Kadın Ve Erkek Üzerine Kainatta hiç bir şey yoktur ki sebebsiz yere var olmasın. Ve yine hiç bir etki yoktur ki hedefi kadar kaynağınıda etkilemesin. Hatalar ve yanlışlar ve dahi ihmallerde böyledir. Asla ve asla sebebsiz yere var olmaz ve tek tarafı kapsayamazlar. Evrenin var oluşundaki dualite işte kadın erkek ilişkilerindede kendisini göstermektedir. bir zahati eğerki kadın erkek arasında bu dualite olmasa idi o vakit ne aşk var olurdu nede sevgi. Ve fakat bu dualitenin gereği olan iç çekişmeler bir vefasızlık ve hoşgörüsüzlüğün kaçınılmaz kaynağı değildir. Öz olarak bir kadın ile erkek arasında ki ilişkilerde tarafların eksikleri olmayıp her taraf kendi münaveceli karşisinda bir bütünü tam olarak ifa edebiliyorsa o zaman o birebirlikte iki tane bütün vardır demektir. Ve iki bütün iki ayrı kainat gibi birbirinden bağımsız olacaktır. Vakia sağlıklı bir ilişkide bu böyle olmamak zorundadır ki taraflar arası tamamlayıcılık unsuru gerçekleşebilsin ve iki ayrı yarım eksiklerin tamamlanması ile bütün olabilsinler. Eğerki bir tarafın eksiği diğer tarafın noksanını ifade ediyorsa işte gerçek uyumsuzluk buradadır. Bu minval üzere bakıldığı zamanda taraflar üzerinde sürekli ve aynii bir alaka ve ilginin beklenmesinden müsebbib bir sistem vücut bulur. Bu sistem beklenenin tamamlanması ve istenilene kavuşabilme isteği ile aşk adı verilen ruhi ve sosyolojik bir buhranın taraflar üzerinde yarattığı çekim etkisi ile kişileri bir arada tutar. Mamafih tarafların beklentilerinin girelmesi karşılığında çekim azalacak azalan çekim ile bütün parçalanaçaktır. Ançak parçalanan bütünde bir araya gelen yapılar bu defa yine bir eksiklik ile yeni bir çekim yaratacaktır ki işte sevgi ( alışkanlık) olarak ifade edilebilecek bu çekim bütünselleşmiş iki kişiliğin bakiliğine sebeb olacaktır.
Aldanışlar ve Yanılgılar Üzerine Hayatta nelere aldanıyor nerelerde yanılıyoruz? Bu soruyu ve nedenini sordunuz mu hiç kendinize.
Bu konu esasen yaşam gayenizin ne olduğu ile yakın alakadar bir konudur. Zira insan denilen yaradılmış varlık çeşitli duygu bütünlemeleri ile bir yaşam gayesine bağlanmıştır. burada yaşamın gayesi sevgi aşk para eğlence hayır işlemek kötülük yapmak şeklinde bir çok suret ile karşımıza çıkar. Ki bir kimseyi tek veya birkaç gayesi var şeklindede kalıba sokamayız. Şöyle ki hayatta amaçladımız olgular ( zengin omkak, fikri kalite seviyesini yakalamak, çok sevmek sevilmek gibi ) bizlerin yaşam gayeleri değildir sadece amaçlarımızdır. Yaşam gayesi duygu dürtülerinin bizden taleplerini karşılama ihtiyacımızdır. Bu duygular son derece karmaşıktır. Sevgi, korku , öfke, endişe, sevinç, ızdırap, vicdan, hırs, acıma, sempati gibi birçok farklı formlar ile yaşantımızı kontrol eden etkenlerdir.
Esasta bir benzetme ile bir aracın aksesuarlarıdır. Etkin ve iyi bir şöför nasılki aracın bütün aksesuarlarını yerinde ve yeteri kadar kullanması ile iyi şöför olabiliyor ise bizler de bu duyguları kontrol yeteneğimiz ile hayat serüvenimize yön veririz. İşte aldanışlarımız da tamamen bu duyguların yerende olmadan ve kontolden çıkması ile gercekleşir. Zira bizi aldatan şey farklı bir forma girip bize farklı görünmemektedir. Bizler kendi duygu kontrolümüzü yeteri kadar yapamadığımız için olayı veya metaları farklı renk tonlarında algılamaktayız. Konuya en bariz hali ile aşkı örnek verecek olursak karşımızda olaylar bütün çıplaklığı ile aslında durmakta iken bizler sevgi ve arzu duygularının kontrolsüzce kullanımı neticesinde gerçek tamayı görememekteyiz. Oysaki bu duyguları yeteri kadar kullanan 3. sahışlar olayı bütün çıplaklığı ile yorumlyabilmekte idiler. Sonuç olarak hangi aldanış olursa olsun bakarsak hep altında kontrolden çıkmış bir duygu kalemini görmekteyiz.
En İyi Cevaplar