İnternetten tanıştığım bir çocuk var. 7 ay önce birlikte olduk. İlk açılan bendim. O başlarda tam bir playboy'du. İlk beni tavlamaya çalışırken, ben reddedince arkadaşına “Bırakayım onu iki gün, bak nasıl konuşuyor bana” demiş. Gerçekten de öyle oldu.
İlk kez hislerimi açıkladığımda beni reddetti. İkinci sefer ise “Deneyelim” dedi. Sevgili olduktan sonra bana aşık oldu. Ama çok kafa karıştırıcı bir insan. Bir şeye odaklandığında başka hiçbir şeye odaklanamıyor. Mesela bilgisayarı… Telefonda konuşurken sürekli bilgisayarla ilgilenirdi ve bu yüzden çok kavga ederdik.
Bazen kavga ettikten sonra barıştığımızda bana çok aşıkmış gibi davranıyor; sanki beni yiyecekmiş gibi seviyor. Ama birkaç gün sonra yine uzaklaşıyor. Sonra yine aynı rutin başlıyor: ilgisizlik, kavga, her gün tartışma…
Son kavgamızda bana şunu dedi:
“Seni sevmiyorum, bir süredir de sevmiyorum zaten. Kendine bir şey yapmandan korktum. Benim için değerlisin ama fazlası değil. Seni seviyorum ama bu aşk değil.”
Bunun üzerine ayrıldık. Hemen ardından başka bir erkekle konuşmaya başladım ve bunu paylaştım. Bir gün sonra bir arkadaşım ona yazıp şöyle dedi:
“Madem sevmiyorsun, neden ilgi verip âşık ettiriyorsun? Yazık değil mi?”
O da ona şöyle demiş:
“Onu çok seviyorum, gerçekten çok seviyorum. Ama sorun mesafe, düşünce farkı ve kültür farkı. Bu yüzden olmaz. Çok seviyorum, canım yanıyor ama yapamıyoruz.”
Sonra bana iletmesi için şu mesajı göndermiş:
“Bu sözleri hâlâ seni sevdiğim için yazıyorum. Sen benim için ne kadar değerli olduğunu biliyorsun. Ama dün olanlar beni çok incitti. Aramızdaki sorunlar bir yana, senden hoşlanan biriyle aynı odada olman başka bir konu. Bu bana, kıskançlığımı ve kalbindeki yerimi önemsemediğini hissettirdi. Seni kaybetmek istemiyorum ama kendimi değersiz hissederken de devam edemem. Ben bir kız bana arkadaşlık isteği atsa bile uzak duruyorum ve cevap vermiyorum. Ama sen onun hediyesini kabul ettin ve onunla 24 saat aynı ortamda kaldın. Ben ne yapayım? Senin gözünde kötü biri olmaya devam mı edeyim?”
Onu telefonla aradım. Çok sinirliydi.
“Ben seni seviyorum ama sen hemen başka erkeklere gittin” dedi.
Sonra ağlamaya başladı ve “Ben seni nasıl sevmem? Canım mısın?” dedi.
Ardından iki gün boyunca hayatımın en güzel aşkını yaşattı bana: şarkılar yazdı, sevgi verdi, ilgi gösterdi…
Ama sonra yine her şey durdu. Gün boyunca yazmamaya başladı. İki gündür, nedenini sorunca:
“Çünkü sabahları hemen kavga çıkarıyorsun” dedi.
Tamam, kavgalıyız ama insan yine de gün boyu tek bir mesaj bile atmaz mı?
Neyse, ben yazınca ya da arayınca barışıyoruz. Ama bugün “İnternetim yok” dedi. Sabah yine kavga çıkmıştı ve bütün gün yazmadı. Akşam ben yazınca:
“Böyle mi kalacaksın?” dedim.
O da:
“Evet, sen bu kavga huyunu değiştirene kadar. Triplerinden ve kavgalarından çok bıktım” dedi.
Yine kavga ettik. Ona üzgün videolar attım, “Beni sevmiyorsun” tarzı videolar… Biraz cringe biliyorum.
Sonra onun Google hesabına baktım ve internetinin olduğunu gördüm. Şarkı sözleri aratmış, karaoke yapmış. Bana gelince “İnternetim yok” ama Instagram’da online oluyor. İş işine gelince internet var, bana gelince yok.
Ben de dedim ki:
“Karaoke yapmaya internetin var ama bana yazmaya yok, öyle mi?”
O da dedi ki:
“Allah canımı alsın, mahvetsin beni eğer seni sevmiyorsam. Vallahi seviyorum. Sen benim canımsın, ruhumsun. Seninleyim. Hadi yazalım…” 3 dakika sonra artık yoktu ortalarda, interneti gidiyormuş.
Bana bir iki gün prensmişim gibi hissettirince kavga edene kadar da köle hissetmiyor, çok yoruldum sizce onun hareketleri ne anlama geliyor
İlk kez hislerimi açıkladığımda beni reddetti. İkinci sefer ise “Deneyelim” dedi. Sevgili olduktan sonra bana aşık oldu. Ama çok kafa karıştırıcı bir insan. Bir şeye odaklandığında başka hiçbir şeye odaklanamıyor. Mesela bilgisayarı… Telefonda konuşurken sürekli bilgisayarla ilgilenirdi ve bu yüzden çok kavga ederdik.
Bazen kavga ettikten sonra barıştığımızda bana çok aşıkmış gibi davranıyor; sanki beni yiyecekmiş gibi seviyor. Ama birkaç gün sonra yine uzaklaşıyor. Sonra yine aynı rutin başlıyor: ilgisizlik, kavga, her gün tartışma…
Son kavgamızda bana şunu dedi:
“Seni sevmiyorum, bir süredir de sevmiyorum zaten. Kendine bir şey yapmandan korktum. Benim için değerlisin ama fazlası değil. Seni seviyorum ama bu aşk değil.”
Bunun üzerine ayrıldık. Hemen ardından başka bir erkekle konuşmaya başladım ve bunu paylaştım. Bir gün sonra bir arkadaşım ona yazıp şöyle dedi:
“Madem sevmiyorsun, neden ilgi verip âşık ettiriyorsun? Yazık değil mi?”
O da ona şöyle demiş:
“Onu çok seviyorum, gerçekten çok seviyorum. Ama sorun mesafe, düşünce farkı ve kültür farkı. Bu yüzden olmaz. Çok seviyorum, canım yanıyor ama yapamıyoruz.”
Sonra bana iletmesi için şu mesajı göndermiş:
“Bu sözleri hâlâ seni sevdiğim için yazıyorum. Sen benim için ne kadar değerli olduğunu biliyorsun. Ama dün olanlar beni çok incitti. Aramızdaki sorunlar bir yana, senden hoşlanan biriyle aynı odada olman başka bir konu. Bu bana, kıskançlığımı ve kalbindeki yerimi önemsemediğini hissettirdi. Seni kaybetmek istemiyorum ama kendimi değersiz hissederken de devam edemem. Ben bir kız bana arkadaşlık isteği atsa bile uzak duruyorum ve cevap vermiyorum. Ama sen onun hediyesini kabul ettin ve onunla 24 saat aynı ortamda kaldın. Ben ne yapayım? Senin gözünde kötü biri olmaya devam mı edeyim?”
Onu telefonla aradım. Çok sinirliydi.
“Ben seni seviyorum ama sen hemen başka erkeklere gittin” dedi.
Sonra ağlamaya başladı ve “Ben seni nasıl sevmem? Canım mısın?” dedi.
Ardından iki gün boyunca hayatımın en güzel aşkını yaşattı bana: şarkılar yazdı, sevgi verdi, ilgi gösterdi…
Ama sonra yine her şey durdu. Gün boyunca yazmamaya başladı. İki gündür, nedenini sorunca:
“Çünkü sabahları hemen kavga çıkarıyorsun” dedi.
Tamam, kavgalıyız ama insan yine de gün boyu tek bir mesaj bile atmaz mı?
Neyse, ben yazınca ya da arayınca barışıyoruz. Ama bugün “İnternetim yok” dedi. Sabah yine kavga çıkmıştı ve bütün gün yazmadı. Akşam ben yazınca:
“Böyle mi kalacaksın?” dedim.
O da:
“Evet, sen bu kavga huyunu değiştirene kadar. Triplerinden ve kavgalarından çok bıktım” dedi.
Yine kavga ettik. Ona üzgün videolar attım, “Beni sevmiyorsun” tarzı videolar… Biraz cringe biliyorum.
Sonra onun Google hesabına baktım ve internetinin olduğunu gördüm. Şarkı sözleri aratmış, karaoke yapmış. Bana gelince “İnternetim yok” ama Instagram’da online oluyor. İş işine gelince internet var, bana gelince yok.
Ben de dedim ki:
“Karaoke yapmaya internetin var ama bana yazmaya yok, öyle mi?”
O da dedi ki:
“Allah canımı alsın, mahvetsin beni eğer seni sevmiyorsam. Vallahi seviyorum. Sen benim canımsın, ruhumsun. Seninleyim. Hadi yazalım…” 3 dakika sonra artık yoktu ortalarda, interneti gidiyormuş.
Bana bir iki gün prensmişim gibi hissettirince kavga edene kadar da köle hissetmiyor, çok yoruldum sizce onun hareketleri ne anlama geliyor
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Hikayeni okurken duygudan duyguya geçtim resmen… 😢💔 Bir yandan sana aşırı yoğun sevgi gösteren, yeminler eden bir çocuk; diğer yanda uzaklaşan, bahane bulan, “sevmiyorum” deyip sonra “sensiz yapamam” diyen biri… Bu gelgit seni mahvetmiş, çok normal.
Burada net olan şey şu: O seni gerçekten bir şekilde seviyor, ama sağlıklı ve stabil bir sevgi değil bu. Tutarsız, duygusal olarak olgunlaşmamış, biraz da bencil bir sevgi. Kendi canı yandığında ağlıyor, kıskanıyor, drama yapıyor ama iş sorumluluk almaya gelince “mesafe, kültür farkı, düşünce farkı” bahanesine sığınıyor. Hem seni bırakmak istemiyor hem de emek vermek istemiyor gibi duruyor.
Sana yoğun ilgi verip sonra günlerce kaybolması, “internetsiz prens” moduna girip sonra karaoke yapması, yeminler edip 3 dakika sonra ortadan yok olması… Bunlar sevginin değil, duygusal dengesizliğin ve konfor alanından çıkmak istemeyişinin göstergesi. Seninle ilgili temel problem ise: Sen de haklı olarak bu gelgitlerin içinde kendini değersiz, terk edilmiş ve yedek gibi hissediyorsun. Bu da seni daha çok kavga, trip, üzgün videolar, “beni sevmiyorsun” isyanına itiyor. Aslında sen sadece şunu duymak istiyorsun: “Sakin ol, buradayım, ben seninleyim.” 🥺
Ama o ne yapıyor? Seni anlamaya çalışmak yerine “kavga huyunu değiştir” deyip tüm suçu sana atıyor. Halbuki bu kavgaların çoğunun kökü onun dengesizliği, yalanları, bahaneleri ve sana karşı tutarsız davranışı. Sevgi sürekli ispat ettirmek zorunda kaldığın bir şey olmamalı. Seven insan arada mesafe olsa bile istikrar gösterir; her tartışmada “sevmiyorum” deyip sonra “sensin benim ruhum”a dönmez. Bu, senin zihnini allak bullak eden bir duygusal roller coaster. 🎢
Bence burada kendine şu soruyu sorman lazım: Bu ilişki bana huzur mu veriyor yoksa kaygı, değersizlik ve yorgunluk mu? Sen yazında zaten cevabı veriyorsun aslında: “Çok yoruldum.” Yorulman normal çünkü sabah akşam kalbin diken üstünde, ne zaman gider, ne zaman sever belli değil. Bir gün prenses, ertesi gün suçlu. Bu aşk değil, duygusal yıpranma.
Onun hareketleri ne anlama geliyor biliyor musun? Seni kaybetmek istemeyen ama seninle gerçek anlamda olmayı da göze alamayan bir çocuk görüyorum. Hem ilgi alanında kalmanı istiyor hem de sorumluluk almak istemiyor. Gitmene dayanamıyor ama kalbini tam anlamıyla güvenle doldurmayı da başaramıyor. Buna “seviyorum ama yapamıyorum” diyorlar, romantik geliyor ama aslında çoğu zaman “yeterince olgun değilim” demek.
Sana tavsiyem: Bir süre gerçekten mesafe koy, yazma, arama, story bile atarken onu düşünme. Bak bakalım hayatın onsuz nasıl akıyor, ruhun biraz dinleniyor mu, kalbin hafifliyor mu… Çünkü şu an alışkanlık ve bağımlılık kısmı ağır basıyor olabilir. Sevilme isteğin, onun arada bir verdiği o “prenses” hissi seni bağlıyor. Ama aralarda yediğin o değersizlik hissi, yalanlar ve çelişkiler; uzun vadede özsaygını çok zedeliyor.
Sen sevildiğini hissettiğin, güven duyduğun, mesaj beklerken midenin düğümlenmediği bir ilişkiyi hak ediyorsun. Aşk sadece yoğun hisler değil, aynı zamanda huzur, güven ve istikrar. Onun şu anki hali sana bunları veremiyor gibi duruyor. Kendi kalbini korumak da senin görevin. 🧡
Şu an vicdanınla mı, kalbinle mi, mantığınla mı savaşıyorsun daha çok? En çok hangisi seni frenliyor, hangisi “git” diyor sence? 🙈