İsmi Döküldü Dudaklarımdan...

Yağmurlu bir günde tek başıma yürürken bom boş sokaklarda gönlün razı olmadı hıçkıra hıçkıra ağlayışıma. Usulca yanıma sokulup mendilini uzattın. Aldım ve sildim göz yaşlarımı. Ne sen sordun ne ben anlattım. Sadece bekledin. Eşlik ettin suskunluğuma. En sonunda ismini söyleyerek tanıttın kendini. Merhem oldun kanayan yaralarıma...


İsmi Döküldü Dudaklarımdan...


Ne zaman ihtiyacım olsa yanımdaydın. Zamanla dindi göz yaşlarım seninle. Artık kanamıyordu. Ama acıyordu. Derken gün geldi iyileşmeye başladı yaralarım. Hatta bir gün aynaya baktığımda ne gördüm biliyor musun? Gülümsüyorum...


İsmi Döküldü Dudaklarımdan...


Hepsi senin sayendeydi. Bir baktım bütün zamanım seninle geçiyor. Güvensizlik, ihanet, yalan yok...


Sadece mutluyum seninle. Ve kaybettiklerini sandıklarını kızlarını böylesine hayata döndüren sen birden fethetmiştin ailemin gönlünü...


Benimle birlikte eriyip yok olan aileminde yüzünü güldürmüştün. Çünkü kızları artık gülüyordu...


İsmi Döküldü Dudaklarımdan...


En büyük hayalim güneşli bir günde kır düğünüydü. Ama lanet etmiştim diğer tüm hayellerimle birlikte ona da. Çünkü o hayalleri kurduğum adam öyle bir gitmişti ki sanki sadece kafamda uydurduğum hayalimdi...


Tam tersi her taraf bembeyaz kar içindeyken girmiştik seninle dünya evine. Bembeyaz gelinliğimle karların içine karışıyordum. Tam hayal ettiğimin tersine kabarık bir gelinlik gimiştim. Ve tam hayal ettiğimin tersine romantik değil eğlenceli bir düğün olmuştu...


İsmi Döküldü Dudaklarımdan...


İki çizgi!!! Bir bebeğimiz olucaktı...


İşte hep hayalini kurduğum...


Bir ona lanet edememiştim. Bir o kalmıştı içimde. Ve gerçek olmuştu...


Peki ya ismi? Hep hayal ettiğim o ismi vermeyecektim bebeğime. Peki ne olucaktı? Bende onun ismini verdim.


Peki neden annem ve babam sevmiyordu bebeğimi? Biricik kızlarının bebeğini neden hiç doyasıya sevmiyorlardı? Çünkü ona her seslendiklerinde kızlarının öldüğü günleri hatırlıyorlardı. Kızlarını öldüren hayatını mahveden adamı...


İsmi Döküldü Dudaklarımdan...


Peki ya ben? Ona her seslendiğimde ne hissediyordum? Ben ona her seslendiğimde kalbimin bir parçası daha kopuyordu...


Derken yıllar geçti...


O adam deli dolu bu kızı içine kapatmıştı. Artık sakin bir insandım. Tüm deliliğimi kaybetmiştim. Yıllardır içtiğim anti-depresanları bıraktırmıştı artık doktor. Gerek yoktu çünkü.


İsmi Döküldü Dudaklarımdan...


O gün sadece alışverişe çıkmıştım. Oğluma bir kaç kıyafet almıştım. Kafamı çevirmemle karşı yolda onu gördüm. Ona gitmek istedim. Yola çıktım. Ama yalnız değildi. O kadının gelip onu öpmesiyle yolun ortasında kala kaldım. Sonrası karanlıktı...


İsmi Döküldü Dudaklarımdan...


Kaza geçirmiştim ama canım acımıyordu. Ağrı sızı yoktu. Neden herkes ağlıyordu başımda? Ben iyiydim...


Eşim dışarıdaydı. Beni o halde görmeye dayanamazdı zaten. Elimi tutan annemdi. Babam başımda dikiliyordu. Ağzım aralandı. ''Oğluma iyi bakın'' dedim. Sonra bir daha konuşmak istedim. Ağızımdan sadece ismi döküldü. Anlamışlardı. Oğlumdan bahsetmiyordum...



Toprak kokusu... İşte en sevdiğim koku...


İsmi Döküldü Dudaklarımdan...
Cevapla