Aşk yok ya da ölmedi. Aşka olan inancı yok eden şeyler insanların deflarca bu sözler ile kandırılması inancını mı kaybettirdi?

Şikâyet ettiğimiz bu aşk sevgi samimiyetsizliği, güvensiz dünyayı uzaylılar gelip oluşturmadı.

Omurgası olmayan eklem bacaklı sınıfından akrep örümcek zihniyetli insanların, aşkın en kutsal cümlelerinin hiçbir maliyet ödemeden internetten 10 adımda karşındakini kendine âşık et diyenlerin bir beğeni ile kazandığı sorumsuz insanlar tarafından işportaya düşürülmesi etkidedir.

Gidin aynanın karşısına geçin ve dürüstçe sorun kendinize...

-

"Ben, şimdiye kadar kaç kişi ile flört ettim ve kolayca söylediğim o devasa laflarla kaç insanın güvenini katlettim? Kaç kişiyi beni tanıdığı ilk güne pişman ettim?" diye sorma cesaretiniz var mı?

Aşk; ayağı yere basmayan, içi boş yeminler savurmak değil; karşı tarafa "Ben buradayım ve sözümün arkasındayım" hissini verecek o sarsılmaz duruşa sahip olmaktır.

Aşkı, insanlara ansiklopedik zihinlerin anlattıkları zannettiği gibi "içte hissedilen kelebekler, dopamin salgısı veya geçici tutku dalgalanmaları" değildir. Hisler değişkendir, rüzgâra göre savrulur.

Aşk; bir his değil, bir DURUŞ meselesidir.

"Aşk; karşı tarafı onu ne kadar çok sevdiğine inandıracak ve güven verecek duruşta olmak, buna önce kendisi inanmaktır."

Aşk yok ya da ölmedi, ama eskisi gibi değil çünkü aşkın dilini kullananlar o kelimelerin itibarını zedelediler, katlettiler, kirlettiler, güvensiz bir hale getirdiler. Sorun aşkta değil, sorun size aşkım diyen insanda.
Bugün sokağa çıkın, kime dokunsanız aynı ezberlenmiş ahı duyarsınız...

Bu devirde aşka güvenilmez..."
"İnsanlar artık sevmiyor, her şey sahte..."
"Ben artık aşka inanmıyorum."

Ne kadar da masum, ne kadar da trajik bir mağduriyet duruşu, değil mi?

Şimdi gelin, o mağduriyet maskesini bir kenara çekelim

"Aşka inanmıyorum" diyenlerin büyük çelişkisi
Aşka inanmadığını, kimseye güvenmediğini söyleyen bir insan; nasıl olur da bir gün sevdiği birisine hiç utanmadan, duraksamadan şu aşkın sevgi dili ile ömürlük vaatleri söyleyebilir?

"Seni her şeyden çok seviyorum."
"Senden başkasını asla sevemem."
"Sensiz yaşayamam..."

Ateist olduğunu söyleyen birisinin ettiği yeminin bir karşılığı var mı?
İnancını yitirmiş bir zihnin sözlerinin itibarı var mı? Aşk sevgi yeminleri etmesindeki bu hafiflik nedir?

Aşka inanmadığını beyan eden kişi, bu cümleleri bir adanmışlık veya sorumlulukla söylemez. O cümleler, sırf o anki kârı taraftan alacağını bedavaya getiren pazarlığı kurtarmaya çalışmak, karşı tarafı ikna etmek ve konfor alanı satın almak için kullanılan otonom bir maymuncuktur.

Her kapıya aynı maymuncukla giden bir adamın ya da kadının elindeki o laf, artık bir yemin değil; ucuz bir taktik aygıtıdır.

Hiçbir maliyet ödenmeden, zamana yayılmış bir tutarlılık gösterilmeden bol keseden dağıtılan büyük laflar.

Televizyon dizilerinden, sosyal medyadaki "internette her yerde 10 adımda karşı cinsi etkileme yöntemleri" duygu tacirleri tüccarlarından öğretilenler; aşkı yaşamazlar, aşkın dilini kandırmak için kullanırlar.

Eskiden ömürlük senedin altına atılan bir imza olan "Senden başkasını sevemem" cümlesi; bugün her masada, her geçici hevesin yanında atıştırılan bir meze haline gelmiştir.

Aşkı ana yemek olmaktan çıkarıp pavyon masasında meze yapanlar; o cümleleri bol kepçe lokantasından önüne gelene dağıtanlardır.

Ve günün sonunda ne olur biliyor musunuz?

O kelimelerin defalarca harcandığını, sahtekârlıkla tüketildiğini gören insan; altıncı kişiden aynı cümleyi duyduğunda heyecanlanmaz. Tek bir şey söyler...

"Ohooo, senden önce bana bu lafları edenleri maziye çok gömdüm ben..."

Çünkü gömülen şey ne aşktır ne sözleridir; o insanlarla birlikte kelimelerin itibarı ve inancın güvenin de yok edilmesidir.

"Bana aşkı anlatma, bana güveni anlat!"
10 defa aynı otonom nakaratı dinleyip yarı yolda bırakılan bir zihin, en sonunda romantik bir enayi olmaktan çıkar; rasyonel bir denetçiye dönüşür.

Artık ağzını boşuna yoran süslü laflara karnı toktur. O insan karşısındakine şunu haykırıyordur.

"Bana aşktan, meşkten bahsetme! Bana GÜVENİ anlat. Sende güvenin tanımı nedir? Ağzından çıkan o devasa lafın rasyonel maliyetini ödeyecek omurgan var mı? Yoksa sen de o mezarlıktaki diğer otonom ezberciler gibi ilk virajda yoldan çıkacak bir piyasa ürünü müsün?"

Sevginin rasyonel karşılığı süslü laflar değil; zamana yayılmış tutarlılık, risk alma ve maliyet ödeme kapasitesidir.

"Seni seviyorum" demek maliyetsizdir (0 TL, 0 emek). Ama ben aşka inanmıyorum diyenin de ağzında

Aşk yok ya da ölmedi. Aşka olan inancı yok eden şeyler insanların deflarca bu sözler ile kandırılması inancını mı kaybettirdi?
Cevapla