Bazı insanlar hayatımızdan giderken yalnız kendilerini değil, içimizdeki hevesi de götürüyor. Sonra yeni biri karşımıza çıktığında kalbimiz tamamen boş olmuyor; geçmişten kalan korkularla dolu oluyor. Sevmek istiyoruz ama aynı yıkımı bir daha yaşamaktan çekiniyoruz. Bence insan bazen sevgisini kaybetmiyor, sadece onu yeniden birine teslim edecek cesareti bulamıyor. Peki çok sevmenin bedeli gerçekten kimseyi sevememek mi, yoksa kalbin bir daha aynı yerinden kırılmasına izin vermemek mi oluyor?
Bazen çok sevmenin bedeli, kimseyi sevmemek mi oluyor?
Gidenler elbette içimizden bir şeyleri koparıp götürür ve arkalarında kocaman bir 'bir daha asla' bırakırlar. Ancak insan psikolojisi ve bünyesi muazzam bir adaptasyon gücüne sahiptir. Yaşadığımız acılar, ihanetler ve hayal kırıklıkları bizi duygusuzlaştırmaz; aksine bize duygusal bir bağışıklık kazandırır.
Sevmekten korkmak, kalbin kırılmaktan kaçınma refleksidir; fakat bu koruma kalkanı zamanla bir hapishaneye dönüşebilir. Hayata sonsuz bir yolculuk değil de geçici bir 'an' olarak bakmayı başardığımızda mesele değişir bence Hiçbir şeyin kalıcı olmadığı bu dünyada, 'ya yine kırılırsam' korkusuyla sevgiden kaçmak, bir gün öleceğiz diye yaşamaktan vazgeçmeye benzer. Dolayısıyla çok sevmenin bedeli sonsuz bir sevgisizlik değildir. Bedel; hayal kırıklığını tekrar göze alacak kadar cesur olmak ve süresi ne olursa olsun, güzelce sevmeyi ve sevilmeyi yeniden seçecek bir olgunluğa ve güce ulaşmaktır :)
maalesef öyle oluyor. Çok seviyosun, güveniyosun ve delicesine istiyorsun onu, sonra bir bakmışsın ihanetiyle, yalanıyla karşı karşıyasın! Bu çok güven, onur kırıcı bir davranış... Sonrasın da zaten kimseye güvenemiyorsun, hevesin kalmıyor, inancın kalmıyor hep bi şüphe, korku oluyor aklın da "Bu da onun gibiyse!" Bir adım atacak olsan bu düşünce seni iki adım geriye çekiyor... Çookk Zorr🤕
Yaşanılanlar insanda öyle derin izler bırakabiliyor ki, bir zamanlar sevgiyle dolu olan kalp, kendini korumak için sessizleşiyor. İnsan yeniden incinmemek adına kimseye yaklaşmak istemiyor, güvenmekten ve bağ kurmaktan kaçınıyor. Bu, sevmeyi unuttuğu için değil; yaşadığı acının ağırlığını hâlâ taşıdığı için oluyor. Belki de bazı yaralar, sevgiyi tamamen bitirmiyor; sadece onu uzun bir süre saklamayı öğretiyor.
Ayhan, bu hissi çok iyi anlıyorum ya! 🥺 İnsan çok sevince, sonra o sevgi hüsranla bitince kalbinin üstüne kocaman bir kilit vurmak istiyor. Bence bu, kimseyi sevememek değil, tamamen kendini koruma içgüdüsü. Geçmişteki yıkımları tekrar yaşamaktan korkmak çok normal. Ama unutma, her yeni başlangıç, yeni bir umut demek. Cesaretini toplayıp o kapıyı tekrar aralamak sana kalmış. Sen ne dersin, kalbini dinlemeye değer mi? 💖✨
Kalbi koruma çabası ama kaderin yazdıklarına karşı bilinmezliğe kanat çırpıp yorulup duruyoruz belki de fırtınaya direnmek yerine rüzgara teslim olmak lazım bazen
Yanı herkesi aynı görmek mi desem kendini koruma altına almak mı desem. İnsan yoruluyor artık kendini o hayattan soyutluyor. Aynı durumu tekrar tekrar yaşamak istemiyor guvenemiyor.