Türk İşi Ayrılık

Gün olur sevgi biter. Tutuşan eller ayrılır, yürekler birbirine sırtını döner. Yaşanır böylece ayrılıklar. Filmlerin etkisinde kalan insanlar, ayrılıklarını da böyle yaşarlar. Arabesk film desem, aklınızda canlanacak sahneleri tahmin edersiniz az çok. Tüm bunları, aşağıda size anlamaya çalışacağım.


Ayrılmaları artık en doğru karardır. Bir arada duramaz, geçinemez olmuşlardır. Ayrılık konuşmalarında bile kavga etmişlerdir. Çiftin ayrılışı sert bir şekilde olur.


Türk İşi Ayrılık


Erkek üzüntü, sinir ve keder ile kendini içkiye verir. Ne içtiğini önemsemez bile. Cebinde son parasıyla, mahalle bakkalına gider. Gözüne kestirdiği ilk şişeyi alır ve döner evine.

Türk İşi Ayrılık


O esnada kadının da farkı yoktur ruhen. Bilinçsizce yemeye başlar. Bu ayrılık stresi ne b*ktan bir şeydir? Güvercine takla attırır, pandaya şarkı söyletir. Öyle ki, ilk kez alacağı kiloları umursamaz kadın.


Türk İşi Ayrılık


İki tarafın da ortak noktası, ayrılık acısıyla dinlenen şarkılardır. Bu şarkılar, en arabesk, en duygusal şarkılardır. Eller hep telefonda, gözler mesajlaşma programlarında, sosyal medyada. Her an kontrol ederler karşı tarafı, n'apıyor, ne ediyor diye.


Türk İşi Ayrılık


Paylaşımlar iğneleyici olur, devamlı mutlu bir tablo çizilmeye çalışılır. Nefret mi ederler birbirlerinden? Yoksa hala severler mi? Bu kısmı belli değildir... Belli olsa kaç yazar? Ayrılmıştır bedenler bir kere. Birbirinden uzağa düşmüştür hayaller.


Geceler daha bir ızdıraplıdır. Uyku düşmanı kesilir bedenler, gözler. Saatlere sürecek yastıkla savaşmalar alır sevişmelerin yerlerini. Bazen sırılsıklam olur yastıklar.


Türk İşi Ayrılık


Onun saç telleri kalmıştır hatıra yatağınızda. Tek bir saç telinden, kokusuna ulaşmaya çalışırsınız. Ne garip, ne çaresiz bir yolculuktur bu? Uyku tutmuyor ki.


Kalkıp bir sigara daha yakmak, ayrılığa çare biçilmiştir.


Türk İşi Ayrılık


Bir nefes, diğer nefese eşik eder. Duman ile birlikte göğe yükselir kurulan hayaller ve söylenen cümleler.



Tüfeğini depoya koydular,
Esvabını başkasına verdiler.
Artık ne torbasında ekmek kırıntısı,
Ne matrasında dudaklarının izi;
Öyle bir rüzgar ki,
Kendi gitti,
İsmi bile kalmadı yadigar.
Yalnız şu beyit kaldı,
Kahve ocağında, el yazısıyla:
"Ölüm Allah'ın emri,
"Ayrılık olmasaydı." -Orhan veli-


Türk İşi Ayrılık
Cevapla