Vallahi yok. Kime bu şekilde "kalbim sende kaldı gidemiyorum" desem bu sözü söylemenin pişmanlığını yaşadığım için anneme bile demiyorum. "Hadi kız duygusal vedalara gerek yok ben gelince yaparım sana bi kahve" der giderim genelde
"Dil ile söyleyip, kabul ya da İnkar ettiklerimiz gönül ile tasdik etmeyiz"
Ben çok gördüm yeter dayanamıyorum bırakın öleyim deyip de... O sınıra haddeye gelince aman bir karpuz kesin de azıcık daha kalayım hadi der gibi...
Nerde ise tüm psikolojik rahatsızlık temelinde yaşamadıkları ve yaşamadan gitmek korku ve endişesi vardır. Nefret ediyorum bu Dünya dan ve İnsanlardan deyip de Lütfen ölmek istemiyorum diyen binlerce insan tanıdım...
Evet, vardı… Vedalaşırken ellerini bırakabildim ama gözlerini bırakamadım. Gitmesi gerekiyordu, bunu da kabullendim, ama içimde bir yer hep “ya kal deseydim” diye hayıflanıyor. Sarıldığımız o son an… Ne bir düşman gibi ne de tamamen yabancıydık. Kalbim onunla kaldı, o da bunu biliyordu. Zaman geçti, yollar değişti ama o anın sıcaklığı hâlâ içimde. Demek ki bazı vedalar, sadece bir vücutla olur… Kalp kalır.