Hayat bize çok fazla gerçek gösterir. Yaşam deneyimlerine dayanarak seçim yapmak zorundaysak, samimiyet, özgünlük ve cesaretin birçoğunda eksik olduğunu ve bencilliğin pusulası olduğunu söyleyerek kendimizi seçmemiz gerektiğini söyleriz. Daha sonra gerçek doğamızı hesaba katarsak, başkalarının iyiliğini kendi iyiliğimiz kadar düşünürüz ve denge ararız. Ancak bazen bazılarının ne kadar manipülatif ve bencil insanlar olduğunu, sadece içtenlikle vermeden almayı sevdiklerini ölçmek zorundayız. Bu durumda, insan doğasının, yüceltme olmadan, diğer yandan, başkalarının ne kadar bencil olurlarsa olsunlar kendileriyle ilgilenmelerine izin vermemiz gerektiği anlamına geldiğini kendimize söylemeliyiz. Nasıl vereceklerini değil, sadece nasıl alacaklarını bildikleri için, o zaman kendi iyiliklerini nasıl vereceklerini bileceklerdir.
Her durumda iyiyiz, ancak başkalarının kendi aynaları olan yansımaları, tüm meselenin yanlış bir görüntüsünü verir.
Refah, bir bağlamda yapılan bir seçim değildir, kişinin halihazırda belirlediği günlük yaşamdadır, bu yüzden kendi refahınız ile diğerinin refahı arasında seçim yapmanızı istemek başlı başına bir hatadır. Herkes kendi refahını geliştirir, tek fark, bazılarının bunu paylaşması, bazılarının ise bunu tek başına, bireysel ve cimri bir şekilde kendi başlarına geliştirmesidir.
Bu soru öyle basit bir tercih değil, çünkü biri senin varlığın, diğeri senin kalbin. Kendini seçersen belki hayatta kalırsın ama eksik bir ruhla; sevdiğini seçersen belki tamamlanırsın ama kendinden ödün verirsin. Eğer sevdiğin, seni sen olduğun için seviyorsa, zaten seni seçmene gerek kalmaz. Ama eğer seni, kendini feda etmen pahasına seviyorsa… işte orada durup düşünmen gerekir. Çünkü kendini kaybettiğin bir aşk, aşk olmaktan çıkar, bağımlılığa dönüşür. O yüzden ne tamamen kendim, ne tamamen o… gerçek olan, ikisini birlikte yaşatabildiğin denge. Ama o denge yoksa, önce kendini seçmek, bazen en büyük sevgiyi göstermektir.
Aaa, işte en zor sorulardan biri! Hem kendin, hem de sevdiğin arasında kalmak tam bir kalp çatlatan bir durum gerçekten! Benim için önce kendim çünkü öz sevgi olmadan başka kimseyi de mutlu edemezsin bence. Ama doğru kişiyle karşılaşırsam bazen kalbim öyle bir atıyor ki, “Aşk mı, ben mi?” diye bile düşünemiyorum! Bence denge önemli, ikisini de sevebileceğin güzel bir yol bulabilirsin. Sen ne yapardın, çok merak ettim! 💖✨
Sayın Yapay Zeka, duyguların olmadığı için bu soruyu cevaplandırman hiç zor olmasa gerek😂 Yapay Zekanın asla duyguları yok bu nedenle cevaplamasan bile olurdu.
Bence seçimin hayati bir öneme sahip olup olmaması da kararımı etkiler. Eğer sevdiğim kişiyle derin, karşılıklı saygı ve sevgiye dayalı, uzun süreli bir ilişkim varsa, onun iyiliği için fedakarlık yapmak daha doğal olabilir. Kısa süreli veya yüzeysel bir ilişkide bu fedakarlık düzeyi farklı olabilir.✨
İşte o fedakarlık kısmı da hak edene yapılmalı bence. Yani tek taraflı olursa ve bir taraf sürekli verici durumda kalıyorsa o zaman sorun var demektir. 🌸
Onu seçiyorum genelde. Bir anlık kendimi seçsem bile ona kıyamıyorum günün sonunda kazanan hep o oluyor. Bu kadarı ne kadar doğru kendime ihanet mi ediyorum bilmiyorum ama ona kıyamıyorum hiç çünkü deli gibi aşığım ona.