Sevmek, erkek icin muma ates olmakdir... kadin icin ise yanan atese dokunmakdir. Kadin ince narin bir mumdur, erkek ise ates. Askda mumun atesle gecenin karanligini aydinlatisidir. Mumla Ates birbirini tamamlar... tipki erkekle kadinin sevgileri biribini tamamladigi gibi.
Aynen oyle abi, asil sonsuz ask o, keske bu yalniz gonullerimiz eskilerdeki gibi imanla dolu olsa, masum cocuklar olsak belki ozaman anlariz gercek aski, kimbilir belki ozaman anlariz sevmeyi yaratanin sonsuz guzelligini.
Yaratanı hangi kelimelerle tanımladığımız, kendimizi nasıl gördüğümüze ayna tutar. Şayet, Allah dendi mi öncelikle korkulacak, utanılacak bir varlık geliyorsa aklına, demek ki sende korku ve utanç içindesin çoğunlukla. Yok, eğer, Allah dendi mi evvela aşk, merhamet ve şefkat anlıyorsan, sende de bu vasıflardan bolca mevcut demektir.
Mumun kendisi olmak.. Atesinin o olmasi onun varligi icin eriyebilmektir aşk. Mum gibi erimek, şekillenmek, kendinden ödün vermek de olsa mutluluğu onunla bulmaktır.
Sevmek aslında sevdiğin birine ateş olup ışık saçarken, ışığı kendini yakarak oluşturmaktır. Yani aslında mumu yaptıktan sonra, çakmağın kapatılması gibidir.
Mum gibi erimiyorsa insan, yanıyorum dememeli. Yanmaktan korkuyorsa kişi, aşk kapısından girmemeli. Ya kor yürekli olmalı insan, ya da kor barındıracak yürekli.