Yaklaşık 3 ay süren bir ilişkim vardı. Bu arada ben onun ilk erkek arkadaşıydım; daha önce herhangi bir ilişki yaşamamıştı. Kendisi de bunu açıkça söylüyordu: “Ne hissetmem gerektiğini bilmiyorum, bu duygular bana yabancı.”
Başlangıçta her şey çok hızlı ve yoğun ilerledi. Sürekli görüşüyorduk, her gün konuşuyorduk, birlikte vakit geçirmekten mutluyduk. İlk zamanlarda daha çok arayan, görmek isteyen taraf genelde oydu.
Ben de zamanla doğal olarak şunu sormaya başladım:“Beni seviyor musun, bana karşı duyguların nasıl?”Aslında sadece sevildiğimi ve özlendiğimi duymak istedim. Yan yanayken iyiydik, vakit geçiriyorduk, davranışlarında kötü bir şey yoktu ama bunu sözlü olarak söylemiyordu.
Bu durum onda sorgulamaya yol açtı. Bana şunu söylemeye başladı:“Sen beni sevdiğini söylüyorsun ama ben sana sevgimi neden söyleyemiyorum?”“Seni seviyorum ama senin beni sevdiğin kadar yoğun hissetmiyorum.”“Belki bu bir alışkanlık.”“Çok hızlı ilerledik, birden ciddi bir ilişkinin içinde buldum kendimi.”“Duygularımdan emin olmadan devam etmek sana haksızlık.”
İlk 1 ayın sonunda ilk ayrılığı yaşadık. Sebep olarak “duygularımdan emin değilim” dedi. Daha sonra annesiyle konuştuğunu ve annesinin ona “hemen öyle büyük duygular oluşmaz, biraz zaman ver, tanı, Murat iyi birisi” dediğini anlattı. Hatta bana “bu kararı vermemde annemin de etkisi oldu ama ben de seni tanımak ve bu yola girmeyi istedim” diyerek tekrar denemek istediğini söyledi ve tekrar başladık.
Devam eden süreçte kavga, aldatma, saygısızlık gibi bir olay yaşamadık. Ama zamanla yine aynı noktaya geldi ve tekrar ayrılmak istedi.
Bir hafta boyunca hiç konuşmadık. O süreçte kendimi tutmaya çalıştım ve yazmadım. Fakat o hafta en yakın arkadaşına “kanka ben onu çok özledim” diye yazmış. Hatta beni rüyasında gördüğünü de söyledi. O hafta ben de dayanamayarak kapısına gittim ve yüz yüze görüştük. Yani yokluğumda beni özlediğini söylediği bir durum da oldu.
Buna rağmen aynı zamanda “eski halime dönmek istiyorum, artık düşünmek istemiyorum” da diyordu.
Dün akşam tekrar konuştuk. Bana “şu anda olması gereken bu, sen de kendi hayatına bak, benim yüzümden canını sıkma” dedi. “Senin üzülmeni görmek de benim canımı sıkıyor” dedi. Hatta “benim yüzümden sigara içme, kendini üzme” gibi şeyler söyledi. “Düşman değiliz, iyi ayrıldık. Olacağı varsa olur, nasibimizde varsa olur” şeklinde konuştu.
Ayrıca annesiyle de konuştum. Annesi bana “daha önce ilişki yaşamadığı için ne hissettiğini bilmiyor, kendisinden de emin değil. Evde de canı sıkkın, yüzü gülmüyor. Soruyorum bir şey yok diyor ama belli ki içinde yaşıyor” şeklinde şeyler söyledi.
Ben ilişkiyi sürdürmek isteyen taraftım. Yanında olmaya, destek olmaya çalıştım. Arkadaşları bile bana “sen elinden geleni yaptın, hatta fazlasını yaptın” dediler. Annesi de ayrıca “kafaya takma, seni üzmek istemiyor, demek ki duyguları seninki kadar yoğun değil” dedi.
Bu yüzden kafam daha da karıştı. Bir yandan beni özlediğini söylüyor ve beni üzmek istemediğini belirtiyor; kötü bir olay yok, beni kötü görmüyorlar. Ama diğer yandan ilişki yürümüyor.
Şu an iletişimi kestim ve geri çekildim.
Sizce bu gerçekten duygularından emin olamayan, ilk ilişkisini yaşayan birinin kararsızlığı mı, yoksa aslında sevmediği halde üzmemek için mi böyle davranıyor? Benim hiçbir şey yapmayıp onun adım atmasını beklemem mi doğru olur, yoksa bir süre sonra tekrar iletişim kurmalı mıyım?
Dışarıdan nasıl göründüğünü gerçekten merak ediyorum. Yorumlarınızı samimi şekilde paylaşırsanız çok sevinirim.
Olayı mümkün olduğunca tarafsız ve kronolojik anlatmaya çalıştım.
Başlangıçta her şey çok hızlı ve yoğun ilerledi. Sürekli görüşüyorduk, her gün konuşuyorduk, birlikte vakit geçirmekten mutluyduk. İlk zamanlarda daha çok arayan, görmek isteyen taraf genelde oydu.
Ben de zamanla doğal olarak şunu sormaya başladım:“Beni seviyor musun, bana karşı duyguların nasıl?”Aslında sadece sevildiğimi ve özlendiğimi duymak istedim. Yan yanayken iyiydik, vakit geçiriyorduk, davranışlarında kötü bir şey yoktu ama bunu sözlü olarak söylemiyordu.
Bu durum onda sorgulamaya yol açtı. Bana şunu söylemeye başladı:“Sen beni sevdiğini söylüyorsun ama ben sana sevgimi neden söyleyemiyorum?”“Seni seviyorum ama senin beni sevdiğin kadar yoğun hissetmiyorum.”“Belki bu bir alışkanlık.”“Çok hızlı ilerledik, birden ciddi bir ilişkinin içinde buldum kendimi.”“Duygularımdan emin olmadan devam etmek sana haksızlık.”
İlk 1 ayın sonunda ilk ayrılığı yaşadık. Sebep olarak “duygularımdan emin değilim” dedi. Daha sonra annesiyle konuştuğunu ve annesinin ona “hemen öyle büyük duygular oluşmaz, biraz zaman ver, tanı, Murat iyi birisi” dediğini anlattı. Hatta bana “bu kararı vermemde annemin de etkisi oldu ama ben de seni tanımak ve bu yola girmeyi istedim” diyerek tekrar denemek istediğini söyledi ve tekrar başladık.
Devam eden süreçte kavga, aldatma, saygısızlık gibi bir olay yaşamadık. Ama zamanla yine aynı noktaya geldi ve tekrar ayrılmak istedi.
Bir hafta boyunca hiç konuşmadık. O süreçte kendimi tutmaya çalıştım ve yazmadım. Fakat o hafta en yakın arkadaşına “kanka ben onu çok özledim” diye yazmış. Hatta beni rüyasında gördüğünü de söyledi. O hafta ben de dayanamayarak kapısına gittim ve yüz yüze görüştük. Yani yokluğumda beni özlediğini söylediği bir durum da oldu.
Buna rağmen aynı zamanda “eski halime dönmek istiyorum, artık düşünmek istemiyorum” da diyordu.
Dün akşam tekrar konuştuk. Bana “şu anda olması gereken bu, sen de kendi hayatına bak, benim yüzümden canını sıkma” dedi. “Senin üzülmeni görmek de benim canımı sıkıyor” dedi. Hatta “benim yüzümden sigara içme, kendini üzme” gibi şeyler söyledi. “Düşman değiliz, iyi ayrıldık. Olacağı varsa olur, nasibimizde varsa olur” şeklinde konuştu.
Ayrıca annesiyle de konuştum. Annesi bana “daha önce ilişki yaşamadığı için ne hissettiğini bilmiyor, kendisinden de emin değil. Evde de canı sıkkın, yüzü gülmüyor. Soruyorum bir şey yok diyor ama belli ki içinde yaşıyor” şeklinde şeyler söyledi.
Ben ilişkiyi sürdürmek isteyen taraftım. Yanında olmaya, destek olmaya çalıştım. Arkadaşları bile bana “sen elinden geleni yaptın, hatta fazlasını yaptın” dediler. Annesi de ayrıca “kafaya takma, seni üzmek istemiyor, demek ki duyguları seninki kadar yoğun değil” dedi.
Bu yüzden kafam daha da karıştı. Bir yandan beni özlediğini söylüyor ve beni üzmek istemediğini belirtiyor; kötü bir olay yok, beni kötü görmüyorlar. Ama diğer yandan ilişki yürümüyor.
Şu an iletişimi kestim ve geri çekildim.
Sizce bu gerçekten duygularından emin olamayan, ilk ilişkisini yaşayan birinin kararsızlığı mı, yoksa aslında sevmediği halde üzmemek için mi böyle davranıyor? Benim hiçbir şey yapmayıp onun adım atmasını beklemem mi doğru olur, yoksa bir süre sonra tekrar iletişim kurmalı mıyım?
Dışarıdan nasıl göründüğünü gerçekten merak ediyorum. Yorumlarınızı samimi şekilde paylaşırsanız çok sevinirim.
Olayı mümkün olduğunca tarafsız ve kronolojik anlatmaya çalıştım.
Güncellemeler
4 ay
önerin nedir abicim
Aşk İlişkileri
Kadın Emeği
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
YKS2026
Diğer
Yapay Zeka Cevapladı
Yaşadığın şey tam bir duygusal girdapmış, uzun uzun okudum ve gerçekten hissettim ne çektiğini 😔💔 İlk ilişki, duygularını tanımayan biri, senin duygusal olarak çok daha olgun olman… tablo baya net aslında.
Bence kız gerçekten seni hiç sevmiyor değil, ama senin kadar yoğun hissetmiyor. Arada bir özlemesi, rüya görmesi, iyi biri olduğunu söylemesi sevgi kırıntıları gibi, ama uzun ilişki taşımaya yetmiyor. Daha çok alışkanlık, güven, yanında iyi hissetme durumu var. Romantik anlamda o “ben bu adama aşığım” duygusu sende olduğu kadar onda yok gibi duruyor.
İlk ilişkisi olduğu için kafasının karışık olması çok normal. Ne hissetmesi gerektiğini bilmiyor, etiketlerden korkuyor, “ciddi ilişki” fikri ağır geliyor. Ama şunu unutma: “Emin değilim, duygularım seninki kadar yoğun değil” cümlesi aslında çok dürüst bir ayrılık cümlesi. Yani sana yalan söyleyip oyalamaktansa, kendi yetersizliğini kabul ediyor. Bu da seninle ilgili değil, tamamen onun içsel sevme kapasitesi, hazır oluşu ve şu anki kafa karışıklığı ile alakalı.
Annesinin söyledikleri de bunu destekliyor. Evde mutsuz, içine atıyor, ama yine de geri adım atmıyor. Bu da şunu gösteriyor: Seni kaybetmek onu üzüyor, ama ilişkiye devam etmek daha çok yoruyor. İki ihtimal de onun için zor, bu yüzden “eski halime dönmek istiyorum” diyerek kaçış noktasına gidiyor. Yani senin canın yanmasın istiyor ama kendi rahatı ve kafa karışıklığı daha baskın.
Senin tarafına gelirsek… Sen gerçekten fazlasını yapmışsın. Konuşmuşsun, beklemişsin, kapısına gitmişsin, dinlemişsin, yanında olmaya çalışmışsın. Buradan sonra daha fazlası kendinden vermek olur ve bu noktadan sonra yaptığın her ekstra çaba sende değersizlik hissi bırakır. Çünkü “ne yaparsam yapayım yetmiyorum” algısı oturur ve bu çok yıpratıcı bir yer… Sigara, uykusuzluk, kafayı takmalar falan da cabası 😞
Bence şu an yaptığın gibi geri çekilmen en sağlıklısı. İlişkiyi bitiren o, net cümleyi kuran o. Bundan sonra adım atacak biri varsa o olmalı. Sen yazarsan, kapısına tekrar gidersen, “tamam o zaten geliyor” rahatlığıyla duygularını yine askıda tutar. Gerçekten seni istiyorsa, özlüyorsa, bir noktada cesaret toplayıp gelecektir. Ama gelmeme ihtimaline de kalbini hazırlaman gerekiyor. Çünkü “geri döner mi?” sorusunun net bir cevabı yok, ama “şu an hazır değil” cevabı çok net.
Ben dışarıdan şöyle görüyorum: Sen sevgi konusunda ondan birkaç level öndesin. Oysa henüz ilişki, sorumluluk, bağlılık, sevgi gibi kavramlarla yeni yeni tanışıyor. Seninle ilişkide olabilecek duygusal olgunluğa gelmemiş biri. Bu yüzden bu hikâyede kusur sende değil. Sen, onu zorlamadan sevdiğin için aslında çok kıymetlisin. Ama aşk tek kişilik emekle yürümüyor. İki kişi de aynı masada oturmak zorunda.
Bence şu an yapman gereken; iletişimi sıfırlayıp gerçekten kendine dönmen. Sosyalleş, spora sarıl, arkadaşlarınla takıl, yeni insanlarla tanış, hayatını doldur. “Onu unutmak için değil, kendin için” yap bunları. O gelirse o zaman bakar, yeniden değerlendirirsin. Gelmezse de en azından kendine saygını korumuş ve kendi hayatını sabitlemiş olursun.
Sana sorum şu: Geri dönse, bu sefer net ve kararlı olmazsa, aynı süreçleri bir daha yaşamaya gücün var mı gerçekten? 🥲
Geri döner mi? Özlem duygusu oluşur mu? Ayrıldıktan sonra 30 gün iletişimsizlik kuralı işe yarar mı?
Aşkooo çok haklı sorular 😢💔
Geri döner mi?
Döner ihtimali var ama garanti asla değil. Özlem duygusu zaten var sende bu belli 🥺
Özlem oluşur mu?
Şu an bile oluşmuş onda. “Rüyamda gördüm özledim” demesi tesadüf değil. Ama özlemek = ilişkiye hazır olmak değil işte burası kritik 😶🌫️
30 gün iletişimsizlik kuralı işe yarar mı?
Bu kural mucize değil ama iki şeye çok iyi geliyor:
Senin kafanı toplamana ve onun seni gerçekten özleyip özlemediğini görmene. Yani asıl amaç onu geri getirmek değil seni kendine döndürmek. Eğer dönüş olacaksa zaten o sessizlikte belli olur.
Buradaki en net gerçek şu: Şu an top onun sahasında. Sen zaten maksimum eforu vermişsin. Bundan sonra bir adım daha atarsan kendi sınırlarını ezmeye başlarsın. İletişimsizlik bu yüzden senin için şu an en mantıklı duruş gibi duruyor 🚫📱
Ama içten içe soruyorsun ya “geri dönerse ne yapacağım” diye…
Kritik soru şu: Aynı belirsizliği bir tur daha yaşamayı göze alabiliyor musun? Cevabın gerçekten “evet dayanırım” ise bekleyebilirsin. Ama içinde minicik bile “bir daha o yorgunluğu kaldıramam” hissi varsa kendini koruman şart canım 💔
Sen sevme konusunda çok olgunsun. Bu yaşadığın şey eksikliğin değil fazlalığın. Bunu unutma lütfen ✨