Giden mi kalan mı daha çok acı çeker diye sorar herkes. Giden olursak gidenin, kalan olursak kalanın acı çektiğine inanırız. Eh yalan da değil aslına bakarsanız. İkisi de son derece ağır duygular. Bu defa gidenin gözünden bakmak isterim olaya.

Gitmenin pek çok sebebi olabilir...
İhanet; hayatınızı adamaya karar verdiğiniz kadının/adamın, sizin dokunmaya kıyamadığınız o mucizenin, siz onu beklerken gecenin en derin yerinde; başka kollarda uyuduğunu öğrendiğinizde... Gel de kal şimdi kalabilirsen.
İmkânsız ise; bu imkânlar tartışılabilir. Bazen aşk her şeye yetmeyebilir. Özellikle ben bunu 35 yaşına bastığım gün çok daha iyi anladım. Gençken, sevda her şeyi yener, aşk her şeyin üstesinden gelir lafları ile doyasıya, dibine kadar yaşadığımız aşkı; yaş ilerledikçe nasıl da çürüttüğümüze şahit oldum... Gel de devam et şimdi edebilirsen.
O başkasına ait ise; biliyorum, ihanet kısmına yazdığım cümlelere karşı ironik kaçacak bu madde. Ama illa ki birilerimiz yaşamıştır bunu. Evet, başkasına ait iken senden hoşlanan bir adama/kadına aşık olmuşsanız, izin vermemeniz gerekir ihanet etmesine. O edebiliyor olsa bile.. Hoş, gün gelecek yanlış insanlara da aşık olacağız. Yalan mı? Gel de sev şimdi sevebilirsen.
Daha çok madde eklenebilir, ama bu kadar kâfi diye düşünüyorum. Ve alakasız olacak ama, bunu yazarken yaşımı çok düşündüm. Tarancı'nın 35 yaş şiirini paylaşarak elveda demek istiyorum sizlere.
Yaş otuz beş! yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.
Delikanlı çağımızdaki cevher,
Yalvarmak, yakarmak nafile bugün,
Gözünün yaşına bakmadan gider.
Şakaklarıma kar mı yağdı ne var?
Benim mi Allahım bu çizgili yüz?
Ya gözler altındaki mor halkalar?
Neden böyle düşman görünürsünüz,
Yıllar yılı dost bildiğim aynalar?
Zamanla nasıl değişiyor insan!
Hangi resmime baksam ben değilim.
Nerde o günler, o şevk, o heyecan?
Bu güler yüzlü adam ben değilim;
Yalandır kaygısız olduğum yalan.
Hayal meyal şeylerden ilk aşkımız;
Hatırası bile yabancı gelir.
Hayata beraber başladığımız,
Dostlarla da yollar ayrıldı bir bir;
Gittikçe artıyor yalnızlığımız.
Gökyüzünün başka rengi de varmış!
Geç farkettim taşın sert olduğunu.
Su insanı boğar, ateş yakarmış!
Her doğan günün bir dert olduğunu,
İnsan bu yaşa gelince anlarmış.
Ayva sarı nar kırmızı sonbahar!
Her yıl biraz daha benimsediğim.
Ne dönüp duruyor havada kuşlar?
Nerden çıktı bu cenaze? ölen kim?
Bu kaçıncı bahçe gördüm tarumar?
Neylersin ölüm herkesin başında.
Uyudun uyanamadın olacak.
Kimbilir nerde, nasıl, kaç yaşında?
Bir namazlık saltanatın olacak,
Taht misali o musalla taşında.
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar