öyle ya, hep erkekler üzülür, erkekler ayrılık acısı çeker, kadınlar bir makyaj yapar üç beş parça alışveriş yapar sonra hemen bir başkasını bulur ve unutur. Hayır efendim! O öyle değildir işte. Bu başlığın erkek versiyonunu gördüm ve ışık hızıyla bu başlığı açma gereği duydum.
Elbette ki bir çoğumuzun hayatına birileri girip çıkmıştır. Aşklar, mutluluklar, acılar, ayrılıklar yaşadık çoğumuz. Bir de ayılıklar var tabii o konuya hiç görmüyorum. Feminist filan değilim ama kadınların alışveriş ve çikolata dışında hisleri olduğunu belirtmek için bu konuyu yazdım izninizle şuraya bırakacağım. Buyrunuz.
1. İlk gün şoku
Genellikle ağır çöküntü yaşanır. Sevdiği adama değil kendine zarar vermek isterler. Ama yapamazlar. Yapmamalılardır. Çünkü sebepleri başka başka şeyler olsa da güçlü olmak zorundadırlar.
2.İlk hafta- Bunalım
Kimseyi görmek kimseyle konuşmak istemezler. Yalnız kalıp ağlamak isterler. Sonra gözyaşını kendileri sildigini görünce birde buna ağlarlar. Ve öyle bir torba alışverişle iki uç bar çikolatayla filan geçmez.
3.İkinci hafta- Saçmalama evresi
Çevrenizde bir kaç hafta evvel ilişkisini bitirmiş bir kadın varsa hemen kendisine akşam yemeğine gidin. Muhtemelen sizi görmeyecek ve duymayacaktır. Ama emin olun mutfaktaysa önümüzdeki bir yıl yetecek kadar poğaça ya da tatlı yapmıştır. Depresyon halinde kendine saçma meşgaleler bulurlar. Poğaça yapmak, işe yaramaz bir kursa katılmak, bilmediği yeteneklerini gün yüzüne çıkarmak bunlardan bazıları. Googledan aşk acısı nasıl geçer diye arama yapanı bile görülmüştür.
4.Birinci ay- Özlem
Aramasını beklerler. Ya da bir bahane bulup aramak isterler. Çünkü hayatından ona böldüğü koca parçayı bir anda silmek çok zor olur. Saçmalıklar evresinde bile unutamadıkları adamın son bir kez olsun sesini duymak istemenin en doğal hakki olduğunu düşünürler. Onunla yaptığı şeyleri yapar, onunla yürüdüğü yollardan yürürler. Şimdi ne yapacağım sorusu çoktan kafalarının en işlek köşe başında yerini bulmuştur.
5.İkinci ay- Mutlu görünme çabaları
Aslına bakarsanız en sancılı dönemdir bu.Makyaj, alışveriş diye yerdiginiz o saçmalıklara ihtiyaç duyarlar. Kendisine onu hatırlatan şeylerle yüzleşmeye çalışırlar. Etrafa gülücükler saçarlar. İçlerinde kopan fırtınayı susturmayi bilirler. Evde ağlarlar ama dışarıda çoktan unuttum pozunu yuzlerinden asla indirmezler.
6.Sonrası- Alışma evresi
Yapabilecekleri pek fazla bir şey olmadığını anlayıp bununla yasamak zorunda olduğunun bilincine vardıkları sonsuz dönemdir.Hayatının geri kalanını bu şekilde yaşamak zorundadırlar. Güçlü olmaya mecburdurlar, çünkü kadındırlar. Hayatına yeni birini alacak olurlarsa bunun için en sert tabuları hazırdır. Bundan sonraki hayatlarında yaşayacakları ilişkilerde asla eskisi gibi olamazlar. Kalbinin bir köşesinde hep o adamdan bir iz durur. Ama o öküz bunu hic bir zaman bilmeyecektir.
Duygularıyla Oynanmış Biz Kızın Toparlanma Sürecinde Geçirdiği 6 Evre
Ağır ithamlar aşık olamayıp insanları kullananlara çok yakışır insanları ve duygularını kullananlar asıl kötülüğü kendilerine yapar.
Ve erkek kadın demeden ayrılan kişiler iki taraflı üzülür. Aşık olan terk etmez terk eden zaten aşık değildir.
Bir insanın aşık olup olmadığını anlamanın en kolay yolu gözleri ve sözleridir eğer karşında konuşurken terliyor eli ayağına dolaşıyorsa gizli gizli bakıp gözlerini kaçırıyorsa aptallaşıyorsa aşıktır
Rahatsa gözlerine bakıyor ve rahatça konuşuyorsa aşkın zerresi yoktur
ne güzel hikaye etmişsin. ne güzel anlatmışsın. ancak bu anlatımda bir noksanlık var. erkeklere yer ayırmamışsın. sevmenin aşık olmanı ayrılmanın acısı her ihi cins içinde aynıdır. senin saydıgın acıları erkelerde çeker. erekler de göz yaşı döker. ancak erkekler için dahada zor olanı göz yaşlarını içine akıtmak zorundadır. göz yaşları dışına akarsa ayıplanır horlanır. içindeki volkan yanar dururda kimse fark etmez
kusura bakma da komplekse girip erkekle inatlaşıp sonra gurur kırıcı hareketler yapıp adamı kaybettikten sonra kendi düşen ağlamaz denir senin olay böyle değilse alınma böyle bir hikaye biliyorum da ondan öyle dedim
duygusal bağlanmanın zararları işde duygular insanın gardının indirir yani her şekilde herşeyden zarar görebilrsin o seni sevmiyormu tamm bitti bende onun sevmem yani :) ;) mantık
Ne alaka canım, aşık olup sevdiğim hatta sevildiğim ama ailesi nedeniyle kavuşamadığım aşkım artık sessiz kalmayı tercih etti ve kendinden soğutmak için olan tavırları yaptı, şimdi canım çok yanıyor
Ama hâlâ aşığım o da aşık ama konuşmuyor yazmıyor face den engel attı telefonuna ulaşamıyorum whatsapp tan yazamıyorum Rüyalarımda görüyorum sesini duyuyorum bazen ve uykularım kaçıyor sinirlerim bozuluyor sonra onsuz olduğum için ağlıyorum hayatım altüst oldu ama kopamıyorum ondan ve onun için yaşıyorum
Ve bana bıraktığı en güzel şey (Kader Kısmet Sabır Şükür) oldu ve onun fırtınalarında savrulan bir yaprak olsam da elimdekilerin değerini öğrendim, olgunlaştım her şeye rağmen vazgeçmemeyi yıkılmamayı yıkılsamda güçlü görünmeyi öğrendim
Bir gün kavuşacağız biliyorum çünkü bizimki ayrılık değildi kızmadık küsmedim zaman ve şartlar bunu istedi :(
Samimi olmak gerekirse ben o kişinin acısını yaşayıp kalbime gömebildiysem artık ona karşı daha güçlüyüm demektir. Yani ilişkilerimizde hep aman kırılmasın üzülmesin gitmesin bitmesin diye çaba gösteririz. Çünkü acısını yaşamaktan korkarız. Ee şimdi daha güçlüyüz neden bu dönüşü çektiğimiz acıların intikamını gideceği korkusu yaşamaksızın almak için bir fırsat olarak değerlendirmeyelim? Kısacası; Evet, canına bile okurum :D.
@Sporarabahastası zaten bencemde erkekler acı çekmez demedim ve bunu ima eden bir cümle kullanmadım. Sadece bunlar yaşanıyo yani bazı erkeklerin kadin cikolata yer alışveriş yapar unutur gider kalıbına hitaben yazmak istedim. Elbette istisnai durumlar olabilir ama günümüz ilişkilerinde bitmiş herhangi bir ilişkiyi irdeledigimizde buna benzer hikâyelerle karşılaşıyoruz. Çoğunluk erkeklerin bitirdiği ya da bitirilmesine sebep olduğu ilişkiler BENCE.
En İyi Cevaplar