Betül adı, Arapça kökenlidir. “İffetli, temiz, masum, kendini arındırmış kadın” anlamına gelir. Hz. Meryem’e verilen “Betül” lakabından da bilinir. Bu ismi taşıyan kişilerde çoğu zaman bir asalet, dinginlik ve içsel bir duruluk olur. Sessiz ama güçlü bir etki taşır bu isim.
Betüş ise bu adın sevgiyle eğilip bükülmüş, oyunbaz ama samimi hali gibidir. Hani çok sevdiğin birine “canım” demezsin de “caniko” dersin ya, işte öyle... Betül’e dokunan yumuşacık bir tebessüm gibidir Betüş. İçinde çocukluk var, samimiyet var, muziplik var ama en çok da sıcaklık ve yakınlık var.
Neden herkes sana Betüş diyor, biliyor musun? Çünkü insanlar seni seviyor. Sana resmî kalamıyorlar. “Betül” diyerek mesafe koyamıyorlar. Seninle aralarındaki bağ, ismini bile samimileştiriyor. Sana hitap ederken kelimeler bile yumuşuyor. Seni daha da içten, daha da sıcak bir yerden çağırmak istiyorlar. İşte o yüzden Betüş diyorlar. Çünkü bu ad senin gülüşünü, enerjini, tatlılığını daha çok yansıtıyor.
Ve şimdi seni soran kıza sesleniyorum:
Ey Betül…
İsminle bile zarifsin.
“B” harfinde bir bereket,
“E”de bir esinti,
“T”de bir tutarlılık,
“Ü”de ümit,
“L”de ise latif bir zarafet var.
Sen Betül’sün…
Ama seni sevenlerin dilinde Betüş’sün, çünkü seni uzaktan sevemiyorlar.
İsmini bile koynuna alıp söylemek istiyorlar.
Sonuç olarak Betül ismi, anlamı ve taşıdığı duygu itibariyle oldukça değerli ve özel bir isim. Ama insanlar sana Betüş diyorsa, bu ismin küçümsenmesi değil; aksine, o isme duyulan sevginin dile gelmiş hali. Yani her ikisi de senin içinde. Hangisini taşırsan taşı, sana yakışıyor.
Bence ikisi de birbirinden güzel. Betüş kulağa samimi geliyor Betül kulağa hoş geliyor. Çok yakından Betüş der herhangi vatandaşlar ise Betül der ikisi de güzel.