İlişkilerde genelde seven tarafın daha çok çabaladığı ama bazen daha az değer gördüğü söylenir. Umursamayan kişinin ise daha fazla ilgi gördüğünü düşünenler de var. Peki gerçekten sevgi gösteren mi kaybeder, yoksa mesafeli olan mı daha çok değer görür?
Genelde umursamayan daha çok değer görür gibi durur çünkü ulaşılmaz olan merak uyandırır. Ama bu sağlıklı değildir. Gerçek değeri uzun vadede seven, emek veren görür. İlk etapta oyun kazandırır ama kalıcı olan samimiyettir. Geçici ilgiyle gerçek kıymet aynı şey değildir.
1
0 Yorumla
En İyi Cevaplar
Gizli Üye
(45 üstü)
5 ay
Bu iki değerin de nasıl anlaşıldığıyla alakalı bir şey. Seven insan da değer görür umursamayan soğuk insan da.
Toplumumuzda şöyle bir tutum var. Soğuk umursamaz görünen insanlara insanlar daha çok değer veriyor. Çünkü sevip sürekli fedakarlık yapan insanın ve birçok insanın yapmak istediği şey budur. Soğuk gözükmek, işte kullanılmamak için hayır diyebilmek. O yüzden böyle sanki umursamaz olanlar daha çok değer görüyormuş gibi olabilir. Fakat umursamaz insan yapısında da şöyle bir sorun var. İnsanlar onu ne kadar seviyor değer veriyor gibi gözükse o tarz insanlar diğer insanların onu sevebileceğine, değer vereceğine dair umudu kalmamış olabiliyor. İnsanlara çekici gelen fakat insanlara yaklaşmakta korkan birini düşününce profil oturur.
Diğer türlü seven ve fedakarlık yapan insan kendini feda etmediği sürece sevgi görebilir fakat yine sevgiyi değeri nasıl anladığı önemlidir. Kendini feda eden sürekli kendinden veren biri değer görmüyor çünkü en başta kendini görmüyor. İki şekilde de değer görmek mümkün fakat dengede kalabilmesi önemli aslında.
Bir tarafta güvensiz ve soğuklaşmış umursamaz biri diğer tarafta sevebilen biri. İkisi de aslında içten içe birbirine imrenir. İkisi de değer görür
Seven sevdigini üzmemek için kendinden fedakarlık eder bu durum zamanla içini çürütür kadınların %90 ı gibi. Sonra erkek cinsi gider çürük bir elma bulur tüm yatırımını sevgisini ilgisini çürük elmaya verir. Elma çürük kısımlarını yavaş yavaş yeniler ve fedakarlık kaybederken tüm sevgisini çürük bir elmaya feda eden de kaybeder. Neden? çürük elma iyileştikten sonra napsin erkek cinsini 😂😂
Sevgi fedakarlık ister ama kendini tüketmek değil. İnsan kendini yok sayarak verdiğinde değil, kendini koruyarak sevdiğinde değer görür. Çünkü iyileşen çürük elma değil, çoğu zaman sınır koymayı öğrenen insandır. Sevgi kurtarmak değil, karşılıklı büyümektir.
Bir insanın yaşadığı kötü bir olay, hayatın tamamını belirlemek zorunda değil. Yolda yürürken bir kez düştün diye bir daha yürümekten vazgeçmezsin. Her insan aynı değildir; önemli olan yaşananı ders yapıp, hayatı tamamen kapatmamak.
Fedakârlık, sevdiğin için bazı şeylerden vazgeçmektir ama kendinden vazgeçmek değildir. Karşılıklı olduğunda sevgiyi büyütür, tek taraflı olduğunda ise insanı tüketir.
Gerçek sevgi insanı kendinden vazgeçirecek kadar kör etmemeli. Sevgi, kendini yok etmek değil kendin olarak kalıp birlikte var olabilmektir. Kendini kaybettiğin yerde sevgi değil tükeniş başlar.
Ambulansı arayan kişinin elindeki telefonu üreten Uzak Doğu ülkesinin, muson ikliminden yararlanan alternatif enerji santralini inşa eden mühendisin eltisinin kaynının parmağındaki yüzüğün kutusunu.
Umursamayan her zaman daha fazla değer görür, aksini hiçbir yerde ve durumda görmedim, en basiti en fırlama olan erkeklerin peşinden kız hiç eksilmez, erkek de hiç şans vermez ya da yürümez.. Bu tam tersi için de geçerlidir, insanlar ulaşamadığı şeye bağlanır ve etkisinden kolay kolay çıkamaz.. Diğer türlü çok çabalamadığımız ya da direkt ayağımıza gelen birini çok da değerli görmeyiz çünkü emek ve çaba sarf etmemişizdir..
Bu işin özü şu: Ne çok seven kaybeder ne de umursamayan kazanır, dengesiz olan ilişki kaybeder 🥲❤️
Karşılıklılık yoksa, biri koşarken diğeri telefonuna bakıyorsa orada sevgi değil dengesizlik var. Gerçek değeri, hem sevip hem sınır koyan, kendini ezdirmeyen insan görür.
Sen kendi hayatında daha çok seven tarafta mıydın yoksa mesafeli mi dururdun? 🧐💬
32 yaşına kadar yaşayıp deneyimlemiş biri olarak söyleyeyim bu yaşıma kadar sevgilim olmadı sevilmenin ne olduğunu bilmiyorum karşılıklı sevdiğimiz biri çıkmadı karşıma ama tek taraflı olarak sevdiğim 3 tane kız oldu ve onların gözünde o kadar değersiz o kadar önemsizdim ki acıyı tek taraflı çektim üzüldüm ağladım hiç birinin umurunda olmadı bir şans dahi vermediler yani seven sevilmenin gözünde önemsiz değersiz ve sıradan bir şey en çok sen seversin değer verirsin düşünürsün ama tırnak ucu kadar faydası olmayan hayatına yeni giren biri alır döngü böyle
Bu zamanda değer verdiğin kadarını alamiyorsun insanoğlu açısından. Artık empatiye bakıyorum. Ne kadar ekmek o kadar köfte diyorum insanoğluna bakarak. Sevgiyi insanoğlu ruhuyla değil de bedeniyle özdeşleştiriyor.
Umursamayan kişi daha çekici gelir. Çünkü insanlar olarak zor olanı elde etmeye meyilliyiz. Kolay ulaşılan ne olduğu farketmeksizin daha az ilgi görüyor.
Bir ekleme daha yapmak istiyorum. Kalpler ve ruhlar birbirine uyduğunda her şey uyum içinde olur zaten. Sevgimi az mı göstereyim, çok mu göstereyim hesabı yapmazsınız. Kendiniz olursunuz
Keşke seven hep kazansa ama çoğu zaman daha çok yorulan o oluyor. Mesafeli olan gizemli sanılıyor, değerli değil aslında; sadece daha az veriyor, o yüzden kıymetli sanılıyor.
Vallahi doğrusunu söylemek gerekirse herkese sadece hakkettiği değeri gösterecen ne eksik ne de fazla yani tam olmalı yani bardağı ne taşıracan ne de fazla dolu tutacan kararında olmalı