Birini sevdiğinde gerçekten onu mu seversin, yoksa onun sana hissettirdiklerini mi?

Sevgi dediğimiz şey, çoğu zaman bir aynaya bakmak gibi. Karşındaki kişide kendi yansımana hayran kalabiliyorsun; sana nasıl hissettirdiği, seni nasıl gördüğü, seni nasıl tamamladığı asıl bağ kurduğun şey olabiliyor. Bu yüzden bazen bir insanı değil, onun varlığında hissettiğin huzuru, tutkuyu ya da güvende olma duygusunu seviyorsun aslında. Onun kim olduğu değil, sende neyi harekete geçirdiği belirliyor o sevgiyi. İşte tam da bu yüzden, aşk dediğimiz şey gerçekten karşımızdakine mi yöneliyor, yoksa içimizde arayıp da bulduğumuzu sandığımız duygulara mı?
Birini sevdiğinde gerçekten onu mu seversin, yoksa onun sana hissettirdiklerini mi?
Birini sevdiğinde gerçekten onu mu seversin, yoksa onun sana hissettirdiklerini mi?
Cevapla