Bu aralar en çok rastladığım sorular bu konuda bu yüzden böyle bir yazı yazma gereksinimi duydum. Lütfen sonuna kadar okuyun. Umarım sizin için faydalı olur :)

Eğer sevgilinizden ayrılalı çok olmamışsa kendinize birkaç gün zaman tanıyın. Hiçbir arkadaşınızdan tavsiye almayın. Sadece kendinizi dinleyin, ona mesaj atmayın.

Ayrılma nedenlerinizi düşünün.

Onunla beraberken size verdiği zararları göz önüne alın.

Tanışmadan önceki sizle onunla beraberkenki sizi kıyaslayın. Sizde değiştirdiği şeyleri düşünün. Şimdiki sizi tanıyabiliyor musunuz? Artık ''kendiniz'' gibi olmadığınızı düşünüyorsanız biraz mola iki tarafa da iyi gelecektir.
Yalnız kalmayın!

Birçoğumuzun yaptığı hata bu. Ayrıldıktan sonra depresyona girip, yalnız kalmak. Yapmanız gereken bol bol dışarı çıkın, arkadaşlarınızla buluşun ama bu konu hakkında konuşmayın. En önemli kural: HÜZÜNLÜ ŞARKILARDAN UZAK DURUN!
Unutmayın; siz ona muhtaç değilsiniz.

Evet onu çok sevmiş olabilirsiniz ama o sizi ilerideki eşinize bir adım daha yaklaştıran kişi olabilir. Öyle biri gelir ki bir gün, tüm gidenlere teşekkür edersiniz.
Gece yalnız kalmanızın da etkisiyle aklınıza gelecektir. ''Yaa abi çok özledim bir mesajdan ne olur? Bari özelden arayıp sesini duysam? O zaman sabaha kadar last seen takip ederim.'' dediğinizi duyar gibiyim. Şimdi bu aşamada iki şıkkımız var.
Eğer bir bayansanız; bana sorarsanız sakın mesaj atmayın.

Bakın tecrübe konuşuyor burada! Eğer bir erkek ilk mesajı atmıyorsa sizin atmanızda pek hayırlı olmaz. Günler geçmiyor gibi gözükse de öyle değil. Bekleyin, sadece bekleyin. Hayat devam ediyor ve ufak bir bilgi; çok stres ve üzüntü erken yaşlanmak demek!
Eğer bir erkekseniz; birkaç gün bekledikten sonra iki tarafın da hatalarını tartın.

Sizinki çoksa beklemekle hata yapıyorsunuz. Gece upuzun bir mesajla ya da beklemeye gerek yok diyorsanız hemen şimdi aramakla işe başlayabilirsiniz. Eğer onun hataları çoksa (sizi aldatmadığı sürece) bir kız her zaman haklıdır. Hadi özür dilemeye!
Ve can alıcı madde: Eğer sizin için barışma gibi bir seçenek yoksa ve hala üzülüyorsanız; derin bir nefes alın.

Söylediğim gibi ONA MUHTAÇ DEĞİLSİNİZ. Her halükarda zaman akıyor. Bu yaptığınız sadece zamanı kendinize zehir etmek. Şöyle düşünün; bir sonraki kişi sizin hayatınızın aşkı olabilir.
İşte o kişiyi bulduğunuzda kalbiniz yine sızlayacak. Ama bu sefer aşk acısı değil, vicdan azabı. Bunca zamanı kendinize zehir ettiğiniz için. Kendinizi bu kadar tükettiğiniz için.
Ve son bir şey; kendinizi salmayın.

Hayatınızın aşkının nerede karşınıza çıkacağı belli olmaz. Mesela bir benzin istasyonunda? Bir minibüste? Biraz daha romantik olsun diyorsanız belki koridorda çarpışırsınız ve yere düşen kitaplarla bir bakmışsınız aşk yeniden...
- Gelelim başta söylediğim, sadece zaman kaybına üzülenlere... Hayır size de üzülmek yok! Zaman kaybı değildi. İnsan zaman harcamadan tecrübe edinemez. Önünüzde uzun yıllar var. Bir hatayı yapmadan onun yanlış olduğunu bilemezsiniz.
Yazardan not: Değerli okurlar; ne olursa olsun unutmayın! Çünkü insan unutmak için değil unutmamak için sever.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar