Hepinize cvplariniz icin cok tskr ediyorum 🙏
Umarim gunun birinde sizin icin dogru olan insani bulup dogru iliskiye adim atarsiniz 🥰🥰 ve gercek mutlulugu yakalarsiniz 💗💖
Bu aralar yakin cevremde ve akrabalar icerisinde o kadar cok bosanan hbri aliyorum ki, sasirmamak elde degil..
En cok uyumlu gorup birbirine yakistirdigim ciftler bile bi bakiyorum ki sessiz sedasiz hop diye bosanivermisler 🤦🏻♀️
Daha iki hft once universitedeki cok sevdigim canim arkdsimin bosandigini tesaduf bir paylasimindan ogrendim, ustelik daha 1,5 yasinda bebegi varken 😔😪 ki ben onun guya herseyini bilirdim, ama bunu bilemedim...
Bugun ise yine tesaduf kari koca ikisini de ayri taniyip sevdigim cocukluk dostlarimin bosandiklarini instada birbirilerinin fotolarini kaldirmalarindan anladim. Ustelik ben onlarin daha ilk tanistiklari, ilk ciktiklari gunu bilirim. O kadar ic iceydim onlarla. O zmnlar arkdsimi az gazlamamistim git o kiza cikma teklif et, bak tatli kiz kacirma diye...
Offf simdi bunlari hatirlamak o kadar garip ve aci geliyor ki 🥺🥹😢..
Hayat gercekten bu kadar kisa mutluluklardan mi ibaret? Hersey bir pamuk ipligine mi sarili?
Neden sonsuz, koskocaman ve dipsiz bir mutluluk yok.. soyle bizi icine alip bir sarmalasa, hic birakmasaa...




İlişki ve evliliklerin zorlaşmasının birkaç nedeni var aslında. İnsanlar artık daha fazla bağımsızlık istiyor, kendi hayatlarını kurma ve kişisel hedeflerine ulaşma arzusuyla hareket ediyorlar. Geleneksel kalıplardan çıkıp, daha özgür bir yaşam biçimi benimsemek, bazen ilişkilerde uyumsuzluk yaratabiliyor. Ayrıca sosyal medya ve dijital dünya, insanların ilişkilerde daha fazla beklenti ve karşılaştırma yapmalarına neden oluyor. Gerçekten tanıdık, samimi ve dürüst ilişkiler kurmak zorlaşabiliyor çünkü herkes yüzeysel etkileşimlerde takılıyor. Ayrıca, hayatın hızlı temposu, kariyer hedefleri, maddi zorluklar ve stres gibi faktörler de ilişkilerin üzerine yük bindiriyor. İnsanlar sabırsızlaşabiliyor, iletişim eksikliği artıyor, küçük sorunlar büyüyebiliyor. Yani, evet, ilişkiler daha zor hale geldi ama aynı zamanda sağlıklı, dürüst ve sabırlı bir ilişki kurmak daha değerli hale geliyor. Kendi sağlığını ve mutluluğunu ön planda tutarak, doğru kişiyi bulmak için biraz daha sabırlı olmak gerek.
Konu çoğunlukla astrolojik. İnsanlar astrolojiyi bilmeden öğrenmeden bı ilişkiye basliyorlar. Ne tesadüftür ki bu ayrılan gruplar hava ve su gruplari oluyor. Oğlak boğa Başak burçları kolay kolay ayrılmaz. Mutlu da olmaz ama ayrilmaz da. Koç ve yay erkekleri genellikle aldatan taraf olur. Onur grur kibir ne varsa zaten bunlarda. Aslan da kolay ayrilmaz. Ama gruru için yaşar. Gururu için yaşar onuru için. Severim aslanlari ama sinsilerdir yapcak bişey yok. Yengeç korkaktir güvenmez. Gereksiz şüpheleri senaryolari vardır. Çok basit bir konuyu büyütür ve ayrilir. Balık ta öyle. En kolay aşık olan ve en kolay soğuyan dışı kaygan bir karakterdir. Balığı tutmasını bileceksin. Su grubu hassastır. Dağ daga küsmüş dağın haberi yok bu grup için söylenir. Tripkolik yengeç paranoyak kıskanç akrep ve hayaller aleminde yaşayan balıklar. En çok boşanma bu grupta gerçekleşir. Çünkü duygulariyla hareket eder. Hava grubu ise yüzeysel ani yaşayan hayati yaşamayı seven eğlenceli karakterlerdir. Fakat bunlar da incelediği yerden koparir. Dışa dönüktür zaten. Derinliği yoktur. Astrolojiye biraz merak salsalar ne bikliyim evlenmeden önce bi doğum haritalarına baktirsalar bu kadar ayrılık boşanma olayları yasanmaz. Ama kimsenin bişey bildiği yok. Hem bildiği yok hem de bilene de saygısı itimadi yok. Napcan bu da nasip meselesi. Nasibi olan alir kendini eşini ve çocuğunu kurtarır. Nasibi olmayan da herşeyi mahveder. Böyle debelenir durur
Evlilik kararı almak her bireyin kendi hür iradesidir. Kimisi bunu kendi yaşam dilimine göre oluşturur kimisi ise sosyo ekonomik durumuna göre oluşturur. İşin özü bu tür kavramlar ne yazıkki geçmiş yıllara nazaran epeyce toplumda soyutlanmış durumda. Buna etki eden bi çok durum mevcut. Elbette evlendikten sonra kimse kimsenin boyunduruğu altına girmek istemez lakin bu hayatta her şey müşterek. Erkeğin toplumumuzda idare ve yönetim sorumluluğu yüksek buna kadınlarımızın el atıp omuz vermesi çok olgun karşılanmamakta erkek yapsın her bişeyi anlayışı mevcut tamam erkek elbette sorumluluklarını yerine getirdiği gibi saygınlığınıda korumak istiyor bunu kadınlar sadece geçimle ilgili konularda ön atak olsun istemekte burada erkeğin saygınlığını yitirmesi erkekleri geri itmekte. Kadınlar ise okuyup iş sahibi olayım erkeğin vereceği üç beş kuruşa tamah etmeyim düşüncesinde. Buna elbette bi çok erkek günümüzde el verip destek çıkar burada ki asıl düşünce kadının kendi paramı kazandıktan sonra kimseye hesap verme zorunluluğum yok edası ile yaklaşması aile olma olabilme kavramını ortadan kaldırmakta çok uzunca konuşulabilir ama bundan 15-20 yıl önceki kadın erkek dayanışmalarının yaşandığı ilişki gerekli onlar olmadığı sürece kimse gönülden kimse kimseyi içten sevemeyecek ne yazıkki. Bu daha sevgililik dönemlerinde bile çıkar içinde yan yana olduğunu aşikar bi şekilde gösteriyor
Bu üzerine kitaplar yazılacak, doktora tezleri yazılacak bir konu aslında 3-5 kelimeyle özetlenecek bir şey değil ama çok çok genelleme yaparsak eskiden devam eden evliliklerle bugün etmeyenleri kabaca kıyaslayabiliriz.
1- Eski evlilikler de çok mutlu oldukları için devam etmiyordu ama ekonomik kaygılar , gelinlikle çıkan kefenle döner diyen ailenin sahip çıkmaması, kadının arkasında durmaması, kadının toplum içinde dul kadın imajı yemekten korkması gibi zorunluluklar artık nerdeyse yok o yüzden de baskı gören kadın artık evliliğe mutlu olmasa da katlanmak zorunda değil.
2- Eskiden sadece karı koca değil insanlar bu kadar bencil değildi. Cicim ayları geçince; Aile evinde prenses, prens gibi büyütülen bencil bireylerin ortak yaşama geçince aslında birer prens, prenses değil sıradan bir birey olduklarını öğrenmeleri ve her iki tarafın da kendi bencilliğini diğer tarafa empoze etmeye çalışması. Kısaca çıkar çatışması.
3- Sırf güzel/yakışıklı diye hiç karaktere bakmadan kurulan birbirine uyumsuz kişilerin ilişkileri. Makyajlı kasa araba alıp yolda kalmak gibi bişey bu. Muhtemelen şu an ucuz, yakışıklı diye alınan çin arabaları ile de önümüzdeki 3-5 yıl içinde aynı boşanmalar olacak 😂😂😂
Cevap
101Cevap
Merhaba,
Aslında hiç zor değil tam aksi çok çok çok çok basit ve kolay! 😅
Kolayı zor zoru kolay eden kişilerdir.
Zorlaştırıyorlar ve saçmadır ki zorlaştıranları tercih ediyor, seviyorlar! 😅
Zor olan hiçbir şey yok! 😅
Günümüzde ilişki ve evliliklerin eskisine oranla daha zor yürümesinin birçok nedeni var. Toplumsal değişimler, bireysel özgürlüklerin artması, ekonomik zorluklar ve teknolojik gelişmeler gibi faktörler, ilişkilerin dinamiklerini derinden etkiliyor. İşte bu zorluğun bazı temel sebepleri: Bireyselleşme ve Özgürlük: Günümüzde insanlar, geçmişe kıyasla daha birey odaklı yaşıyor. Kendi kişisel gelişimlerine, kariyerlerine ve ilgi alanlarına daha fazla önem veriyorlar. Bu durum, ilişkilerde daha fazla bireysel alan ve özgürlük ihtiyacı doğuruyor. Geçmişte toplumsal baskılar ve gelenekler, insanları evliliğe yönlendirirken, günümüzde bireyler evlilik kararını daha özgürce alabiliyor. Bu özgürlük, aynı zamanda daha yüksek beklentileri ve ilişkiyi sürdürme konusunda daha az sabrı beraberinde getiriyor. İletişim ve Teknoloji: Teknolojinin gelişmesiyle birlikte, iletişim şekillerimiz de değişti. Sosyal medya ve mesajlaşma uygulamaları, ilişkilerde hem kolaylık hem de zorluklar yaratıyor. Yüz yüze iletişimin azalması, yanlış anlaşılmalara ve duygusal bağın zayıflamasına neden olabiliyor. Ayrıca, sosyal medya üzerinden sürekli karşılaştırma yapma ve mükemmel ilişki imajları, ilişkilerde baskı yaratabiliyor. Ekonomik Zorluklar: Artan yaşam maliyetleri ve ekonomik belirsizlikler, ilişkiler üzerinde büyük bir baskı oluşturuyor. Finansal sorunlar, çiftler arasında gerginliklere ve çatışmalara yol açabiliyor. Özellikle büyük şehirlerde, ev sahibi olmak veya çocuk yetiştirmek gibi konular, çiftleri zorlayabiliyor. Değişen Toplumsal Normlar: Toplumsal cinsiyet rolleri ve evlilikle ilgili normlar da değişiyor. Kadınların iş hayatında daha aktif rol alması, ilişkilerde eşitlik beklentisini artırıyor. Boşanmaya bakış açısının değişmesi, ilişkilerde daha az tolerans gösterilmesine ve sorunların çözümü yerine ayrılıkların tercih edilmesine neden olabiliyor.
Günümüzde bir ilişkiyi veya evliliği yürütmek zorlaştı çünkü insanlar artık ilişkilerden daha fazlasını bekliyor. Eskiden ilişkilerde fedakârlık ve sabır ön plandayken, günümüzde bireysel mutluluk ve kişisel özgürlük daha fazla önem kazanıyor. İnsanlar, kendilerini kısıtlayan bir ilişkide kalmak istemiyor ve mutluluklarını önceliklendiriyorlar. Sosyal medya, ilişkiler üzerindeki baskıyı artıran en büyük etkenlerden biri. İnsanlar sürekli olarak başkalarının ilişkilerini gözlemleyerek kendi ilişkilerini sorguluyor ve eksik taraflarına odaklanıyor. Bu da tatminsizlik hissini artırıyor. Aynı zamanda, alternatiflerin fazla olduğu algısı sadakati ve bağlılığı zayıflatıyor. Bağlanma korkusu, modern hayatın hızlı temposu ve anlık tatmin arayışı, insanları uzun vadeli bir ilişkiye yatırım yapmaktan uzaklaştırabiliyor. Bir sorunla karşılaşıldığında çözüm aramak yerine uzaklaşmak daha kolay bir seçenek gibi görünebiliyor. Oysa sağlıklı bir ilişki, emek ve sabır gerektirir. Ekonomik zorluklar da ilişkilerde büyük bir stres kaynağı. Geçim sıkıntısı, maddi sorumluluklar ve gelecek kaygısı, çiftler arasında gerilime neden olabiliyor. Finansal problemler, iletişim eksikliğiyle birleştiğinde, ilişkiler daha kırılgan hale gelebiliyor. Duygusal zeka eksikliği ve sağlıklı iletişim kuramamak da ilişkileri zorlaştırıyor. İnsanlar duygularını doğru ifade etmekte ve karşısındakini anlamakta zorlanabiliyor. Anlaşmazlıkları çözmek yerine savunmaya geçmek veya kaçınmak, ilişkilerin yıpranmasına sebep oluyor. Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde, günümüz ilişkileri daha kırılgan ve kısa ömürlü hale geliyor. Ancak samimiyet, empati ve çaba gösterildiğinde, sağlam bir ilişki kurmak hâlâ mümkün.
O kadar seyi siraladiktan snr hala mumkun demek de denizde kum tanesi gibi kalmis 🤣🤣
Mutlu bir evlilige dair hayatta bir umut yok gibi konusmusun..
Zaten yok :D
Peki gercekten mutlu bir evlilik surdurenler nasil basariyor, hic dusundun mu?
Evde mutsuzlar dışarıda rol yapıyorlar. :D
Hepsi mi 😅
Yapmaaa...
Herkes bu kadar ii tiyatrocu olamaz.. hele ki eski nesil insanlar
İnternette videolar var eskilerde bak sende :D
Internete gerek yok, ben biliyorum bircok sicak huzurlu mutlu aile tablosu gordum, tipki "bizim aile" diye yesilcam filmi vardi ya, ayni ordakilerden 🥰🥰
Peki öyle olsun bakalım.
Sen hic gormedin mi gercek anlamda mutlu bir aileyi? Ciddi olamazsin? Eskilere soyle bi don derim, cocukluguna falan
Yok valla ya karı ya koca şikayetçi.
😆😅 yazik 🤦🏻♀️
Çoğu öyle. Evlilik bir süre sonra monotonlaşıyor. Yüzde 80 i böyledir.
İlişki ve evliliklerin günümüzde zorlaşmasının birkaç nedeni var. İlk olarak, modern yaşamın getirdiği hız, stres ve bireysel talepler insanları zamanla birbirinden uzaklaştırabiliyor. Özellikle iş hayatı, kariyer hedefleri ve kişisel gelişim gibi unsurlar, çiftlerin birbirlerine ayıracak vakitlerinin azalmasına yol açabiliyor. Ayrıca, toplumsal ve kültürel normlar da değişti, insanların ilişkilere ve evliliğe bakış açıları farklılaştı. Eskiden daha çok "sadık kalma" ve "birlikte olma" gibi normlar varken, günümüzde daha fazla bireysel özgürlük ve mutluluk arayışı ön plana çıkıyor. İnsanlar artık kişisel mutluluklarını önceleyebiliyor ve bazen bu da ilişkilerde çatlaklara neden olabiliyor.
Evliliklerin zorluklarını tetikleyen bir diğer etken, iletişim eksiklikleri ve duygusal mesafeler olabilir. Birçok çift, problemleri açıkça konuşmaktanse, içine atmayı tercih edebiliyor. Zamanla biriken bu sorunlar, ilişkilerin dayanıklılığını zayıflatabiliyor.
Mutluluğun "sonsuz" bir şey olamayacağı, hayatın her anının geçici olduğu düşüncesi de genellikle ilişkilerdeki zorluklarla birlikte gelir. Ancak, bu tür acılar ve kayıplar, hayatın anlamını daha derinlemesine sorgulamaya ve kişisel gelişim yolunda önemli adımlar atmaya da olanak tanıyabiliyor. 🌸🌸
Ben sorunuzu ve yazı içeriğinizi okudum. Benim yaşım 53 ve tam 18 yaşımda evlendim. Önce kendi durumumu anlatayım. Çok fakir bir ailenin çocuğuydum. Üç odalı bir evimiz vardı, ancak eskiden "salon solmonje" denilen geniş bir alan vardı ki, kapıları kapatınca bir oda daha oluşurdu. Sekiz kişilik bir ailede yaşıyordum.
Liseye başladığımda eşimle tanıştım. Birbirimize âşık olduk. Lise 3. sınıftayken, eşimin ailesinin maddi durumu iyiydi ama evlerinde büyük bir geçimsizlik vardı. Anne ve babası boşanınca kıyamet koptu; ev, mal, mülk paylaşımı derken çocuk paylaşımı bile yapmaya kalkıştılar. O karmaşada sevdiğim kız, “Ben köye teyzemin yanına gideceğim, ikinizi de istemiyorum.” dedi. Ben de onun durumunu anneme anlatınca, annem “Olmaz, okuluna devam etsin. Teyze evinde yaşayacağına fakir olsun, ama kendi yuvası olsun. Evlensin, hem kızım hem gelinim olsun.” dedi. Böylece biz evlendik.
Sorunuza cevaben, ben fakir bir erkek olarak evlenmenin o dönemde daha da fakir olmak anlamına geldiğini söyleyebilirim. Ama yine de herkes evlenirdi. Evlilikten beklentiler, herkes için kaderin sunduğu kadardı. Okumuş bir adama kız vermek, neredeyse padişahın oğluyla evlenmek kadar itibarlı sayılırdı. Ancak kimse çok zengin bir ailenin kızıyla evlenmek de istemezdi; çünkü ona “iç güveyi” denirdi. Yani adeta satın alınmış ya da bakıma muhtaç bir koca gibi görülürdü.
O zamanlar yolda gördüğünüz bir otomobili bırakın hayal etmeyi, “Keşke benim olsa.” demek bile gerçekçilikten uzak, hayalperestlik sayılırdı. Kadınlar için de durum farklı değildi; herkesin eşi neyse, başkasının eşi de oydu. Fanteziler ancak sinema afişlerinde, jartiyerli çorap giymiş, bacak pozları veren kadınlarda vardı.
Kısacası, o günlerde imkânsızlıklar insana insanlık kazandırıyordu.
Çünkü eskisi kadar sadakat duygusu yok. Sosyal 👥medya çıktı çıkalı çapkın erkeklere ve kadınlara gün doğdu adeta. Seçenekler, ulaşılabilirlik arttı, her manada. Evliliklerde var olan güven, uzlaşım kayboldu. Bunun dışında eskiden bir şey bozuldu mu düzeltilme çabası güderdi eskiler, ortak bir paydada buluşurdular eşler. Şimdilerde tahammül seviyesi eksilerde. İlişkiler anlaşılmaktan, uzlaşımdan uzak. Kestirip atmalar daldan dala konmalar var. Eskiler kıymet bilirdi şimdiki insanlar kaç senelik sevgililerinden ayrılıp yeni heyecanlar arıyor..
Peki tum bunlarin bizi tekrar yalnizliga ve mutsuzluga ya da baska bir anlamda bosanmalara goturecegini bile bile neden bu yollara giriliyor sence? ya da mutsuz olacagimiz bir iliskiye neden adim atiliyor?
Madem basta daha bi yolda sadik kalamayacagimiz belliyse ya da bi yamuklugumuz varsa neden karsimizdaki insani da bu yanlis yola surukluyoruz?
Çünkü evlilik bir 1⃣ piyango. İyi mi kötü mü çıkacağını aynı evde yaşamayana kadar idrak edemezsin hiçbir zaman. Şairin dediği gibi iyi çikarsa sizden mutlusu olmaz, kötü çıkarsa filozof olursunuz. Bence insanlar, güven ve gerçek aşk, sevilme güdüleriyle hareket ediyor bu yüzden her şeyi göze alıyor. Zaten evlilik ve ikili ilişkilerde bu risk her zaman vardır biliyorsun.
Peki o zmn bu evlilikleri bozan sey her zmn karsimizdaki insanin tutumu mudur?
Yani sayet biz hep dogru insan isek ve iliskilerimiz bir noktada hep sonlaniyor ise sucu her zmn diger tarafta mi aramak lazim gelir?
ya da problemli kisi biz isek, kavgaya meyilli, aldatma durtusu olan, surekli durtusup huzursuzluk cikaran kisi, o zmn ne diye evlenip diger insanin da hayatini karartiriz?
Belki de biz tamamen karsimizdaki insana gore sekil aliriz. O iyise biz de iyi olur, o karamsar ve kagvaciysa biz de o ruh haline burunuruz. Ama bu da tutarsizligimizi ya da karakterimizin oturmadigini gostermez mi ki 🙄🙄
Bence ilişki tek taraflı asla değildir. Ancak bunun tersi de mevcuttur mesela çok iyi bir kadın var ve erkek 🚹 doyumsuz biri diyelim. burada kadının kendini suçlamasına gerek yok bu durumda. Çünkü karşisindaki adamın bitmek bilmeyen doyuramadığı güdüler hakimdir ve bunun ölçüsünde hareket ediyor. Bu bir anlaşmazlık meselesi ise şayet şiddetli geçimsizlik. burada bir 1⃣ taraf öz saygısını yitiren taraf oluyor. Kendini koşulsuz bir erkeğe feda ediyor. Ancak erkek 🚹 onu bir süre sonra zaten ne yaparsam yapayım bu kadın gitmez diyor 🗣. Bu çizgi sınır çok önemli. Ya özsaygı tekrar kazanacak aldığın kadarını vereceksin ya da ayrılacaksın. Evlilikler olduğu kadar kötü biriyle boşanmakta çok olağan bu durum karşısında. Orta yol bulunmadığı müddetçe ayrılık en iyi seçenek.
Cevabı çok basit.. İnsanlar çok k*hpe çünkü.. Sadakatin ne olduğundan haberleri yok birçoğunun.. Zaafları çok fazla karşı cinse.. Tek kişinin sevgisi, ilgisi yetmiyor, doymuyorlar.. Mutlaka etraflarında birileri daha olmalı.. Edepli, ahlaklı insan bulmak artık lüks oldu..
Madem insanlar artik kendini biliyor, bozuldugunun farkinda, ne diye hala catir catir evlenmeye ve ayni kacinilmaz sonu bile bile yasamaya devam ediyorlar
Özenti onada var bende yok bundan isterim ondan isterim aaaa şuna bak ne kadar güzel havalı bir düğün yapmış oooo mobilyaları müthiş tam hava atmalik vay canına sayın seyirciler inanılmaz bir ev araba sabaha kadar sayarım başka bir şeye gerek var mı sizce evlenirken yapılan borçlar boşanmanın en büyük sebeplerinden biri
Peki bunlari bile bilez , onlerindeki olumsuz ornekleri gore gore neden insanlar hala ayni yanlislari yapip ayni borclara giriyor ve ayni kacinilmaz sonu yasiyor?
Öncelikle her insan kendince haklıdır kime sorarsan Sor başkalarının yaptığını yargilarlar ama her zaman için kendilerince bir bahaneleri vardır bahanelerin arkasına sığınırlar şöyle böyle falan filan yani bunlar bunu bilseler bile ufak bir bahane ile en azından iyisi olsun ömür boyu kullanırız en basitinden bu tarz insanlarda aşağılık kompleksi vardır az ya da çok ama vardır sonuçta eve misafir geldiğinde aman ha ayıp olur maazallah yerin dibine gireriz bütün mesele baazıı insanların karşıdaki insanlara hava atma ihtiyacı vardır bunu sigara gibi düşün bağımlılık yapan bişey muhtemelen kendini bilen bir insan zaten bile bile girmez bu borcun içine
Evlilik, modern dünya insanlarının fıtratına aykırı oluşum. Bu ortaçağ ve öncesi dönemlerde popülerdi ve sürdürülebilirdi, günümüzde bu geleneği devam ettirmeye çalışmak yalnızca dogmatizmin ağına düşmekten ibarettir. Elalem yapıyor ben de yapayım diye yaparsın, finali daima hüsrandır :D
Ortacag kadar gitmeye gerek yok, anne babamizi dusun. Neden onlar yurutebiliyor bir evliligi de biz yurutemiyoruz? bizim onlardan neyimiz eksik? Veya fazlaliklarimiz var diyorsan da neden bu fazlaliklardan kurtulup onlar gibi yalin olamiyoruz?
Anne babamı düşününce, annem babamın eline bakıyordu finansal gücü yoktu, elalem ne der kaygısı vardı ve babamın her türlü pisliğine ses çıkarmadan bekliyordu. Yine aynı şekilde onun annesi de öyle, onun annesinin annesi de. Günümüzde hangi kadın, hangi sebeple bir erkeğin pisliğine katlansın? Anne babalarımız veya onların ataları mutlu mesut oldukları için evliliklerini yürütmediler, başka çareleri olmadığı için yürüttüler. Şimdi çare çok, niye katlanasın ki
Peki biz madem onlarin hatalarini eksiklerini gorebiliyoruz neden biz daha iyisini basaramiyoruz dersin? Onlarda yanlis gidenleri biliyoruz, direk o yanlislari duzeltip mutlulugu neden hala yakalayamiyoruz. Guya herseyi biliyoruz artik,. fazlasiyla elimizde ornek de var, ne diye hala bile bile lades deyip mutsuz olmayi seciyoruz?
Çünkü insanlar korku ve mecburiyetle yönetilir, bunlar olmadığı sürece kimse birine aşktan sevdadan dolayı katlanmaz. Çünkü kimse mükemmel olmadığı gibi, kimse de kendine mükemmel olmayanı yakıştırmıyor bu yaşamda. Çok geçmeden karşı tarafı suçlayarak kendini aklamalar başlıyor ve kaçınılmaz olarak boşanıyorsun. Veya bitmiş evliliği çocuk yaparak daha da çıkmaza sokup, kendine gereksiz mecburiyetler yaratıyorsun.
Genel olarak insanların çok çok aynı frekansta olmadıkları sürece, imza gibi bir mecburi bağlayıcılığa katlanmaları imkansıza yakın.
Benim tavsiyem evliliğin en son safhada olmasıdır, minimum 4 yıl aynı evde yaşayıp her anlamda kendine uygun bulmadığın biriyle imza atmayı rasyonel bulmuyorum. Bilhassa günümüzde 6 ayda yangından mal kaçırır gibi tanımadığın insanla evlendiğin konjonktürde..
Evet katiliyorum haklisin 👏👏.
..
Ama ote yandan da dusunmeden edemiyorum, o kadar cocukluktan beridir orneklerini duyduk; romeo ile juliet, kerem ile asli, leyla ile mecnun... bunlar hep korku ve mcburiyet ile asik olmus olamazlar dimi?
Demek ki gercek ask denen sey varmis hakkaten dimi? Peki o zmn biz mi acaba onu bulamiyoruz, yoksa bulup da kiymetini mi bilemiyoruz? Gereksiz tripler ve safsatalarla isi mutsuz sona surukluyoruz?
Her şeyden önce onlar istisna, biz kaideleri yani çoğunluğu baz alarak konuşuyoruz tabii.
Öte yandan, gerçekten Romeo Juliet olacağın biriyle bile 6 ayda tanımadan evlenip, işleri tam tersine çevirme ihtimalin de oldukça yüksek.
Çünkü evlilik sadece iki kişiyi içermiyor, evlilik kelimesinin geçtiği yerde arkadaşlar, aileler, toplum, kurallar, normlar ve daha niceleri devreye girdiği için, manipüle olmaya çok açık bir mecrayla savaşmak zorunda kalıyorsun. O onu dedi, o ona bunu yaptı sen niye bana yapmıyorsun, bak şu şunu yaptı demekki daha çok seviyor, o onu dedi sen beni sevmiyorsun gibi saçmalıklar yüzünden taraflar ilişkilerini iki kişi yaşayamıyorlar..
Aşk ilişkisi iki kişi yaşanır, bunun yegane yolu da başkalarını dahil edecek evlilik gibi kavramlardan ilk etapta uzak durmaktan geçer.
Düşünsene, ailene 10 yıllık arkadaşına borç vereceğini söylüyorsun ''daha dur ne kadar tanıyoruz, ya ödemezse'' diyorlar. Fakat ne hikmetse 3 aylık adamla evleneceğini söylediğinde, davulla zurnayla tanımadığın adama doğrudan tüm hayatını vermene razı geliyorlar. :D
Bu minvalde aptalca zihniyetin ısrarla dayattığı bir oluşumun içinde olan Romeo Juliet nasıl sağlam kalabilir ki? Büyük risk.
Haa bunları yapıp mutlu olan yok mudur vardır fakat sana bana denk gelmez, piyango ihtimaline güvenerek hayat yaşanmaz :D
O zmn evlenen her cift mutlu olabilmek iicn bulundugu ortamdan tamamen izole edilmeli mi diyorsun 😅
Yeni evlenen cifti direk balayina gonderip orada birakmak da mantikli olur bak 🤣😬
...
Bu onceki soyledigin 4 sene ayni. evde yasayip ardindan evlenme fikrine pek katilmiyorum. Cunku bu isin sonunda ne olur soylim mi; her taraf dost hayati yasayanlarla dolup tasar.. gerci simdi de farkli mi sanki diceksin? Evet degil 😅🤣
Ama bak gecenlerde baska bir fikir okumustum, hangi ulkedeydi unuttum; artik evlilikler 5 yillik olarak duzenlenecekmis.. 5 yilin sonunda ciftlere tekrar sorulacak tamam mi devam mi? 🙃 devam derlerse bir 5 yil daha ekleniyor 😆😅 oyle oyle devamke, biri herahalde mevta olana kadar
Yok yok evlendikten sonra değil, direkt tanıştıktan sonra izole edilmeliler diyorum. Evlenme fikri ortaya atıldığı an saydığım etkenler başlıyor zaten, evlenen çiftler asla iki kişilik salim kafayla evlenmiyorlar bu asla şaşmaz :D
Dost hayatı kavramını önleyecek tek şeyin imza olduğu fikrine katılmıyorum, seksi legalleştirmek için evlenen de var, para için evlenen de. Onların yaptığı dost hayatı değil, birbirini sevip yaşayan insanların yaptığı mı dost hayatı oluyor? Kafama yatmadı bu benim. Seda Sayan'ın her sene koca eskitmesi, Safiye ile Faik çiftinin evlenmeden 20 yıldır birlikte olmaları örneği gibi 🤪
Dediğim gibi yaparlarsa ilişkilerini 2 kişi arasında yaşarlarsa 5 yılda bir sorulmasına ihtiyaç olmaz ama denenebilir tabii😆
Evet haklisin burada bile arada oyle sacma seylere rastliyorum ki, kiz basi kapali guya ama fb'si ile gunah olmasin diye imam nikahi kiyiyor. Snr ondan sıkılınca baska bi fb'ye gecip ona da imam nikahi kiyiyor 😆😅 ama baksan ne kadar usturuplu, yanlis bisi yok ortada😇. ohh ne ala dimi?
Neyse gardaş yaaa en guzeli tost hayati yasayacaksin,. bi de cift kasarliysa ohhh, dadindan yenmezzz walla🤪
Yok ben sade gazoz alimm, ayran uyku getirir simdi 🙃
Kimsenin kimseye tahammülü yok artık. Bazen küçük sorunlar büyütülüyor. Eskiden bir şeyler kırıldığında tamir edilir üzerine düşünülürdü. Şimdi hemen çöpe atılıyor. Toplumsal baskılar kalktı. Daha doğrusı boşanmak ayıplanmıyor. Bunun rahatlığı var ve kadınlar da ekonomik özgürlüklerini eline aldı ve bazı erkekleri çekmek istemiyorlar.
O kadınlar sonuçlarını katılacak o zaman
@birgün-8 valla bende kadın çekmek istemiyorum bu devirde evlenirmez zaten
Gerçekten de günümüzde ilişkilerin ve evliliklerin yürütülmesi zorlaşıyor. İnsanlar daha fazla bekleyişe sahip, iletişim eksiklikleri ya da farklı hayaller yüzünden ayrılıklar artıyor. Sosyal medya da bu durumu etkiliyor, herkesin hayatını dışarıdan gözlemlemek, karşılaştırmalar yapmamıza sebep oluyor. Birçok kişi, sorunları çözmek yerine kaçmayı tercih ediyor ve bu da ilişkilerin derinleşmesini engelliyor. Ayrıca, hayatın hızlı akışı ve stresli koşullar, insanların birbirlerine tahammül etme seviyesini düşürüyor. Bu durum, gerçekten de hayatın ne kadar kırılgan olduğunu gösteriyor. Mutluluklar bazen çok kısa kalıyor ve bu da üzücü. Umarım, gelecekte daha sağlam ilişkiler kurma şansı buluruz ama maalesef çok zor.🥹❤️
Genç yaşta evlenenler genelde birbirlerini Tanıdıklarını düşünüyorlar fakat aynı evde yaşamak çok başka bir şeydir. bir anda Aslında iki farklı insan aynı evde yaşamaya çalışıyor. temizlik düzen tertip, sosyal medya hesapları, kıskançlıklar, iş hayatı, kayınvalide kayınpederin dahili olması, ekonomi, gezme tozma, eski alışkanlıklar, bunları devam ettirmeme, çocuk olunca genelde kadınların daha çok çocukla ilgilenmesi evliliklerin eskisi gibi olmayıp sürekli monotonlaşması ve insanların birbirlerinden zamanla uzaklaşabilmeleri durumları, sobradan ögrenilen huylar vs vs uzar gider. Yani boşanmaya giden yolu açan bir sürü etken var. Olmasını istemiyorsan başta neysen o şekilde devam etmeye çalışacaksın sevdiğini seveceksin Kendi ailenden ya da Onun ailesinden kimseyi karıştırmayacaksın çocuk olsa da kocaya İlgiye devam edeceksin evde herkes yapması gereken işi sorumluluğu yerine getirecek Bunun gibi şeyler olursa o evlilik bir şekilde yürür :)
Artık herkes özgür olma peşinde kimse kendi işine başkasının karışmasını istemiyor bir yere kadar tahammül ediyorsun sonrasında sürekli laf sokmalar sürekli eleştiriler vb şekilde devam ediyor birde tabi buna iş hayatindaki stres ekonomik sıkıntılarda eklenince ruhsal olarakta bunaliyor çareyi özgürlükte buluyor ayrica teknoloji çağındayız maalesef insanlar farklı farklı kişilerden zorlu süreçlerden geçerken ilgi vb şekilde onu mutlu eden karşılık görünce yanindakini silebiliyorsun umarım kimsenin başına gelmez tabi ama maales ne ilk boşanan biz olucaz ne de son boşanan biz olucaz en azından insanlarının birbirini yormadan bosanlarida güzel diyebilirim malum haberlerde neler neler görüyoruz
Çünki eşler bir birine saygı duymuyor. Sanki hep yapışık ikizler gibi gezmek lazımmış gibi tavırlar var. 2 insan bir hayat kurunca neden her yere bir gitmek zorundalar ki? Ya da yok oraya gidemezsin, arkadaşınla buluşamazsın falan. Çok saçma bunalır insan.
Hem sosyal medyadan yeni insanlar tanıyorlar gerekli gereksiz samimiyet kuruyorlar, sonra aldatmalar başlıyor...
Kimsenin kimseye tahamülü kalmadı sanki.
Erkeklerin çoğu anne kuzusu oldu, anneleri de bundan yararlanarak, yok oğluma sen iyi bakamazsın, yok yemeğini düzgün yapamazsın falan, m'k sanki 6 7 yaşında ilk okul öğrencisi bakıma ihtiyacı var.
İçerisinden geçtiğimiz dönem maalesef evlenip yuva kurmak için uygun bir dönem değil.
Herkes agrasif herkesin hayalleri var herkes herşeye hevesleniyor
Hiç kşmsenin hiç kimseye tahammülü yok…
Herkes kendince haklı herkesin herkesten beklentisi var.
Pes edip ayrılmak en kolayı geliyor bazen.
Bir türlü öğrenemedik karşı tarafı kırmamayı.
İçimizden söküp atamadık egolarımız
Gururumuzu çiğneyip sen haklısın diyemedik karşımızdakilere
Peki bunlarin yanlis oldugunu ve isin sonunda mutsuz olacagimizi bile bile ne diye tum insanlar anlasmis gibi ayni yollardan gecip ayni hatalari yapiyor o zmn?
Çünkü heves
Heves denen lanet öyle illet bir şey ki
Özellikle kadınlara bakıyorum evlilik konusunda çok hevesliler.
Arkadaşım evlendi bende evleneyim
Arkadaşımın çocuğu oldu benimde olsun
Onun gelinliği şöyleydi
Bunu nişanı böyleydi vs vs
Düğün meradimine o kadar hevesleniyorlar ki damadın kim olduğunu ona nasıl bir hayat sunabileceğini kişiliğini karaktereni vs hep görmezden geliyorlar.
Hep kadinlar suclu diyorsun, erkekleri de onlar kandiriyor evlilige 😅
😊 yok yok asla
Erkekler daha fazla suçlu ama kadınlar daha akıllı olduğu için sorumluluğu kadına verdim bu yorumumda.
Çünkü erkekler aptaldır kadın gördüğünde zaten sağlıklı karar verme şansı yoktur.
Aklı hep uşkurundadır.
Ve de evlilik konusunda sone her ne olursa olsun madur olan hep kadın olduğu için erkeğin çokta umurunda değildir.
Dolayısıyla suçlu olmasalarda dikkat etmesi gerekenlerin kadınlar olduğunu düşünüyorum.
Erkek tartışmaya kapalı, çünkü zaten boşanıp karısını bir başına bu hayatla mücadele etmeye terkeedecek kadar şuğurunu yitirmiş bir adama söylenecek söz bulamıyorum.
Biz bekarların ahı olabilir. 😂😂 boşanmak ayrılmak hoş değil ama bu olaylar sayesinde gerçekten üstümüzdeki baskı azalıyor. Çok net şekilde farkediliyor. Bence cinsellik ve seks konusunda insanlar serbest bırakılmalı. İnsanlar rahat seks yapmak için evleniyor. Sonra boşanıyor. Olan çocuklara oluyor. Herkes önüne gelenle olsun demiyorum. Ama cinsellik tabu olmaktan çıkarılmalı. Hiç değilse kızlarımız için erkek arkadaş kavramı normal olmalı. Gerçi o yöne gidiyoruz. Çocuklarımızı cinsiyet ayrımı olmadan eşit yetiştirebilirsek atılan evlilik temelleri de sağlam olur diye düşünüyorum.
Kadınlar evlenirken erkeklerin değişeceğini umarak evlenirler. erkekler evlenirken kadınlarında değişmeyeceğini umarak evlenirler. Bu yüzden hüsran ve hezimet kaçınılmazdır. Evliliği yürütmek zordur çünkü mutlu olmak için değil, gösteriş yolsun diye yapmanın sonucudur. Evliliği zor hale getiren bitmek tükenmek bilmeyen doyumsuzluğumuz. Başkalarını mutlu etmek için yapılan gereksiz harcamalarla evlenmeyenin nikahı kabul olmuyor bizim toplumda.
Şimdi şöyle artık kimsede sabır ve tahammül maalesef ki kalmadı herkes daha iyisini daha mükemmelini bulurum sanıp elindekini de yitiriyor. Boşanmalar çok fazla sebepten kaynaklansa da ilk akla gelen ekonomik yetersizlikler ve ailelerin ilişkiye çok fazla müdahale etmesinden dolayı oluyor. Mühim olan bitirmek değil mühim olan gerçekten mücadele ettiğimiz şeyin güzel bir sonla bitmesi meslea ölüm..
İnsanlar yalnız kalmamak icin beraber oluyor ve birbirlerine tahammülleri kalmıyor. Gercekten sevseler sorun yaşanmaz
Neden peki insanlar gercekten sevemiyorlar? Neden sadece yanlizliktan kurtulma amaciyla birine sariliyorlar?
Sevgi, hadi bunu seveyim diyince olan bir duygu degil. Bir anda etkilenme sonucu, zamanla gelisen seydir. Hayatlarında hicbir zaman sevgi ilgi görmeyen + oz guveni dusuk olan insanlar yalnızlıktan kurtulmak icin biriyle beraber oluyor -sevdigi için degil-
Eskiden ana babalarimiz daha mi kolay yakalarmis o zmn gercek sevgiyi ki bu kadar uzun sureli evlilikleri olmus, birlikte bir omur surdurmusler? ya da insanlar daha mi sabirliymis? Cabuk pes etmez miymis simdiki nesil gibi?
İstekler çok doyumsuzluk var sürekli çıtayı yükseltme var kıyaslama var heves var o yaptı benim neyim eksik var var var bende varrrr😀
Peki o cita yukselince ya da onda olan sende de olunca daha mi mutlu oluyorsun gerceken?
...
Eger degilse neden kendini kandiiryor insanlar?
Denemek istiyor bende bakayım nasıl bir duygu bende diyor bencillikte var artık gösteriş göstermek
Gosterisin sonunda elimize gecen nedir peki? Mutluluksa ona dicek lafim yok. Kuru bir heves ise sadece, o zmn ne diye bu caba derim
Her şey şüphe ve güvensizlikle başladı aç gözlülükle devam etti.
Herkes sordu kendine neden daha iyisi benim olmasın ve kendinden ödün veren insanlar oluşmaya başladı çok güzel bir söz vardı kendini ağırdan sat diye şimdi onun yerine özgüvenli ol olmadı yapamadınız ayrılırsın lar aldı düzen değişti insanlar bozuldu bir gül ile sevinen sevgisini gösteren nesil yerini gül alındıktan sonra ikinci ayımda bana ıphone araba alır mı düşüncesine sahip insanlar yetiştirdi
Kadınları erkeklere karşı kışkırtan STK lar ve onları destekleyen kanunlar. Bu vasıtayla yok sayılan erkekler hak ve hürriyetleri kadın ve erkeği birbirine tahammülsüz hale getirdi. Cinsiyetsizlik zorlamaları ile homoseksüelliğe dizilen methiyeler kadın ve erkeği birbirinden daha da uzaklaştırdı. Devlet eli ile aile yapısı baltalanınca yıkılan aileler görmek gayet doğal...
Bir çoğunun gözü dışarıda, bir kısmının da Evlilik yürütebilecek kabiliyeti yok.
Evlilik birbirini idare etmedir, birbirlerine iyi davranmaktır. Günümüzde kimse kimseye saygı göstermiyor. Bana iyi bakmadın diye boşanmalar da var. Her şey den kıl kapar olmuşlar, böyle durumda evli kalınmıyor işte.
Aptal oldukları içindir akıllı insanlar evlediklerinde aile olmayı hedefler aptallar ise aile olmamayı bu yüzden boşananlar çok Türkiye'de normal her insan aynı olmuyor. Örneğin bizim aileye giriş var çıkış yoktur başta uyarıyorum gelen böyle gelsin 😂
Kimseyi gazlama bence bundan sonra ya. Belki de onların gerçek kismetlerini engellemissindir 🤷 en sevmediğim şeydir öyle çöpçatanlık, kim kimle olacaksa olsun kime ne 😂 bence insanlar arasındaki iletişimin bu kadar kolay olması nedeniyle kolayca yeni kişilerle konuşabiliyorsun tanışabiliyorsun, ondan da millet aralarındaki sorunu çözmek yerine kolay yolu tercih ediyor. Ama yeni kişiyle de aynı sorunlar baş gösterir.
Sürekli mutlu olsak, mutluluğun bir değeri kalmaz. Yunan mitolojisinde tanrılar, mutluluğun kıymetli olması için onu saklamaya karar verirler. Bir tanesi, "Göklerin en uzağına saklayalım" der. Bir diğeri, "Denizin dibine" önerir. Başka bir tanesi, "Ormanın en derinlerine gizleyelim" der. Sonunda biri, "İçlerine saklayalım; mutluluğu hep dışarıda arayan insanoğlu, onu orada bulmayı akıl edemez" der.
Uzun uzun yazmaya mecalim yok o yüzden şöyle özetleyelim; hem aşk bitti hem sabır. Hem duygusallık bitti hem de empati. İnsanlar birbirini yeteri kadar tanımadan etmeden evlendi. Tüm bunların üzerine evlenmeyi, daha doğrusu evliliği çocuk oyuncağı sananların (yuva kurmaya, ömür boyu sürecek bir birliktelik yaşamaya ehil olmayanlar) da eklenmesi ile bu tablo ortaya. Ha, ülkemizin ekonomik koşulları da bir etken olabilir fakat bu saydıklarımın bitmesi asıl darbeyi vuran etken oldu.
Yakında evlilik kavramı da tarihe karışır çünkü insanların ahlaki degerleri çok değişti. Ailenin ne demek olduğu unutuldu artık yeni trend heves geçene kadar takılmaca. Kim evde onu bekleyen sadık eşini düşünüyor ki artık seçeneğin bu kadar bol olduğu zamanda
Kediler değil insanlar nankördür...
Sevginin olmadığı , bunu sadece maddiyat ile sınırlandıran insanoğlu ne derece sağlıklı bir ilişki kurabilir.
Sadece kendini düşünen ilk dakikadan itibaren paranın peşine koşan bir taraf beraber mutlu olmayı ne derece mümkün kılar.
Sonra hiç bir şey olmamış gibi yüzsüz yüzsüz benim onu sevmemi beklemesi de cabası.
Gerçekten ilginç.
Çünkü istekler değişti. Artık mutluluk değil beklenti çok.
Beklentinin karsliginda mutluluk alinmayacagini bile bile neden hala mutluluk ariyor gibi gorunuyor peki insanoglu?
Kişiye istediğini veremezsen kişi senden ne olursa olsun uzaklaşır. Doğal seçilim yasasına ters çünkü. Mutlu etmek için mutlu olmayı bilmek gerekiyor. Maalesef biz bunu başaramıyoruz.
Eskilerin bizden farkiydi neydi o zmn? Onlarin basarip da bizim basaramadigimiz?
Sadakat ve minnettarlık ve vefa. Eskiler de bunlar vardı. Kaybettik.
O zmn neden evlenmeye devam ediyor hala insanlar? Bu degerler olmadan bir evliligin yurumeyecegini. bile bile
Evlilik iki nedenle yapılıyor günümüzde. Bir yalnızlık iki cinsellik.
İnsanlar egolarına yenildi. Merhamet ve özveri duygularını kaybetti
Bunun mutluluk getirmedigini bile bile neden yenilmeye devam ediyorlar peki?
Sonucta ele gecen bisi yok ki, yine kaybeden kendileri
İnsanlar dinlemek yerine kulak tıkıyor, saçma sapan sebeplerden kavgalar ediyor çünkü
Neden kimse karsisindakini anlamaya calismiyor peki.. anlasilmaz olunca daha mi mutlu olunur sence? ya da kavga edince
Peki gercekten yalniz insanin mutlu insan oldugunu dusunen var mi acaba?
Evet dediignde hakli olabilirsin ama kisa sureligine gecerli bu durum bu bence. Bir omur boyu yalnizlik kimseye mutluluk getirmez, getiremez, dogaya aykiri bir durum bu.. Zaten bilirsin yalnizlik sadece Allaha mahsustur.
O zmn bos insanlari hayatina almamak lazim dimi 😉
Onemli olan o %10'u bulabilmek o zmn
Mutlaka herkesin bi dengi vardir bu hayatta
İnsanların birbirine olan tahammülü kalmadı artık ne yazık ki
Neden peki eskiden daha sabirliydi insanlar? Farkli olan neydi?
Yaşam koşulları ve şartlar insanları bu hale getirdi
O zmn bu yasam kosullari belki de yanlis bir yerlere goturuyor bizi. Sonu olmayan mutsuz bir sona dogru..
Neden kimse bunun farkina varmiyor?
Farkındalar ama herkes öğrenilmiş çaresizlilik durumuna düştü
Bende onlardan biriyim, yaşamama rağmen bu sorulara cevap bulabilmiş değilim. İnsanlar ne istiyor anlayamiyorum. Eskisi kadar mutlu olamıyorlar sanırım ya da mutluluğu olmadık yerde arıyorlar.
eskiden de aynıydı erkek hep yaptigi edepsizligi saygisizligi aldatmayı bugünkü kadınlara da yapacağını sandı şimdiki kadınlar ise bunu çekmiyor haklı olarak. aslında sevinin cunki bu iyi. hiç bir kadın bu lari çekmek istemiyor ... eskiden kadınlar ezik gurura sahiplerdi parasizliktan . simdikiler En azından cLisiyor paralarını kazaniyorlar. Boşanma hakkına sahip oldular yuzden bosaniyorlar aklı olan asla üzülmez bu duruma.
Haklısın bravo
Evlilik insan doğasına aykırı bence. İnsanlar zorla bir şeyi devam ettiriyor gibi. Bir de kadını hiçbir şekilde memnun edemezsin. Burnundan getirene kadar erkeğin canına okur, en son da nafakasini alır, yayar bir tarafını oturur. Olan erkeğe olur.
Aşk gelip geçici önemli olan anlaşabilmek beraber eglenebilmek çiftler birbirine biraz karakter olarak benzemesi gerekiyor. Dış görünüşe aşık oluyorlar hevesi geçince aşk da bitiyor. Yani önemli olan karakter.
Tip önemli tabikide hersey de tıp değil eşit olacak. Olacak ki birbirlerini tamamlayabilsinler..
Ben de boşanmak istiyorum çünkü eşim manipüle eden takıntılı ve öfke kontrolü olmayan bir insan ve çevremde de boşanan çok kişi görüyorum daha çok şiddetten dolayı ya da kumardan. Hayata bir kere geliyoruz ve onda da mutlu huzurlu olmamız gerek değil mi.
Boşanın boşanabilirseniz
Ben size mutlu evliliğin sırrını vereyim ekonomik olarak bir evlilik rahatsa boşanma oranı o kadar düşük olur.
Evlenen sen çok boşanan var bu devirde zaten. Aile olma kavramını bilmeden nefisle olan evliliklerin sonu bence. Hayatı zorlaştıran insanoğlu sonuçta. Bir taraf bağlı kalsa diğer taraf ipin ucunu kaçırıyor.
Bir kaç açıdan bakabiliriz bu sorunun cevabına öncelikle bir numaranı neden ekonomi , kültürel farklılıklar , yaşayamadığı hayatı yaşıyormuş gibi gösterme çabası sonra da gerçeklerin yüze vurması
Ben şimdiki evlilklere evlilik demiyorum bu zamanlardaki evlilik degilki evlilik alınmaz oluşturulur her iki birey yapar sorumluluk alamayan ve aklı ve düşünce fikri gelişmemiş insanlar evlilik yapıyor empati yok saygı yok
Buna çok sebep sayılır. Kısaca sebebi toplumsal çürüme diyorum. Tahammüller az , sadakatler de kısa süreli çünkü alternatif bol. Kuldan utanma yok. Allah korkusu yok. Bir şey bozuldukça her yere etkisi olacak.
Evlilik de terzilik gibi eskimiş bir kurum. Evlilik eski çağlarda mülkiyete geçilince mirasın tesbiti amaçlı kurumsallaştı. Günümüzde kadın destekli bir tören ve akittir. Evlilik genel olarak kadınların diğer kadınlara yönelik bir gösterisi ve meydan okumasıdır. Erkekler orada konu mankenidir. Gerçek anlamda beraberlikler evliliğe gerek duymaz ama işin başka boyutları da vardır, konu uzar. Temel olarak budur.
Belkide insanların tahammülü azaldı. Birbirimize olan tahammül.
Gerçekten benim çevremde de çok var evliliği yürüteneyenler
Eskiden çok hoş karşılan bir şey değildi evlilik. Ayrıca sorumluluklar da göz ardı ediliyor. İnsanlar birbirinin kusuruna takılıp kalıyor. Ayrıca sistemin getirmiş olduğu nafaka gibi sebeplerden ötürü de genç yaşta boşanmalara sebep oluyor Bence tahammül meselesi değil. Bir şekilde tahammül edebilirsin fakat kabullenmek ve buna göre yaşamak bunun bilincide olgun davranmak gerekiyor.
Evlilikler bitik insanlar evlenmeye korkuyor evliler bekarları geçtiği gibi kimi dost hayatı yaşıyor kimi cinsellik yaşayarak hamile kalıyor ilgi görmek rahat rahat sevgili yapayım derdindeler
Aşk; bir beklenti olmadan , bir çıkar beklemeden, nefsini dinlemeden sevmektir. Artık bu devirde bunu bulmak çok zor ve kimse kimseyi beklentisiz sevemez durumda.
Bitmez tükenmez bilmeyen menfaat yüzünden her şey. Kız diyor ki her şey lüks oldun erkekte diyor ki istediği her şeyi verdim kullanıp atarım kızı. Sonra mutsuzluklar derken iğrenç bir ilişki. Aza kanaat edersen mutlusun yoksa tekte yaşa evli de yaşa huzursuzluk hakim olacaktır.
Benim de cevabını aradığım bir soru aslında. Ama ben bunun olmasını biraz özensizliğe ve anlayışsız olmaya bağlıyorum. Evlenince iki kişinin sorumuluğu artıyor ama hâlâ birbirini seven o kişiler olduklarını unutuyorlar bence. Yani sorumluluktan birbirlerine vakit ayırmıyorlar. Tam olarak da sebepleri bu bence.
5 sene önce çok ciddi sorunlu bir sürecin içindeydik ilk defa ayrılık aşamasına gelmiştik ancsk aştık. Zaman zaman ciddi dönemeçler oluyor ancak bazıları aşılmıyor ve ayrılık oluyor
Kibir çağındayız çünkü, ciddi bi dal yoksa tutacak, kendinden fedskarlık etmeye gerek yok.
Bi de, kızların çoğu balon, erkekler evlenince görüyo :)
Çünkü güya modern zamanın getirdiği tüketim çılgınlığı, maddiyata düşkünlük, özenilen şaşalı hayatlar ve iletişim güven eksikliği gibi bir çok faktör ilişkileri kökünden zedeliyor.
Bunun cevabı çok basit
Herseyi kolay elde edebilme opsiyonu
Es geçe sana yok dedi
Üzülmeye gerek yok sokak tek gecelik kadın/erkeklerle dolu vs vs vs
İki tarafında beklentileri farklı oluyor uyumsuzluk içinde birbirlerine sevgileri azalıyor
Peki bu beklentiler neden zmnla ortaya cikiyor. Daha tanisma evresinde az cok karsi taraftan ne bekledigimiz belli olmaz mi. ya da konusulmaz mi
Soylsyal medya, internet insanları azdırdı, gözünü açtı, zaten çoğu insan cin.. liği merak edip sevmediği insanla evleniyor, hevesini alıp bıkınca ayrılıyor çoğu insan, ayrılırım istediğim zaman biriyle sek.. yaparım diye düşünüyorlar.😂😂😂😂
Çok şükür bu işi 20 yıldır başarabiliyorum tanrının birbirine sabrı kalmadı Bir de ekonomik özgürlük buna sebep
cunku erkeklrr artik kadin gibi tirp atyor kusuyor kadinlar ise erkek gibi roller degismis durumda
İnsanlae yaşları ilerledikçe karakterleri de değişiyor. Ve evlilikte ikş taraftan biri bile bunu tolere edemiyorsa boşanma kaçınılmaz oluyor
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?