Tutku bittiğinde, geriye gerçekten aşk mı kalır yoksa yalnızca alışkanlık, sadakat ve paylaşılan hatıraların ağırlığı mı?

Benim için tutku, ilişkiyi başlatan kıvılcım; başta kusurları örter, cesaret verir, ikinizi aynı nefese sokar. Zamanla yoğunluğu değiştiğinde geriye saygı, güven, merak ve birlikte akabilme kalıyorsa o duygu bitmiyor, sadece olgunlaşıyor; ama geriye kıskançlık, kontrol ve mecburiyet kalmışsa, his sandığın şey yavaşça alışkanlığa dönüyor. Tutku zayıfladığında birbirini yeniden keşfetme niyeti varsa alev tekrar yolunu buluyor, yoksa sönmüş gibi geliyor. Tutku sönünce elinde kalan şey aşkın özü mü, yoksa sadece alışkanlık mı?

Tutku bittiğinde, geriye gerçekten aşk mı kalır yoksa yalnızca alışkanlık, sadakat ve paylaşılan hatıraların ağırlığı mı?
Tutku bittiğinde, geriye gerçekten aşk mı kalır yoksa yalnızca alışkanlık, sadakat ve paylaşılan hatıraların ağırlığı mı?
Cevapla