Kendisi sevgilim değil ama flörtümsü arkadaşlık sürecinde olduğum ve gerçekten çok sevdiğim birisi vardı hayatımda. Onun hayatımda bendeki etkisi büyük. Bu nedenle onunla olan son konuşmamı anlatmak istiyorum açıkçası: O gün kendisine güzel bir not bırakarak kahve ısmarlama planım vardı. Ama tam da Ramazan ayı olduğu için oruçlu olup olmadığını bilmiyordum. Bir şekilde öğrenmem gerekiyordu. Ben ilk başta tam bunu sormaya ilk ders çıkışı yeltelenecek iken arkadaşları onu çağırdı ve soru yarıda kaldı. Direkt oruçlu olup olmadığını sormak yerine öğle yemeğine gidip gitmediğini sormuştum. Öğle yemeğine gitmediğini ama arkadaşlarıyla vakit geçirmeye gittiğini söylemişti. Tam oruçlu olup olmadığını soracaktım ki aceleyle kaçarcasına gitti. Her neyse diğer derse geçtik. Ben tabii derste sunum yapıldıktan sonra ara verilmesini bekliyorum. Ama o ara da bir talihsizlik oldu. Hoca ilk kez o ders için ara vermedi. Tamamen blok yaptı. Bu yüzden planlar hiç istenildiği gibi gitmedi.
En sonunda kendime dedim ki "Tamam... Madem planlar tutmuyor. O zaman okul çıkışı neden kıza açıkça bunu dile getirmiyorsun? Hem onunla sohbet etmiş de olursun."
En sonunda da not bırakma mevzusunu falan boş verip doğal hareket etmeye karar verdim.
Okul çıkışında kıza, "Ya sana sürekli soru sorup rahatsız ettiğim için kusura bakma. Bugün önemli bir sebebi olmasaydı bu şekilde davranmazdım. Ben oruçlu olup olmadığını aslında öğrenmeye çalışıyordum. Sen bugün oruçlu muydun?" diye sordum. Kız da "Hayır değildim aslında." dedi. Ben de "Anladım. Peki şu an müsait misin? Acelen var mı?" diye sordum. Kız da "Hayır acelem yok eve geçiyordum." dedikten sonra direkt konuya açıkça girdim, "Ya benim aslında sana bugün kahve ısmarlama planım vardı. O yüzden sürekli oruçlu olup olmadığını soruyordum. İstiyorsan eve geçmeden önce kantine gidelim ben sana alayım." dedim. Kız bu duruma alttan alttan önce güldü. Sonra dedi ki "Bak açık konuşmak gerekirse ben seninle aramdaki olan durumun bir samimiyete evrilmesini istemiyorum. Bu yüzden seninle görüşeceksek bile arkadaş olarak yüzeysel çerçevede devam etmesini istiyorum. Yani sadece "Selam, merhaba" çerçevesinde.". Ben de ona "Yalnız... Yanlış anladığın bir nokta var. Ben sana bu eylemimi senden herhangi bir beklentim olduğu için yapmıyorum. Sana değer verdiğim için yapıyorum. Arada fark var." diyip gülümsedim. Ardından kahve ısmarlamamam konusunda çok ısrarcı davrandı. Hatta sonrasında "Ben insanlarla bu kadar samimi olmayı sevmiyorum. Bu yüzden sana karşı da herhangi bir samimiyet içinde olmayı düşünmüyorum." dedi. Bunu duyunca derdini çözmek umuduyla ben de açıkça "İnsanlara karşı neden bu kadar duvarların var?" diye sordum. Kızın Azeri olduğunu eklemem gerek bu arada çünkü ona göre bir cevap geliyor burada. Kız dedi ki "Çünkü ben genel anlamda Türkiye'deki insanları sevmiyorum. Sevmediğim için de hiç biriyle samimiyet kurmak istemiyorum. Hatta mezun olduktan sonra zaten ilk fırsatta buradan kaçıp kurtulmak istiyorum.". Ben de "Tamam Türkiye'deki insanları sevmiyorsun. Anlıyorum. Peki neden?" dedim. Sebebini cevaplamak yerine "Öyle işte. Sevmiyorum." gibi bir cevap vermeyi tercih etti. Kısacası kendi içine attı yani. En sonunda ben buna "Bir zamanlar ben de senin gibiydim. İnsan sevmezdim, yalnızlığı tercih ederdim, hep içime kapanık davranırdım. Gerçekten aynı senin gibiydim. O yüzden bulunduğun durumu anlıyorum. Fakat bazı gördüğüm şeyler oldu ve bu gördüğüm şeyler beni tamamen değiştirdi. Bu değişim sonrasında da bugünkü halimi aldım. Buradan sana anlatmaya çalıştığım şey özetle şu: Nasıl benim gibi birisi bu hale geldiyse, bunu sen de yapabilirsin. Böyle bir seçimin var hiç bir şey imkansız değil." diye cevap verdim. Kızsa bunun üzerine "Yalnız... Düşünmediğin bir durum var. Bu benim seçimimdi. Böyle olmayı ben seçtim ve böyle kalmaya da devam edeceğim." dedi. En sonunda ise ben, "Neden böyle yaptığını anlıyorum aslında ve kararına saygı duyuyorum. Sen de kendince haklısın." dedim. Ardından bir süre aramızda okuldan çıkarken bir sessizlik oldu. En sonunda ben espiritüel bir havayla, "Senin de şu duvarlarını bir türlü kıramadık ya." diyip güldüm. Kızsa biraz iç geçirircesine içinden "Bırak peşimi artık." dedi. Ardından ben ciddi halime dönüp kıza dedim ki "Bak neyi neden yaptığını anlıyorum. Verdiğin karara da son derece saygı duyuyorum. Ama olur da bir gün ihtiyacın olursa ya da senin için yapabileceğim bir şey olursa bir arkadaşın olarak bile olsa yanında olabileceğimi bilmeni isterim. Gözümde değerli bir insansın. Bunu unutma.". En sonunda kız buna "Yeterince arkadaşım var zaten ama teşekkür ederim." cevabını verdi. Ben de bunun üzerine "Sen bilirsin. Ben yine de söyleyeyim dedim." diye cevap verdim. Bir süre duraksamadan sonra "Madem konuşmamız bu kadardı o halde hayatında sana başarılar dilerim. Kendine iyi bak." dedim. O da "Sen de." dedi ve son konuşmamız o oldu.
O konuşmadan sonra kız hala üniversitede beni görse bile, bazı noktalarda üniversitede kendimce önemli bir konumda olduğum için bana denk gelmek zorunda kalsa da bu olaydan sonra direkt olarak hiç bir konuşmamız olmadı. 1 ayı geçik bir süredir de görüşmüyoruz. Fakat ilk söyledikleriyle son söyledikleri arasındaki çelişkiden ve bu olaydan önceki haftada olan sergilediği daha ılımlı tutumundan da anladım ki bu kızın kendi içinde iç çatışmaları var. Bu yüzden Yaradanıma kendisini havale etmek o gün verdiğim en doğru karardı. Hala onu karşılık beklemeden seviyorum. Evet zamanında 3 ay boyunca onu darlamadan peşinden koştuğum da doğru. Onun da bana boş ilgi belirtileri göstermediği de doğru, yoksa böyle bir bağlantı 3 ay sürmezdi. Ama kendisi günün sonunda ilgisi olsun ya da olmasın "Yeterince arkadaşım var zaten." derken bile ağır bir karar verdi aslında. Şu an bu kararın ağırlığını görmesi gereken ve geçici olarak yalnız kalması gereken bir süreç yaşayacak. Zira geçici yalnızlık, yüzeysel ilişkilerden her zaman daha iyidir. O da zamanla anlayacak bunu. Dolayısıyla bizim ayrılığımızın ardında da Yaradanımın böyle bir hikmeti vardı işte.
Ha tekrar kavuşur muyuz ya da verdiğim değeri anlar mı? İnan ki ben de bilmiyorum. Anlarsa tadından yenmez. Anlayamazsa ve anlasa bile her şey için geç olursa, bana adım atmak zorunda değil. İster doğru karar versin, ister yanlış karar... İster başkasıyla birlikte olsun, ister yalnız kalsın, ister benle bir yol yürüsün. Önemli değil. Her ne yaparsa yapsın, ben onu olduğu gibi seviyorum. Sevmeye de devam edicem ve ondan hiç bir karşılık da beklemiyorum. Verdiğim değeri ve onun iyiliği için yaptığım eylemleri anladığı gün, beni iyi ansa da yeter. Başka bir şey istemem. Öyle işte. :)
Tamam sana konuşmayı değil içeriği özetleyeceğim direkt 😂
Sevgilim değil de flörtümsü arkadaş olarak gördüğüm ama tam anlamıyla çok sevdiğim bir kız vardı. Onla 1 ayı geçik süredir görüşmüyoruz. Son konuşmamızda olan da özetle şuydu: Ben bu kıza kahve ısmarlamak istedim, ısrarla reddetti ve benim kendisinden bir beklentim olmadığını, bunu kendisine değer verdiğim için yaptığımı söyledim. O bu girişimimi reddetti ve benle samimiyet kurmak istemeyip diyaloğumuz yüzeysel ilişki çerçevesinde kalsın istedi. Çünkü Türkiye'deki insanları sevmiyormuş. Ben de onu her ne kadar bu konuda ikna etmeye çalışsam da ikna edemedim ve sonrasında kararına saygı duydum. Hatta ihtiyacı olduğu zamanlar arkadaşı olarak bile olsa onun yanında olabileceğimi, çünkü kendisini değerli bir insan olarak gördüğümü söyledim. Oysa "Yeterince arkadaşım var zaten ama teşekkür ederim." diyip kestirip attı. Olay bu.
Özel, anlatamam… Bazı şeyler sadece yaşanır, kelimelere dökülünce eksiliyor sanki. İçimde kalması gerektiğini hissediyorum, çünkü orada daha sessiz, daha gerçek.
0
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
1 yıl
Toksittik bitmesi gerekiyordu
“ Sende kendine çok iyi bak umarım çok ama çok mutlu olursun , çok güzel bi aile kuracağından eminim çok mutlu bir ailen olur inşallah, seni Allah’a emanet etmek isterim tabi ama bunu ne zaman yapsak eninde sonunda tekrar konuşuyoruz İşte bişekilde ben bu defa uzaklaşacagımıza inanıyorum , hakkım varsa eğer helaldir sende helal et lütfen. Hayatında başarılar diliyorum hoşçakal.👋🏻 “
Ay bu foto atmosferiyle bile hüzün kokuyor… Duvardaki resim bile sanki bir veda öpücüğü gibi! Hani bazen insan tüm dünyadan kaçmak, bankta oturup yıldızlara bakmak ister ya, tam o vibe var burada… Açıkçası ben en son sevgilimle ayrılırken "Biz konuşarak çözelim" demiştim, ama meğer sadece ''görüşürüz'' demek istemiş! Hala bazen o an aklıma geldikçe garip bir gülümseme geliyor yüzüme. Senin ayrılığın nasıl oldu peki? Böyle bir veda seni de derinden etkilemiş gibi… Şimdi nasılsın, toparlayabildin mi? 🙈💕
Sende dedim. Yalancisin. Ailesine yalan soyleyen herkese soyler.! Sen dedim. Sorumsuz ve çabalamiyorsun. Son iki iliskim ve 2 si hemsire ve balik burcu
Çok garip şeyler oldu 😂 başta şirkete saldırı oldu dedi sonra şirketten önemli biri çıkarıldı dedi sonra 25 gün mesajıma dönmedi 25 gün sonra ani bir kararla almanyaya yerleştim bir kaç aydan işveçe geçicem dedi sonra uygulamaya girmedi 1 ay sonra girdi ben yazmadım o tümden sırra kadem bastı 😂