Allah da Seni Sevdiğine Kavuşturmasın!

Yeminim vardı oysaki... Aşık olmayacaktım bir daha... Ama sen çıktın karşıma!


Şu zamana kadar benim için aşktan çok daha önemli şeyler vardı.


Aşk çok saçmaydı, aşk denen şey bir yanılgıydı, aşk sadece iki insanın birbirini sevdiğini sanmasıydı, yoksa öyle değil miydi?



Aşık olmak çok saçma nasıl olsa bırakıp gitmeyecek mi, nasıl olsa bir gün birbirimizden nefret etmeyecek miyiz, nasıl olsa bir gün onun sevgisiyle dolu olan kalbimi paramparça edip gitmeyecek mi?!



Ama ne yaptıysam ne ettiysem gönlüme söz geçiremedim... Aşkı, aşık olmayı saçma bulan aşkı bir yanılgı olarak gören bir insan AŞIK OLMUŞTU!


Hayat benim için durmuştu, onsuz hiçbir şey yapamayacağıma öyle inandırmışım ki kendimi...


O benim diğer yarımdı, ruh eşimdi, hayatımda bulup bulabileceğim en iyi insandı. Her zaman bana "benim gibi adamı ne yapacaksın, tipimde meymenet yok, git zengin biriyle evlen ne yapacaksın benimle, ben sana mutluluk veremem" derdi ne derse desin gidemezdim, çünkü gerçekten sevmiştim onu, kalbime işlemiştim.. Ne para ne de güzellik onunlayken bana verdiği mutluluğu veremezdi. Hem aşk sadece görünüşe aşık olmak mıdır? Aşık olmak demek para içinde yüzerek rahat bir şekilde yaşayabileceğin biriyle evlenmek midir? Aşk sadece güzel/yakışıklı olduğu için birini sevmek midir? Aşk demek onsuz olmaya dayanamamaktır, Aşk onu ve onun olan her şeyi ayrı ayrı sevmektir, Aşk sevdiğinin kusurlarına bile aşık olmaktır...

Allah da seni sevdiğine kavuşturmasın!


O hep aklımdaydı başka hiçbir şey düşünemiyor, yemek yiyemiyor, uyuyamıyordum su içerken su boğazımdan geçmiyordu... Onunlayken öylesine mutluydum ki sanki dünyada bir Cennet'te idim! Ama işler ciddiye binmeye başlayınca o da değişmeye başladı, benimle daha az görüşmeye başladı, mesajlarıma cevap vermemeye, oradan buradan engellemeye, tipimle dalga geçmeye kadar ileri gitti... Kusurları olduğu gibi ortadaydı istesem ben de onu kırabilirdim ama yapamıyordum onun kırıldığını düşünmek beni daha da üzüyordu...


En sonunda beni her yerden engelledi numarasını da değiştirdi... İnanamamıştım "ölüm bizi ayırana kadar senden ayrılmaya niyetim yok" diyen insan yapmıştı bütün bunları. Neden böyle yaptığını öğrenmek için başka bir isimle Facebook açtım, mesaj attım. Konuşmaya başladık yeniden, bana "Beni seviyor musun?" diye mesaj attı, "Seni sevmesem neden bu kadar uğraşayım?" dedim sonra "Seni sevmediğimi nereden çıkardın ki?" dedi. Sabaha kadar konuşmamız devam etti ama sabah uyandığımda telefonuma bir baktım engel yemişim...


Ben onun için okula uykusuz gittim, bütün derslerden kaldım, sınıf tekrarı yaptım, neredeyse atılma noktasına geldim ama bunlar onun umrunda bile değildi... Ne var canım okuldan atılmakta bir daha sınava girer bir yeri kazanırım ne de olsa!


Çok kırıldım, çok çok çok kırıldım... Oysaki hayatımda hiçkimseyi sevmediğim kadar sevmiştim onu, mesaj atar diye telefona yapışık yaşadım, her bildirim sesinde irkildim ama gelen bildirimlerin, aramaların hiçbiri ondan değildi... Her şey anlamını yitiriyordu aşk yoktu, sevgi yoktu, sadece biribirimizi sevdiğimizi sanmıştık...


Kalbime bir fil oturdu, şu an hala orada her nefes alışımda bunu hissediyorum, ama alışamıyorum.



Hiçbir hayale sığdıramadığım tek gerçeğimsin... Sevdim işte! Ötesi de yok gerisi de...



Şu an tek yapmak istediğim şey ona verdiğim sevgiyi, değeri, emeği ve zamanı ondan geri almak...


Madem kalbimi paramparça edecektin, ne diye deli gibi çarptırdın!



Olmaz dediğin ne varsa olur. "Düşmem" dersin düşersin, "şaşmam" dersin şaşarsın. En garibi de budur ya, "Öldüm" der durur yine de yaşarsın...



Aşk denen şey İlahi, insan için ise tamamen bir yanılgı...

Allah da Seni Sevdiğine Kavuşturmasın!
Cevapla