Henüz lise 2 idik. Bir adama aşık oldum. Çocuk aklıydı, sen beni aldatıyorsun dedim, ayrıldık.
Peşimden koşup duruyordu, ruhumu okşuyordu tatlı tatlı. Affedecektim onu ama biraz daha uğraşsın istedim benim için.
Günler birbirini kovalıyordu, okulun son günleri gelmişti yavaş yavaş.
Son sınavlarıda bitirdik, son haftaya girmiştik, gülüp eğlenmek için okula gidiyorduk artık.
Bir önceki gün bana mesaj attı. Yalvardı yakardı. Mutluluktan uçuyordum..
Aşk ne tuhaf ne tatlı bir histi..
Mesajlarına ve ısrarcı aramalarına cevapsız kalıp ondan habersiz delicesine mutlu olurken uyuyakalmıştım.
Sabah gözlerimi açtım okul için, bir mesaj daha gördüm.
Tamam yazıyordu mesajda. Buraya kadar demişti.
'' Tamam. Buraya kadar... ''

İçimi tarifsiz bir hüzün kapladı. Sanki ağırlığımın milyon katını yüklediler yüreğimin üzerine bir anda.
'' Seni affedecektim.. '' diyemedim elbette. O mesajı ona atamadım.
Topla kızım kendini dedim ve giyinip süslenip çıktım evden.
Okula vardığımda gözüm onu arıyordu. Ve nokta atışı.. Bahçenin en dibindeki bankta oturuyordu. Beni gördü, ayağı kalktı, bahçenin ortasına doğru yürüdü.
Ne mi oldu sonrasında ?

Her şey sanki milimetrik olarak hesaplanmış, ağır çekim, fakat yalnızca bir an'ın içine sığmış, milyonlarca kare ama tek bir hareket...
Ona baktım, saçlarımı arkada topladım, öne attım, adını söyledim içimden, yanıma gel dedim, duymadı.
Elini cebine attı, bir zarf çıkardı, eğildi, taşın altına ittirdi, kirpikleri ıslandı, sanki henüz yapbozun parçaları birleşmemişti.
Bütün parçalar toplanıyordu yavaş yavaş, portre ortaya çıktığında tek bir nefes sesi duyulacaktı.
Gırtlağımda kalan ve aldığım son nefes.
Belindeki silahı çıkardı, alnına dayadı, tetiği çekti.
İşte bütün hikaye bu kadardı aslında. Silahı çıkarıp tetiği çekmişti. Evet hepsi buydu.
Sonra ne mi oldu ?
Bende bilmiyorum. Sanki yapbozun parçaları birleşti ve ben sayısız psikiyatristin karşısında oturdum.
O tetik çekildikten sonra hayatımın özeti '' psikiyatrlar ''

Peki ya şimdilerde ne mi oluyor ? 7 yıl önce tamamlanmış bu yapbozun izleri hala karış karış takip ediyor beni.
Olayı bilenler ilaçları bıraktığımı sanıyor, söylemiyoruz, fakat kullandığım bir kaç ilaç daha var. Kullanmazsam ayakta kalamıyorum.
Artık karşıma çıkan herkese anlatmayı bıraktım, sanki hayatıma yeni giren insanlara anlatmayı bırakınca bende unutacakmışım gibi, anlatma diyorlar ısrarla psikiyatrlar, anlatmıyorum bende, neyse işte, saçmalık.
Geceleri gökyüzünde hep izlediğim, kışın en ayazında bile çıktığına inandığım bir yıldız var. O yıldız o gün bahçeden kondu gökyüzüne, buna inanıyorum, bu beni yaşatıyor sanırım. Tabi bu yaşamaksa.

Peki ya zarf... O zarfı açıp okumasaydım belki, kim bilir bugün fazladan tek bir nefes daha alabilirdim. Belki ilaçlar penceremden dışarı bakmam için yardımcı olurdu..
Lakin okumuştum. Ve artık benim gökyüzüm penceremden göründüğü kadar bile değildi.
Herkesin bir hikayesi vardır bu hayatta, ve bir hiç hikaye yarım kalmaz, elbet tamamlanır..
Benimki ne zaman mı tamamlandı ?
'' Bir silah sesi duyduğumda... ''
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
En İyi Cevaplar