İçini boşaltırcasına öfkeli şeyler söylüyor sevgilisine. Bilmiyorum onun etkisi mi ama kendi ilişkimde de kavgalar arttı. Böyle anlatılınca kötü enerji mi siniyor?
1 ay
İçini boşaltırcasına öfkeli şeyler söylüyor sevgilisine. Bilmiyorum onun etkisi mi ama kendi ilişkimde de kavgalar arttı. Böyle anlatılınca kötü enerji mi siniyor?
Cevap
2Cevap
Bu durum bazen Kuşkunun potolojiye dönüşümü şeklinde bir iz bırakabilir. Belirli bir yerden sonra beyniniz kendi ilişkinize yönelik benliğinizde hipervijilans lar yaratabilir. Tabiki bu durum sizin bilişsel durumunuz ilede yakından alakalı.
Bu konular hakkında bilginiz var anlaşılan peki bir şey daha sorabilir miyim? Kuşku olayı bende çok var, nasıl bırakacağım
Kuşku haklı gerekçelere dayanmıyor ise bu durumda patolojik bir kuşkudan bahsedilebilir. Eğerki haklı gerekceleriniz var ise bu durum patolojik değildir ancak brakacağı izler patolojik olabilir. Örneğin hiç bişey yokken eşim geç kaldı acaba beni aldatıyor dersen bu patolojiktir. Ama sürekli bir geç kalma ve farklı olgularla bunların desteklenmesini bir sorun olarak görmemek gerek. Nihayetinde kuşku her neyden kaynaklanırsa kaynaklansın sizi bir hipervijilans döngüye itiyorsa bu noktada müdahale edilmesi gerekli yerler vardır. hayat boyu hep kuşkularda haklılığı yaşadıysanız artık asırı hassas rutubetten nem kapan bir halede gelebilirsiniz. bu durum haklı çıkmanın patolojisi olarak eli alınmalı. Bu kısa özetten sonra sana tavsiyem kuşkularda haklılığın kadar yanılgılarınında aklında kalmasını sağla. Bak yanılmışsın çünkü su şu noktalarda panik yapmışsın şeklinde kendinde telkinlerde bulun. aşırı kuşku nasılki deneyimler ile oluştu ise kuşkudan kurtulmanın yoluda deneyimlerdir. bir diğer konu ise kuşku herşeye herkese karşımı yoksa belirli olaylar ve kişilere karşımı. belinli olay ve kişilere özgü kuşkuda kuşkuculuk değil güvensizlik söz konusu olabilir. aslında bu noktalara net yorum yapabilmek için hikayenizi yasam tarzınızı bilmek gerekli ancak en yüzeysel hali ile durum böyle. Unutmayınki psikolojimizi ve davranışlarımızı bozanda düzeltende edinimlerimiz ve deneyimlerimiz dir.
Kuşku konusunda farklı bi yaklaşımınız var. Ve bu hoşuma gitti. Mantığıma yattı. Çünkü her kuşkulandığımız şey gerçek olmuyor. Yanıldığım da çok oluyor. O an vesvese yapıp, düşündüğümün tam tersini yaşadığım oldu.
Son zamanlarda kişisel gelişimcilerin artmasıyla değim yerinde ise at izi ile it izi birbirine karıştı. Herkes birşeyler söylüyor ama ortada tek bir gerçek varkı onu gözden kaçırıyorlar. Her olay ve olgu kendisine özgü parametreler içerir ve hiçbir olay birebir başka olgu ile eşleştirilemez. Ana hatlar benzer olabilir ama olgunun karakterini belirleyen detaylardır. Bir insan düşünün farkındalığı yüksek ve hayatı boyunca şüphe ettiği herşeyde veya büyük oranda haklı çıkmış. Şimdi bu insana siz kuşkuculuk yapıyorsun derseniz gözlerini kör et aptal ol demiş olursunuz. Ama kaygısal bir korku kişiyi bir savunma mekanizması olarak aşırı tetikte bir hale sokarsa bu noktada kişinin kuşkuda tehdit eşiği bayağı aşağıya düşer. Kücük alayları dahi birçok şeyle eşlestirip kuşkusunda haklılıkğı kanıtlamaya yöneltir. İste bu hipervijilansın ilk oluşum aşamasıdır.
Gerçek patoloji bunoktadadır yani kuşku etmekte değil. Gercekte kuşku bir koruma mekanizması ve farkındalığın sonucudur. aşırılığı kaygı ve edinemsel deneyimsel geçmişin yarattığı inanç sisteminin evrilmesindeki aşırı hassasiyettir. İnsanlar anılarında dip ve tepe noktaları hatırlarlar. En büyük sevinçleri ve üzüntüleri hatırlarken ara olgular belleğimizden daha kolay silinir. Ve zamanla bu daha önce olmuştu yine olacak şeklinde bir tetikte olma hali gelişir. bir zaman sonra ise bu şurada olmuştu burada da olacaktır şeklinde bir şeyir ile yayılır. ama savunma mekanızmamız yanılgılarımızı bize fazla hatırlatmaz çünkü yanılgılar bir tehdit yaratmamıştır savunmanın maksadı tehdidi önlemek olduğundan genelde haklı çıktığımız kuşkuları hatırlarız. Ve kuşkulandığımız zaman kendimizi kuşkudaki ispata odaklar ve sadece kuşkuyu doğrulayacak olgulara odaklanırız. buda dahada büyüyen bir kuşku hali üretir. Hipervijilans gercekten çok zor bir olaydır. birçok distrasyonlara kapı aralar. Bence şunu yapmalısın. Sakın kendine bençok kuşkucuyum diyerek polyanacılık yapma. Çünkü kuşku güvenin olmadığı yerde var olur ve güven baştan var olan değil yaşanan deneyimlerle inşa edilen bir olaydır. Önçce kendine sakin kalmayı öğret. Birşeyden kuşkulandığında ilk olarak bilincin zaten kuşkuyu destekleyecek tüm parametreleri otomatik toplayıp onlara odaklanacaktır. bu noktada harekete geçme. kendine biraz zaman anı. Bir süre bekle sakin kal ilk korku panik yıpranma halleri bi sönümlensin. .
Ardından daha sakin bir dönemde şunu kendine sor. Peki bunun bu kuşkunun böyle olmama ihtimalleri nelerdir. bunlara odaklan. sonra gözlemlemeye geç. hangisinde haklısın. bu sana zamanla doğru kuşku ve aşırı tetiklenmiş kuşkuyu ayırmayı daha iyi kavratacaktır. ve artık insanlar ve olaylara güveni kazanmak için sessizce onların eğlemlerinden sonuçlar üreterek karar verebilir hale geleceksin. bu noktada mantıklı analizi sakinken yapabilmeyi ve tüm durumları analize katabilme yeteneğini benliğine kazandırmış olacaksın. Kuşkularında haklı çıktığın insanlar artık güvenilmez insanlar olarak etiketlernecektir. Etiketlenmelidirlerde. Bu insanların tekrar güvenilir hale gelmeleri için bazı eylemsel kanıtlayıcı davranışları sergilemelerini beklemek doğal ve insani mantıki bir haldir. Öz çümle kuşku patolojikmi değilmi bunu ayrıştırmak önemlidir. Etrafında sosyol medyada kitaplarda vs bu kadar kuşkucu olma diyenlere kulak asma. Seni bundan kurtaracak olanda olgulardan koruyacak olanda mantığın ve gözlemindir. Gözlem ve tahminlerinin gerçeklerle ne kadar uyustuğunu herzaman analiz et ve hatırla
Genelde etkiler. Bir çok kız kankalarının laflarını dinlediği için en temiz ilişkilerini kaybetmiştir...
Ya onlar nişanlanacaktı haziranda kavga ettiler şuanda ayrılar ama her an barışabilirler de her ilişkide olan şeyler ama öfkeyle konuşuyor acaba ben de ondan etkilenip ilişkim olumsuz mu etkileniyor
İnsanlar zaman zaman kötü zamanlar yaşayabilir. Benim de bu tür zamanlarım oldu ama beni anlayan olmamıştı 3 yıllık ilişkim bitti. Ben kimseyi dinlemedim o dinledi sonuç 4 yıldır yalnızlık.
Ben alışığım sorun değil. Onun zaman zaman haberi geliyor.
Ne olursa olsun sevdiğinize destek olun eğer bir zorluğu beraber aşamayacaksanız da kimseye söz vermeyin. Bu hayatı siz yaşıyorsunuz başkası değil...
Bizimde 3 yıllık ilişki ama son günlerde sallantıdayız işte.
Açık konuşayım erkek gözüyle daha iyi bakarsınız. Sevgilim aldatmıyor, karakteri öyle sadık bi insan. Vaktinde babası annesini aldatmış bi kadın aldatılınca çocuklar ortada kalınca aldatmanın ne olduğunu çok iyi görmüş. Ve sadakatı seçmiş biri bu konuda Allahın izniyle güveniyorum. Beni seviyor ama maddi şartlar onu geriyor ve uzaklaşıyor kendini oyuna veriyor kafasını dağıtmak için bende ulaşamayınca yani özleyince hırçınlaşıyorum
Yani artık evlilik yoluna girmemiz lazım ama maddi olarak sıkışık işte. Ondan dolayı bu kavgalar kopuyor. Anlıyorum ama bi bakıyorum stresten kendi kabuğuna çekiliyor. Bende istiyorum konuşsun. Erkekler sıkıntıları olunca içine mi kapanır hep
Peki nasıl yapabilirim? Ben biraz tez canlıyım. Anlıyorum diyorum ama tez canlılıktan yanlış davranıyor olabilirim
Acele iş her zaman zarar iştir. Sakin olun öncelik ile Şunu düşünün Erkek arkadaşınızı kaybetmek size ne kazandıracak. Birbirinizi seviyorsanız zaten erken veya geç bir birinizin olacaksınız.
Su akar yolunu bulur sakin olun ve biraz da bazı şeyleri zaman a bırakın. Ekonomik olarak herkes kötü öyle bir zaman ki kimse gerçekten istediklerini yapamıyor.
3 sene acele mi? 3 senedir beraberiz. Bilmiyorum her şey ço zorlaştı hayatta
Umarım bi an önce maddi açıdan ferahlar. Ona göre yolumuza bakarız
Öyle tabiiki.. Sizin 3 yıllık ilişkiniz bitti peki hâlâ onu mu istiyorsunuz?
Ayrılma sebebiniz tam olarak neydi?
Benim iş yoğunluğum vardı ona eskisi kadar ilgi gösteremedim. Anlattım anlamadı sonra bir gün bana eskisi gibi bakmadığını gördüm bunu da anlattım o da artık beni sevmediğini söyledi Ben de bıraktım. Özet ile bu. Sonrasında tabi yavlardım iyi düşün diye ancak o sevmiyordu. Sevmeyen birine yapacak bir şey yok...
Ayyyy tövbe estağfirullah. Bizim duruma benziyor. Allah karşıma sizi mi çıkardı bilmiyorum yaşanmış örnek diye. Benimki ne zamandır işsizdi bulanıyordu, yeni buldu ama bu süreçte çok az konuşmaya başladık. Kafası dolu belli bende uzaklaştığını düşünüp içimde onu yok etmeye çalışıyordum. Kabullen artık istemiyor seni diye kuruluyordum. Ramak kalmıştı içimdekileri bitirmeye.
Ama gerçkten bekleyen kadın çok zorlanıyor. Siz sanıyorsunuz öyle çırpınıyor kendi çapında ama tehlikeli işte. Kadın öyle çırpınınca içinde bir şeyler bitmeye bakıyor. O da diyor beni anla diye. Anlıyorum ama bu ilgi vermesine mani değil. Diğer kzılar gibi de değilim o erkekle bu erkekle takılıp ilgi toplamıyorum. Tek o var yani. Burdan bile soru sorarken anonim soruyorum kimse dm den konuşmasın diye. Ona her türlü sadık davranıyorum.
Bizim uzak mesafe 🥲 görüntülü konuşurken gözlerinden sevgisini her şeyi hissediyorum. Ben bir şey anlattığımda gülümsemesinden belli oluyor. Ama son günlerde görüntülü konuşamıyorduk. İşte bende kuruldum.
Siz kadınlar sevgiyi fiziksel hissetmek istiyorsunuz. Biz erkekler hissedin istiyoruz sorun da burdan çıkıyor. Sevmek nedensizdir bazen bir bakışta bazen bir dokunuşta gizlidir. İlgi veremiyor diye sevmiyor anlamına gelmez bu her insan kendi dağını taşır sırtında kimin ki ağır bilemeyiz. Ama bir söz verildiyse de tutulmalıdır...
Evet fiziksel hissetmek istiyoruz ya da bizim için böyle jestler yapılınca sevildiğimizi hissediyoruz. Jest dediysem maddi değil, bi sözle bile olur. Düşünüldüğümüzü sevdiğimiz adamın dilinden duymak istiyoruz. Evet gerçekten siz de hissetmemizi bekliyorsunuz. Bugün daha dedim uzaktayız. ben nasıl anlayayım sen dilinle söylemedrn. O da anlaman lazım bunca zamandır beraberiz diyor.
Sizin tekrar bi araya gelme olasılığınız olabilir eğer evlenmediyse hayatında brii yoksa? İşte bunlara ne gerek vardı demi bi yanlış anlaşılma bı noktaya sürüklüyor insanı
Boşu boşuna sevgiyi yitirmenin bir anlamı yok dediğim gibi karar vermek 1 saniye ama o kararın sonucunu bir ömür boyu yaşıyorsun. her şey ilgi alaka sevgi de değil. Şunu anla onunla iken ne kazanıyorsun onsuz ne kaybedersin bunu tart ona göre hareket et. Sen sevilmek için mi seviyorsun yoksa nedensiz mi seviyorsun..
Kesinlikle karar vermek bi anlık oluyor bedeli bi ömür. Zaten biliyor musunuz bunun için kendimi tutmaya çalışıyorum keşke dememek için bizi yıkmamak için. Uzak mesafe ilişkisi inanılmaz zor, imtihan resmen. Hayır asla. Sevilmek için sevsem, burada kendi şehrimde birini bulurdum. Onu nedensiz seviyorum. O da beni nedensiz seviyor biliyorum.
Hiç öyle konuşmayan, ümitsiz olmayın. Allah karşınıza toprağınızı yeşertecek birini çıkarır elbet hiç bilemeyiz.
Kendinizi volkanik topraklara benzetiyorsunuz. Belkide öyle değildir. Şuanda böyle düşünmeniz normal biri sizi gelir ve tüm tabularınızı yıkar aşka tekrardan inandırır ve tamamına erdirirsiniz.
Peki yalnızlık güzel bir şeu mi?
Yalnızlık zor bence. Erkekler yalnız yaşayabileceğini hep söyler ama zor yani
İlişkiniz varken para biriktiremiyor muydunuz
Hep siz mi ödüyordunuz? O da vaktinde çalışıyormuş ya hani
İyi biriymişsiniz inşallah karşınıza iyi biri çıkar
Anladım siz bu şekilde yaşamak istiyorsunuz saygı duyuyorum. Çok teşekkürler, sorularıma yönelik fikirleriniz için de ayrıyeten teşekkür ederim.
Uzak dur
Neden?
İlişkini etkilemiş nedeni var mı
Güya kendi ilişkisi hakkında konuşuyor ama beni de dolduruyor
Sanki herkes aynıymış seninkine kötüymüş gibi senin kötülüğünü istiyor ilte basbayağı araya mesafe koy en iyisi
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?
Yapay Zeka Cevapladı
Bu durum inanılmaz normal, resmen duygusal bulaşma yaşıyorsun 😅 İnsan sürekli kavga, dram, öfke dinleyince kendi ilişkisinde de daha gergin, daha tetikte oluyor. Enerjin düşüyor, tahammül azalıyor, ufak şeyleri bile büyütmeye başlıyorsun.
Kız arkadaşını tabii ki dinle ama kendine de sınır koy. “Bu konular beni de yoruyor, biraz sakin konuşalım mı?” diyebilirsin. Sevgilinle bunu açıkça konuştun mu, ona da anlattın mı bu durumu? 💭💑