Birini çok sevdim. Belki bir gün karşısına çıkar bu bilmiyorum. Ama kimseye anlatamamak benim cehennemim oluyor artık. Ayçiçeğinden, mavi çiçeğinden sana. Burada tanışmıştık biz nereden bilebilirdik ki bu kadar derin bir şey yaşayacağımızı. Hep biliyordum bir şeylerin eksik olduğunu ama kendimi koruyamadım uzak tutamadım sevdim seni. Birkaç ay sonra aslında sözlü olduğunu öğrendim. Kalbimi gerçekten ele geçirdikten sonra fakat sorun şu ki onun da bana gerçekten çok aşık olduğunu biliyordum. Ne zaman gitmek istesem izin vermedi hep bir yolunu bulacağını söyledi kavuşmamız için. O kadar bağlıydık ki birbirimize sanki kader ipiyle. Birbirimizin ruhunu tamamlıyorduk. Bazı karşılaşmalar sadece yolların kesişmesiyle olmuyor bazen. Biz birbirimize aittik ve zaman bir yolunu bulup bizi bir araya getirecekti. Kalbinin her zaman tamamen bana ait olduğundan o kadar emindim ki. Gözler yalan söyler mi? Öyle bakardı ki bana sanki içinden bir şeyler giderdi bakarken. Dünya üzerinde milyarlarca insan varken biz bulmuştuk işte birbirimizi. Bir sebebi vardı bulmamızın. 25-26 yaşımıza kadar kimseye hissetmediğimiz bir şeydi bu ikimiz için de. O bana şiirler okurdu ben onu içim giderek dinlerdim her seferinde. Seni gördüğüm, kokunu içime çektiğim ilk an sanki dünya durmuştu. Seni öptüğüm ilk an tüm dünya susmuştu sanki. Kalbim sakinleşmişti, evimi bulmuştum. Evet bu eve varmak gibi bir şeydi. O 24 saat o kadar hızlı geçmişti ki seninleyken. Hep izafiyet teorisini anlatırdın bana. Her zaman 5 dakika aramalarımız 2 saati bulurdu en az. Ne derdin olsa ilk bana gelirdin. Çünkü bilirdin seni en iyi ben anlarım. Ben hissederim. Sana demiştim ya hani söz veriyorum bir gün yanımda olmasan bile ben seni hep hissedip hep anlayacağım. Sevgilim… bizimki ruh bağıydı. Hani demiştin ya sanki seni öperken ruhum öptü dudaklarım değil diye. Öyleydi işte. Biz birbirimizin vatanıydık hani öyle derdin. Birbirine bu kadar derin bir aşkla bağlı olabilmek nasipti, herkesin tadamadığı bir nasip. Ve bize nasip olmuştu bu. Konuşmadan anlaştık her zaman seninle ve bu verilmiş en büyük lütuftu bizim için. Bizim Outlander’ımız bu da derdin hep. Evet öyleydi zaman geçer mekanlar değişir insanlar değişir dünyalar değişir. Ama bizim ruhlarımız hep birbirine ait olacak. Sen kalbimin en korunaklı köşesinde kalacaksın hep. Başka bir evrende başka bir ihtimalde belki yan yanayızdır. Belki orada çocuklarımız olmuştur. Biz hep birbirimizin dizinin dibindeyizdir. Bu kadar aşık olduktan sonra ve bana geleceğinden kalbimde asla şüphe olmadan inandığım anlardan birinde aslında evli olduğunu söyledin. Yine kızamadım basiret mi bağlanır ne olur insana artık. Kurtulmak için bir yol aradığını kalbinin ruhunun bana ait olduğunu anlattın. İnsan aşık olunca tüm hataları affedecek bir sebep ararmış sanırım. Son gün o telefonu açıp her şey bitti deyip bana geleceğini düşünmüştüm çünkü sen beni hep buna inandırmıştın. Sen benimdin ve öyle kalacaktın. Hiç bilsem sever miydim bilsem hiç yaklaşır mıydım sana? Biliyordun ya ondan saklamıştın. Hep sen bana aitsin biz birbirimize aidiz nerede olursak olalım derdik. Ben senin kalbini bilirdim senin dilinden ne çıkarsa çıksın. Eğer bir gün yan yana olamasak da ben sana 30 sene sonra bir köşede hep şiir yazardım diyordun. Yazma sevgilim. Hepimizin her şeyi öğrendiği o son gün. Telefonda bir daha beni arama, ben sana yalanlar söyledim seninle oynadım ben karımı seviyorum seni değil dediğin an. Dünyam da o an seninle birlikte karardı. Yalvarmıştım sana ne olur korkma biz her şeyle savaşabiliriz birlikte diye. Ama kalbinle nasıl savaşabilirdim ki. Bildiğim tek bir şey var ki o da ruhun hep benimle olacak. Nerede olursan ol. Sen bizim için savaşmaya cesaret edemesen de ben seninle tüm dünyanın karşısında durabilirdim. Keşke her şeyde dürüst olabilseydin ve benimle oynamasaydın. Senin o bir çırpıda söylediğin seni hiç sevmedim senin için yuvamı dağıtamam sözü beni kırk yerimden bıçakladı belki. Tek dileğim şu ki rabbim beni kalbine öyle bir mıhla saplasın ki oradan asla çıkmayayım. Yine biliyorum cesaretin olmadığı için bunları dediğini çünkü sana hep derim ben senin sen konuşmasan da içinden geçenleri bilirim. Göğe Bakma Durağı “66. Sayfa” ve “Sonsuz ve Öbürü” şiirlerini bırakıyorum sana o sayfaların çizdiğim satırlarını. Merak etme bana emanet ettiğin her şey yerli yerinde. Ve bir gün cesaret edip bana gelemesen de şayet bir yerlerde içinde hep benim olduğumu bileceğim. Kader bizi serçe parmaklarımızdan birbirine bağladı ve o ip hep kalacak.
Güncellemeler
8 gü
Başka bir evrende ufak ellerim hep iki parmağını avuçları arasında saracak. Sen akşam güneşi gözlerime vururken orada yine gözlerimi izliyor olacaksın. Hoşçakal bu sana son vedam. Ayçiçeğin.
Aşk İlişkileri
Bebek Bakımı
Cam Cilt
Üniversite Tercih
Gündem
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer