İlişkiler, iki insanın birbirine verdiği sözlerin, saygının, sevgiyi besleyen davranışların ve ortak emeklerin üzerinde yükselir. Ancak zaman içinde bu temeller zayıflamaya başladığında, ilişkiler bahanelerle yürütülmeye çalışılır. Ve bir ilişki, bahanelerle yürüyorsa zaten yavaş yavaş bitiyor demektir.
İlişki koçluğu yaptığım süreçte sıkça şuna şahit oldum: İnsanlar bazen karşısındakinin sevgisizliğini, ilgisizliğini ya da sorumsuzluğunu “yoğunluk”, “yorgunluk”, “karakter meselesi” gibi bahanelerle meşrulaştırmaya çalışıyor. Ancak sağlıklı bir ilişkide, bahane değil davranış konuşur. Bu yüzden bir ilişkide bazı bahaneler aslında sizin sevgi ihtiyacınızı değil, karşı tarafın sorumluluktan kaçışını besler.

“Yoğunum.”
Evet, herkesin hayatında yoğunluklar olabilir ama sevgi yoğunlukla değil, öncelikle ilgili bir meseledir. Kimse 24 saat çalışmıyor. Gün içinde birkaç dakikalık bir mesaj, bir telefon, bir “Günün nasıl geçti?” sorusu, ilgilendiğini göstermeye yeterlidir. Eğer biri sizinle iletişim kurmayı sürekli yoğunluk bahanesiyle erteliyorsa, burada yoğun olan şey işi değil, sizinle yüzleşmekten kaçma halidir.

“Ben böyleyim.”
Karakterini, duyarsızlığını ya da ilgisizliğini “Benim doğam bu” diyerek meşrulaştırmaya çalışan biri aslında değişmek istemeyen, emek vermeye niyeti olmayan biridir. Oysa bir ilişki, her iki tarafın da gelişmeye ve birbirine uyum sağlamaya çalıştığı bir yolculuktur. Empati kurmayan, iletişim kurmayı reddeden biri size sadece alışmış olabilir ama sevmiyor olabilir. Ve bunu "Ben böyleyim" diyerek örtmeye çalışıyordur.

“Sen çok hassassın.”
Hayır. Kimse durduk yere “hassas” olmaz. Sevgisizlik, ihmalkârlık ya da duygusal ihmal karşısında kırılan birinin duygularını bu şekilde küçümsemek, karşı tarafın acısını yok saymaktır. Bu cümle, duygularınıza yapılan bir manipülasyondur ve sizi suçlu hissettirmeye yarar. Bir ilişki, duyguların bastırıldığı değil, güvenle açılabildiği bir alan olmalıdır.

“Ben böyle ilişki yaşayamam.”
Bir taraf sürekli mesafeli, umursamaz, ilgisiz ve mesuliyetsiz bir çizgide ilerliyorsa ve bunu da "Ben böyle ilişki yaşarım" diye sunuyorsa, bu bir uyumsuzluk değil, tek taraflı bir kurallar bütünü haline gelmiştir. Bu tip bir ilişkide siz sevgi değil, alışkanlık yaşıyorsunuzdur. Ve sevgi, eşit sorumlulukla beslenir. Tek kişinin çabasıyla ilişki yürümez.
Yıllardır ilişki dinamikleri üzerine çalışan biri olarak net bir çizgim var:
Bir ilişki size sürekli eksik, değersiz ya da yalnız hissettiriyorsa ve karşı taraf bu durumu değiştirmek yerine bahanelerle üzerini örtüyorsa, orada kalmaya değil, kendinizi korumaya odaklanmalısınız.
Bahanelerle kurulmuş bir yakınlık, samimiyet değil bağımlılıktır. Ve bağımlılık, zamanla sevgiyi boğar.
Unutmayın: Sevgi, özürlerle değil, eylemlerle var olur.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Cinsel Yaşam
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Kadın Emeği
Özel Günler & Hijyen
Dünya Kupası
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer