerden sonra eski günleri konuştuk. Deli hallerimden eskiden onu sevdiğimi anladı. Jeton fazlaca geç düştü. İkimiz için de öyle olmuştu. O da beni seviyormuş! Nasıl bir şoka uğradım tahmin edemezsiniz. Bunca sene aptal gibi beklemiştim. Her neyse efendim, biz başladık çılgınlar gibi konuşmaya sabah akşam. Eskiden olmamışsa ne var yani, şimdi olsundu!

Gençlik başımda duman ilk buluşma ilk heyecan!
3-4 haftalık telefon görüşmelerinden sonra artık buluşmalıydık. Büyümüştük artık, değişmiştik. Birbirimizi merak ediyorduk. Kendisi çalıştığı için çalıştığı yere davet etti beni. İşte bu hikayenin en güzel kısmı burda başlamıştı. Banyo yaptım, saçlarımı düzleştirdim, biraz da makyaj yaptım. Ah o lanet rimeli bir türlü süremem! Heyecandan iyice gözlerime bulaştırmıştım. Evden çıkınca yolda parfüm sıka sıka ilerliyordum. Bir yandan saçlarımı toparlıyorum falan, Allahım facia! :D Sonunda varmıştım. Kapıyı açtııım ve!

Tam karşımdaydı!
Şöyle bir etrafa baktım, neredeydi? İşte geliyordu. O ufak çocuktan eser kalmamıştı ki. Değiştiğini görmek güzeldi.
-Benim için süslenmiş.
-Hııı senin için! :)
Dedikten sonra biribirimizin yanağına öpücük kondurduk. Sonra oturduk. Bakıyordu, çok dikkatli bakıyordu yahu. Bana da fırsat doğmuştu ne güzel. Gözlerinin içine bakıyordum. Yemyeşil gözler, upuzun kirpikler. Uzun bir bakışma ve sessizlik sonrası;
-Ne kadar çok değişmişsin, kalemini de gözlerinin üzerine bulaştırmışsın. :D
-Yaa, kalem değil rimel! Ama çok dikkatli bakıyorsun utandım!
Böyle gülüştükten sonra içecek bir şeyler getirdi. Konuşmaya başladık, anlamlı anlamsız ne varsa anlatıyoruz işte birbirimize. Bir ara sürücü kursu ile ilgili bir konuda beni kıskandı. O aptal aptal yüzüme bakışı çok hoşuma gitmişti. Bu kısımda çok önemli bir şey olduğunu söylemeyeceğim, ya veda anı?

Görüşürüz anı!
Çıktık kapının önüne. Elimi göğsünün üzerine koydum. Elim ayağıma dolanmıştı çünkü, ne yapacağımı bilemedim ki! Yine birbirimizin yanağına öpücük kondurduktan sonra tam olarak o kısmı net hatırlayamıyorum ama beni kendine çekti. Kendimi o ufacık boyumla onun kollarının arasında buldum. Boyum yetmediği için ayakkabımın uçlarına basıyordum. Sarılmıştı bana, hemen kollarımı boynuna doladım. Kokusunu merak ediyordum hep, boynuna sarılmak güzel bir histi. Onu hissedebilmek, kollarımda oluşunu bilmek güzeldi. O an sadece kahkaha atıyordum. :D Bir süre sarıldıktan sonra geriye çekildik, elimi kollarına koydum ve ''Görüşürüz'' dedim gülerek. Eve yürümeye başladım sırıta sırıta.. :)

Mis kokulu!
O gece mesajlaşırken ''Parfümü bir daha o kadar çok sıkma dedi.'' Gülme krizine girmiştim. Aslında o kadar da fazla sıkmamış sayılırdım, hafif bir kokuydu. Artık kokumu biliyor olması çok hoşuma gitmişti. Güle eğlene bu konuyu da kapatınca benim adım ''mis kokulu'' olarak değişti. Artık onun mis kokulusuydum. Yani öyle devam edecek sanmıştım ben.

Her güzel masal gibi benim de masalım bir kaç ay sürmüştü. Sonra her güzel masal gibi sonlanmıştı. Kırgın ve kırık... :)
Okuyan herkese teşekkür ederim. :)
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar