Kırıcı Olmayın Sevdiklerinize, Belki Ölüm Yeni Günün Eşiğinde

Çıkarların, kalp kırmaların kol gezdiği hayatta hiç ölümü düşündünüz mü?


Bu kadar kırıcı olmayın sevdiklerinize belkide ölüm yeni günün eşiğinde.



Ummadığı anda ilk aşkını, sevdiğini kaybeden bir kız olarak yazıyorum. Tartışan, birbirinden yakınan çiftleri gördükçe gülümsüyorum. Hayatındaki insana haksızlık edenlere, acımasızca davrananlara, ihanet edenlere. Hayat bu kadar basit mi?



Sevdiğimiz insanlara neden zarar veriyoruz ya da sevenlerimizi neden bu kadar acımasızca canını yakıyoruz. Elimize geçen nedir. Hiç düşünüyor musunuz olmayacak sebeplerden tartışırken ya ansızın sevdiğimizi kaybedersek. Neler yaşarsınız?


Hele ki seviyorsanız, hatta bizimki gibi hiç bir sorununuz dahi yokken sevdiğinizi toprak sararsa kollarına... Umut yok arasam mı aramasam mı gelgitleri yok. Çünkü artık ne yaparsanız yapın o yok. Hiç bir tartışma hiç bir intikam, hiç bir söz geçerli değil artık. Çünkü o gitti...



Herkes şehri ayakları altında gördüğünde manzara izler. Siz ise şu koca şehirde insan kalabalığı ama benim sevdiğim yok hissiyle can vermeden ölürsünüz. Koltuk değnekleri elinden alınmış bir sakat gibi kalırsınız.



Hiç unutmam vefat yılında, doğum günümde onu rüyamda görmüştüm. O acınıcak sevinçlerimi ifade bile edemem. 1 saat öncesinde elleri yüzümü okşayan sevdiğimin gidişini nasıl kabullendiğimi hala anlamış değilim. Bazen diyorum ki keşke ayrılsaydık. Uzaktan izlerdim, bir şekilde sesini duyardım. Ama gitti ne sesi, ne kokusu, ne kendisi ne de bir umut yok artık. Ölüm denildiğinde, derinlere dalan gözlerim ve sıkışan kalbim var.. Ölenle ölünmüyor bir yerde hayat devam ediyor diyebilirsiniz. Evet bir şekilde devam ediyor. Son nefesine kadar yanınızda olan aşktan sonra sahte ve bahaneleriyle gitmeyi tercih eden insanlar olduktan sonra pek de eskisi gibi devam etmiyor..


Kırıcı Olmayın Sevdiklerinize, Belki Ölüm Yeni Günün Eşiğinde


Dağılıyor gibiyim.. Önümde boş sayfalar, uzun zamandır şiir yazamıyorum. Aklım parçalanıyor ama kelimeleri oyuncak eden ben, ilk defa kendime tercüme olamıyorum. Oysaki bir girdabın içinde de değilim. Aksine söz verdiğim gibi, güçlüyüm ve tırnaklarımla kazımaya devam ediyorum hayallerimi. Ne oluyor ben de bilmiyorum.



Yokluğunu ilk defa bu kadar derinden hissediyorum. Neredeyse 4 yıl oldu toprak seni benden alalı. Biliyor musun bugün ilk defa seni son gördüğüm sokağa gitmek istedim. Ayaklarım gidemedi belki ama firari aklım koşar adımdı..



Gidip o son ana dönmek istedim. Ellerini tutup bırakmamak ve saatler sonra o acı haberi almamak istedim. Hani gittiğinden beri koltuk değnekleri elinden alınmış sakat gibi kaldım derdim ya.. Sanki şimdi çok daha fazlası, ifade bile edemiyorum. Sen gittiğinden beri kıranım hatta parçalayanım çok. İhtiyacım var bir an önce rüyalarıma gelmelisin. Hiç bir fanide sendeki deva yok. Güçlendikçe dağılıyor gibiyim. Hatta son zamanlarda gizli gözyaşlarımın en dibindeyim.. Sebepsizce yaşlar dökülür oldu sürekli gülen gözlerimden. Ne olur çok bekletme bir an önce seni görmeliyim. Beni bıraktığın bu dünyayı tahmin edemezsin.



Ördüğüm duvarlarım bile yetmiyor artık. Belki de iyi oldu gidişin, ya sende bu insanlara benzeseydin.. Melakem iyi değilim, bir an önce düşlerime gelmelisin...



Siz siz olun sevdiklerinizi incitmeyin. Basit şeyleri büyütmeyin. Zaman acımasız, toprak acımasız.. Sevgiyle yaşayın...

Kırıcı Olmayın Sevdiklerinize, Belki Ölüm Yeni Günün Eşiğinde
Cevapla