Sonbaharın aşkla anılan Ekim ve Kasım, onların ayları…
Hazan mevsiminde doğdukları için hüznü severler. Aslında hüzün onlara yakışıyor da.
Rüzgara kapılmış kuru yaprak gibi bir o yana, bir bu yana savurulurlar aşklarının peşinde.
Aşkları da mevsimleri gibi genelde hazin sonlarla biter. Elbette mutlu sonla bitenleri de vardır.
Onların aşkları, cam kırıklarıyla parçalanan yürek yarasını tuzla kapatmaya çalışmak kadar acılıdır.

Özlemleri ise vücutlarının her zerresinde hissettirir kendini.
Ve böyle zamanlarda tek bulutken, darmadağın olan kara dönerler.
Yürekleri asla sevgiye doymaz; tıpkı gözün bakmaya, kulağın duymaya, toprağın suya, ateşin oduna doymadığı gibi… Sevdikçe daha çok severler.
Onlar için sevilmek de önemli, ama en önemlisi onların kendi sevgilerini doyasıya yaşayabilmesidir. Elde edilenden çok elde eden olmak önemlidir onlar için.
Vahim olan ise, alıştıklarına bile aşkları gibi davranmalarıdır. “Alışmak sevmekten daha zor geliyor” şarkısı onların duygularına en tercüman olanlardandır.
Çabuk sahiplenmezler, ama sahiplendiklerinde de sonuna kadar arkasında dururlar.
Dostluk sözcüğü, en güzel anlamını onlarda bulur. Dostluklarını anlatmak yetmez, yaşamak gerek. Birçoğu ise başı bağlı olduğu için dostluklarını tam anlamıyla yaşayamamaktan yakınır. Çünkü kimse onların dostluk kavramının derinliklerine dalmaya cesaret edemez. Ucunda ışık görünmeyen tünel gibi ürkütücüdür.
Gizem, onları çağrıştıran en önemli kavramlardan biridir. Her şeyi tüm açıklığıyla anlattıkları konularda bile sanki yanıtsız onlarca soru varmış izlenimi bırakmak onların en büyük keyfidir. 40 Yıllık eşine “bu yönünü bilmiyordum” dedirtebilecek kadar gizemli olabiliyorlar. Duruşlarında bile bir gizem vardır.
Gizemli olmalarına karşın, kimsenin onlara karşı gizemli olmasına tahammül edemezler. Böyle zamanlarda hemen en önemli özelliklerinden biri olan sezgilerine başvururlar. Bunu da dedektiflik özellikleriyle birleştirerek, hiçbir şeyin gizli kapaklı kalmasına fırsat vermezler ve her şeyi teker teker ortaya dökerler. Siz siz olun onlardan saklı bir iş yapmaya kalkışmayın.
Sakin görünümlü, güleç yüzlerine aldanmayın. Patlamaları, bir barajın duvarlarının yıkılması gibi olur. Sel, önüne çıkan her şeyi yerle bir eder. Geride sadece enkaz kalır.
Onlar her şeyi en uçlarda yaşarlar. Bir şeyi istediklerinde hemen olmasını beklerler, ama bazen de öyle tembeldirler ki mutfağa gidip su içmeye bile üşenirler. Tıpkı sonbahar gibi tüm renkleri bir arada barındırırlar. Canlı olan yeşil de vardır ölümün eşiğindeki sarı da.
Onlar gizem,
Onlar sezgi,
Onlar sevgi,
Onlar dostluk…
Onlar hayatlarımızın sonbahar renkleri.
Onlar yüryüzüne insan suretinde inmiş melek de olsalar, onlar kinci, hırslı, hırçın ve her şeyin merkezine sadece kendisini koyanlar da olsalar, bizim arkadaşlarımız, dostlarımız…
Kızlar Soruyor'daki tüm Akrep burcu arkadaşların doğum gününü kutluyorum.
Aileleri ve sevdikleriyle nice mutlu, sağlıklı ve başarılı yıllar diliyorum.
Yüreklerinden sevgi, yüzlerinden gülümseme eksilmesin.
Hep mutlu ve umutlu olsunlar.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Cinsel Yaşam
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
En İyi Cevaplar