Bu hafta üç kişiyle tanıştım. Hepsi benimle konuşmak istedi, görüntülü görüştük, güldük, sohbet ettik. Hatta biriyle kısa sürede hoşlanma gibi bir his bile oluştu. Ama birkaç gün sonra içimde garip bir şey oluyor:
“Tamam, artık biraz da o çabalasın, hep ben başlatmayayım.”
Bu düşünce geldikten sonra sanki bir duvar örülüyor içimde. O anda konuşma isteğim azalıyor, yazmak içimden gelmiyor. Eğer ben yazmazsam, o da yazmıyor. Ve bir noktadan sonra süreç tamamen bitiyor.
Garip olan şu: aslında ilgimi kaybetmiyorum. İçimde hâlâ tanımak, sohbet etmek, bağ kurmak isteyen bir taraf var. Ama sanki yazarsam bir şey kaybedecekmişim gibi geliyor. Bu yüzden duruyorum.
Bazen düşünüyorum, belki de hep ben çabaladığım için artık “karşı tarafın da bir adım atmasını” bekliyorum. Ama bu beklenti iletişimi kesiyor. Yine aynı döngü başlıyor: İlk günler samimi, neşeli, açık bir şekilde konuşuyorum; sonra bir anda uzaklaşıyorum, sanki duygusal bir el freni çekiliyor içimde. Bunu neden yaptığımı tam olarak çözemedim. Bir yandan gerçekten bağlantı kurmak istiyorum, ama diğer yandan kontrol bende olmayınca huzursuz oluyorum. “Ya fazla açılırsam ve karşılık göremezsem?” diye içten içe düşünüyorum.
Bazen de şöyle hissediyorum: Ben yazdıkça sanki değerim azalacakmış gibi geliyor. Sanki ilgiyi biraz geri çekmezsem “fazla isteyen taraf” olacağım. Bu düşünce yüzünden güzel başlayabilecek şeyler hep yarım kalıyor.
Tanıştığım kadınlara karşı nasıl davranacağımı, ne zaman yazacağımı kestiremiyorum. Sürekli benim yazmam mı gerekiyor?
1. Karşındakinin ilgisini ölç;Eğer sürekli sen yazıyorsan ve karşı taraf cevapları kısa, geç veya minimal ise, muhtemelen ilgi tek taraflıdır. Ama mesajlarına hemen veya ilgiyle cevap veriyorsa, senin yazdığın kadar onun da çaba gösterdiğini söyleyebiliriz.
2. Mesaj sıklığı dengesi:İlk aşamada her gün yazmak gerekmez. Genellikle 1-2 günde bir mesaj yeterli, karşı tarafın ilgisi doğrultusunda sıklık artabilir. Mesajların amacı sohbeti sürdürmek, karşılıklı ilgiyi göstermek olmalı, tek taraflı yük olmamalı.
3. Yazarken dikkat etmen gerekenler:Çok kısa veya sadece “Nasılsın?” gibi mesajlar, sohbeti canlı tutmayabilir. ortak ilgi alanlarından, gündemden veya önceki konuşmalardan hatırlatmalar yapmak, karşı tarafın yazma isteğini artırır. Mesajın tonu samimi ama boğucu olmamalı.
4. Beklemek ve geri çekilmek:Eğer mesajlarına cevap gelmezse, kendini zorlamadan bekle. Bir süre yazmazsan, karşındaki kişinin ilgi düzeyi de netleşir. Bu, oyunun bir parçası: “her zaman ulaşılabilir olmak” cazibeyi azaltabilir.
5. Kendi duygularına odaklan:Sürekli sen yazıyorsan ve bu seni strese sokuyorsa, dengenin sağlanması senin ruh sağlığın için de önemli. Karşındaki kişiye değer vermek önemli ama kendi değerini de korumalısın. Kısaca: Sürekli sen yazmak zorunda değilsin. Mesajlaşma, karşılıklı bir ritim bulmakla ilgilidir. İlgi tek taraflıysa, bunu fark etmek ve kendini üzmemek en iyisidir.
Biz kadınlar sohbet güzel ilerliyorsa kimya iyiyse ilgiyi severiz. Fazla isteyen taraf olmak böyle bir durum varsa kötü bir şey değil. Heleki sen bir erkeksin tam tersi ilgili olursan ve karşı taraf zaten senden hoslanıyorsa çok güzel ilerler tam tersini yaptıgın icin ilerletemiyorsun ilgisiz oldugunu dusunuyorlar.
Karşı tarafın adım atmasını da bekleme açıkçası. Biz kadınlar erkekten bekleriz ilgiyi de adımı da. Bir kadının zaten seninle hevesli, istekli mi konusup konusmadıgını anlarsın. Bu durumda zaten neden karşıdan bekleyesin ki? Kadın zaten ilgisini seninle konusarak belli ediyor gerisi sende...
Bu arada yakısıklı mısınız?
0
8 Yorumla
Soran
8 ay
Evet yakışıklı derler de bilmiyorum 183 boy 72 kg fotoğraf atabilirim
Ben sitede böyle bir şey paylaşınca site öne çıkartmış konuyu yani beğenilmiş konu bu kadar yorum geleceğini tahmin edememiştim iyi ki de gelmiş çok hoşuma giden yorumlar oldu
Bundan sonra ya bir şey ilk başta uyarak sohbete gideceğim ya da sohbete ilk başta girişim olmasa bile herhangi bir dalgınlık olabilir insanınız sonuçta. Nasıl konuşmam gerektiğini biliyorum artık iyi bir şekilde davranırım
Kadınlar sosyal medyadan erkeklere ciddiyet gözüyle bakmazlar öylesine duygusal boşluğunu doldurmak için konuşurlar en fazla çok çok istiyorsan o kişiyi senin peşinden koşman gerekir zira sosyal medyadan çok peşinde koşuluyor bir kızın zaten :)
hemen prenses erkek lafı yapıştırılmış.. klasik.. :) senin hissettiklerin çok normal. sürekli sen iletişim kurmaya çalışınca ya da çabaladığını hissettiğin zaman yeri gelince sen de bekliyorsun. gerçekten bana değer veriyor mu karşı taraf, konuşmak istiyor mu ya da benim için çabalayacak mı vs. düşüncelere giriyorsun. çünkü sürekli iletişim kurmayı sen istedin, karşıda da bu durum var mı diye bakıyorsun. bu gerçekleşmezse de ne kadar önemsizmişim deyip kestirip atıyorsun. bu herkeste oluyor. böyle olunca da hiçbir şey için çabalayasın gelmiyor. hissettiklerin normal.
sürekli yazmana da gerek yok. bunu hep sen yapıyorsan bir zahmet karşındaki de yapsın. yapmıyorsa düşünerek kendini yorma.
Ah, kafa karıştırıcı bir durum ama çok anlaşılır bir sıkıntı bu! İçindeki "hep ben mi çabalıyorum?" hissi o kadar doğal bir duygu ki. İlişkiler sonuçta karşılıklı bir denge üzerinde yürüyor ve iki taraf da ilgi göstermeli. Ama bence burada kritik nokta, kontrolü tamamen bırakmaktan korkman ve "fazla veren" taraf olma endişen. İlişkilere bu kadar kontrol odaklı yaklaşınca bazen güzel anların tadını kaçırabiliyoruz.
Mesela görsellerde de gördüğüm kadarıyla, onlar da aslında seninle iletişimde olmak istemiş. Karşı tarafın küçük sinyaller de verdiğini görebiliyorsun. Ama burada mesele, belki de biraz sabırlı olup, işin "oyun kısmına" kapılmadan, içinden geldiği gibi olabilmekte. 😊
Bazen iletişim kurarken "fazla açılmak" kaygısı, zaten doğal bağ kurmanın önüne geçiyor. Şöyle düşün: Çaba, bir ilişkiye enerji katar. Senin içten bir mesajın ya da jestin, o bağı başlatabilir. Ama dengede kalmayı da unutmamak lazım. Mesela aramayı içinden geliyorsa başlat ama “ben başlatıyorsam değerim azalır” gibi düşüncelerden uzak durarak, doğal bir şekilde ilerle.
Peki sence olay tamamen çabalayan taraf olmaktan mı, yoksa yeterince güvenli hissetmemekten mi kaynaklanıyor? Belki burayı biraz kurcalamalısın. 😊
Karşı taraftan görüntülü konuşma teklifi geliyorsa yakışıklı birisindir zaten. Seni anlıyorum, hep çabalayan tek taraf olmak yorucu ancak şöyle düşün; kadınlar bizim kadar kolay bağlanmıyor. Bizler, bize gülümseyen kasiyeri bile haftalarca unutamazken kadınlar için aşık olmadığı kimseler sıradan insanlardır. Pes etmek için aceleci davranıyorsun. Kızı önce kendine bağla, senden hoşlanmasını sağla, yüz yüze buluş, birlikte iyi vakit geçir. Güvenini ve sevgisini kazandıktan sonra o da çabalayacaktır.
Liseden beri ara ara sanaldan konuştuğum bir sınıf arkadaşım vardı. Hep ben yazıyordum, ben yazmazsam o yazmıyordu. Yıllar sonra ill defa kafede buluştuk. Artık 2 haftada bir o bana yazıp hal hatır soruyor ve kızıyor hiç yazmıyorsun noldu sevgili mi yaptın gibisinden. Dediğim gibi yüz yüze buluş, güven ve sevgi kazan. Ona rağmen o adım atmıyorsa sal.
Kendisi de beni az önce takipten çıkarttı. Bunlara birkaç saat bilgi vermeyince böyle yapıyorlar sonra ben sordum şu şekilde gelişti
Ben kendisine sordum tam sana yazıyordum takipten çıkartmışsın o da bana dedi ki
''Çıkmak zorunda kaldım ya. Özür dilerim. Yoksa senle bir problem yok.'' yazdı
Ben de konuşmak istemiyorsun deyince
''Ya tabii ki konuşuruz. Niye konuşmayalım? Sonuçta yeni bir arkadaş edindim. Yeni biriyle tanıştım. Tanıştığıma da memnun oldum. Konuşuruz arada sırada da olsa.'' yazdı
Ardından ben pek Sami değilsin deyince
Yani nasıl anlamak
istiyorsun, nasıl düşünmek istiyorsan öyle düşün diyeyim, saygı duyuyorum. Ne diyeyim yani? Ama alakası yok senin. Ilgi göstermemenle, yazmamanla falan yani. Bilmiyorum. I seni de üzüp kırmak istemiyorum. Ama dediğim gibi sen de bir arkadaşımsın, arkadaşım oldun, konuşuruz. Diyorum yine ara sıra da olsa yani, sıkı olmasa da diyorum hani. Ama sen ondan bile farklı anlamlar çıkarıyorsun.
Bir şey demiyorum, saygı duyuyorum. Sen bilirsin dedi
Kadınlara sosyal medya ve bir sürü platformlar fazlasıyla en en iyisini arama arayışı sunuyor ve bu yüzden belli bir yaşa geldikten sonra hayatını kurtarmak isteyenler bu yönteme başvuruyorlar sosyal medyada ise bir hipergami berbat bir hale geldi. Ortalama tipli bir erkeğe bile 10 üzerinden 3 puanlı bir kadın bakmıyor durumda
O zaman daha yavaş adım atmanı tavsiye ederim. Duygular karşılıklı şekilde yavaş yavaş artarsa daha dengeli ve daha kalıcı bir ilişki olur.
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(36-45)
8 ay
Yaş kaç? Hem ben mi yazayım dersen tabi kopar. Kimin yazdığınin önemi yoktur bunun sırası olmaz fakat erkek tabi her zaman daha atak olmalı. Her konuda kadını geçmeli
0
9 Yorumla
Soran
8 ay
Az önce takipten çıkartmış beni de görüntülü görüşen ben oraya geldiğim zaman buluşmak isteyen bir kadındı
Ben kendisine sordum tam sana yazıyordum takipten çıkartmışsın o da bana dedi ki
''Çıkmak zorunda kaldım ya. Özür dilerim. Yoksa senle bir problem yok.'' yazdı
Ben de konuşmak istemiyorsun deyince
''Ya tabii ki konuşuruz. Niye konuşmayalım? Sonuçta yeni bir arkadaş edindim. Yeni biriyle tanıştım. Tanıştığıma da memnun oldum. Konuşuruz arada sırada da olsa.''
Senden olmaz kardeşim ayrıca kadınlarada sorma elbette erkekten bekleriz derler. Ben hiç bu bunalıma girip dert etmiyorum bile Canım isterse arar konuşurum istemezse konuşmam 2-3 bazen 5 gun sonra yazarım.
"Gönderdiğim ekran görüntülerine bakılırsa, üç farklı kadın görüntülü arama başlattı. Görüşmelerde beni beğenen ve konuşmak isteyenler oluyor ancak ben sürekli yazma konusunda çekiniyor ve yeterince çabalayamıyorum. Bu durumda, sizce iletişimi sürekli ben mi devam ettirmeliyim?"
Attığın ekran görüntülerinde gördüğünüz kadarıyla 3 farklı kadın görüntülü aradı beğenen oluyor konuşmak isteyenler oluyor ama ben sürekli yazmaktan korkuyorum çabalayamıyorum. Sizce sürekli yazayım mı
Bugün beni görüntülü aradı sohbet ettik yaklaşık 25 dakika kadar çalıştı iş yerinden aramıştı. Görüntülü sohbet sonrası yazışmaya devam ederiz dedi sonrası olmadı karşı tarafın konuşmaya istekli olup olmadığını anlayamıyorum o yüzden de yazmıyor olabilirim. Kendisi uzak Bir ilçede haftaya gelirim buluşuruz demişti bana hatta benim yanıma gelecek sen de mutlaka haberim olsun da diyordu
okudum aslında uygun gibisiniz kızda çok tatlı olgun birine benziyor ama çokta çabalamıyor sanki ama bilemedim siz peki öylesine mi sohbet ediyordunuz yoksa tanışmak ilerletmek için mi
Peki günümüz sosyal medya ilişkilerinde ilerletmek tamamen erkeğe bağlı o halde. Çoğu kadınlar ilk mesajı atmak istemiyorlar anladığım kadarıyla burcum yay bu arada
yani ilk mesajı atmak erkeğin hakkı bence 😀 ben hiç atmam mesela nadirdir attığımda hep pişman oldum o yüzden erkek atmalı uğraşmali çabalamali ama değmeyen kızlara değil zaten kız hemen kendini belli eder bence
İlişkilerde yüksek ilgi ve yakınlaşma yaşanırken, tam da her şey güzel gitmeye başladığında, birçok kişi aniden iletişimi keser. Bu "duygusal el freni," genellikle karşı tarafın ilgisizliğinden değil, içerideki derin bir korkudan kaynaklanır. Ortak Dinamik: Karşı taraf, görüntülü aramalar ve empatik yanıtlarla güven ve kabul sunar. Geri Çekilmenin Sebepleri: Kabulün Tetiklediği Korku: Temelinde terk edilme korkusu olan kişiler için yüksek kabul ve yakınlık, bir anda tehdit haline gelir. Zihin şöyle der: "Bu çok güzel ve yakın olursa, kaybetme riski o kadar büyük olur. Kaybetme acısını yaşamaktansa, en iyisi ben şimdi ilişkiyi ben bitireyim." Bu, kendini sabote etme mekanizmasıdır. Yanlış Çaba Beklentisi: "Artık o çabalasın" beklentisi, aslında "Ben bu kadar açıldım, şimdi onun da benden vazgeçmeyeceğini kanıtlaması gerekiyor" kaygısının bir yansımasıdır. Bu kaygı, karşı tarafın yüksek duygusal çabasını görmezden gelmeye ve sadece yüzeysel kontrol sinyallerine (kimin en son yazdığına) odaklanmaya neden olur. Sonuç: Kişi, aradığı güveni riske atmamak için iletişimi keserek kendini korumaya alır. Bu döngüyü kırmak için, karşı tarafın ilgisizliğini kanıtlamasını beklemek yerine, korkuya rağmen iletişimde kalma cesaretini göstermek gerekir.
Ana Sayfa > Aşk İlişkileri > Sorular > Tanıştığım kadınlara karşı nasıl davranacağımı, ne zaman yazacağımı kestiremiyorum. Sürekli benim yazmam mı gerekiyor?