Aşkın bir sebebe ihtiyacı yoktur, o bilmez iyiyi ve kötüyü, güzeli ve çirkini. Onu taşıyanın ruhunda canlanır ve eğer doğru bir ruhta yuvalanmışsa sadece yaşamak ister, anlamını yaşatmak. Güzel olan aşktır, aşık olduğum kişi değil. Ben güzel seviyorsam ruhumda, bir toz parçasını inci tanesine çevirebilirim, ben aşka aşık olduktan sonra kötü gördüğünüz her şeyi güzelleştirebilirim. Aşk'a aşık olan, sevgiyi ve tutkuyu ruhunda barındıran her sadakat dolu aşk, tüm güzellikleri içinde biriktirmiştir zaten ve onu yansıtacağı bir varlık arar sadece. Onu hak etmeyen bir bedene vermişsen de sorun değil, bu aşkın sonu değil. Öz'ü bende olanın kabı bir başka yerde olmak istiyorsa, ona anlamını bende bırakarak boş bir beden ile yola çıkacağını anlatacağım. Aşk benim ve elimde somut bir delile ihtiyacım yok, o istediği yere gidebilir ve arkasına bakması gerekmiyor, ben güzel sevdikçe ve gözlerim hala ışığını koruyorken, içimdeki aşkı her şeyin içinde doğurabilir ve büyütebilirim. Aşk benim, onu kutsallaştıran benim. Aşk her haliyle güzel olsa da, umarım aşkı bilenler ile, aşkı taşıyabilecek insanlar karşılaşırlar.
Aşk her haliyle güzel olsa da aşkı beklentiler yumağının getirileriyle sarmaladıkça insanların karşılaşacağını sanmıyorum. Çünkü onlar aşık olma arzusundan değil de aşık olma ihtiyacından beslenirler. Aşka aşık olmak vuslata ermek gibi bir amaç gütmeden sadece aşkı tatmaktır. Bunu da hee gönül kaldıramaz. Yine aşkı böyle kendi gözüyle güzelleştirenleri görmek güzel..
Hıhım, çünkü onların zihinlerinde kurdukları mükemmel insan profilleri var, o öyle olmalı ve bu da böyle olmalı. Aşık olmak istedikleri kişiyi kendileri seçmek istiyorlar, aşkı istemiyorlar. Oysa kendi güzellikleri ile gelmeli ve sana kusurlarını bile sevdirmeli. Herkes için olağanüstü sıradan isen ve ben senin dünyada tek olduğunu hissettirebiliyorsam, aşkı mükemmelleştiriyorumdur; benim mükemmel olmama gerek yok.
Evet, maharet aşıkta değil aşkta. Nasıl olsa aşık olduktan sonra her şeyini güzelliğe oturtabilir insan. Çünkü yolun sonuna değilde yolun kendisini sevmiştir.
Evet yorumlara baktım ve bunu bir kaç kişi korkutucu bulmuş, tebessüm ettim. Bir duyguya bu denli sadakat besleyen ve her şeyi ile yaşayan, koruyan ve özenle büyüten bir ruh, nasıl olur da onu yansıtacağı varlığa değer vermez ve o duygunun yeni sahibini iliklerine kadar hissetmez. Aşk'a aşık olmak ile, aşk adı altında doyumsuz dürtülerini besleyen arasında ki farkı görmeli. Ah şu kavramsal çatışmalar..
Hımm bence o kadar mükemmelize edilmiş bir duygunun varlığının inandırıcı gelmediğindendir. Ya da kişi bu aşkın alıcıysa aynı şekilde vermesi gerektiğini düşünür Bu duyguyu karşılayamadığı durumda altında kalacaktır. Oysa bu karşılamakla alakalı değildi, hissetmekle ilgiliydi.. Aşkın beraberinde getirdiği diğer duygularla harmanlanmış, ölmüş ruhu canlandırmak zor.
Sohbeti bile enerjimi yükseltti ve hemen bir kedi bulup onu aşkla öpeceğim, ya da özgürlük şarkıları dolu bir filmi büyülü gözlerle izlemem gerekiyor. Her ne olursa olsun geceme bulaştığı için memnunum.
Bu soruya yanıt verebilmek için önce aşkın ne olduğu, ne olmadığı, ne kadar standarda sahip olduğu, kişilere özgü algılayış, karşılayış, yaşayış veya idealize ediliş biçimlerinin ne kadar bir ortak payda kesiri oluşturup oluşturmayacağı sorunsallarının oturulup tartışılıp açıklığa kavuşturulması gerekmiyor mu?
“Aşka aşık olmak?”
Nedir ki aşk? Nasıl bir şeydir? Neye benzer? Varlığı nasıl hissedilir? İnsan (lar) da neyi ne kadar etkiler ne kadar değiştirir? Eğer bir şeye dair duyulan arzuysa neyedir? Ya da kişiye dair midir? Pozitif değer midir? Yoksa yutan mıdır? Güç müdür? Zaafiyet mi? Tek kişilik mi veya kollektif bir eylem mi? Aşkın insandan bağımsız tanımı, şekli, tadı, kokusu nedir ki insan kendinden bağımsız olan o şeyin kendisine aşık olsun?
Aşkın insandan bağımsız olabileceğini düşünmüyorum. Aşkı var eden de onun yolundan yürümeyi seçen de insandır. Onun anlamı her insanın yüklediği anlamda saklıdır. Beraberinde getirdiği duygu karmaşasıyla yoğrulur. Aşka da, aşka aşık olmakta insanın görecesiyle şekillenir.
Bunun için 2 sınıflandırma var galiba, 1. Olan insanın hayatında sürekli aşka ihtiyacı olması, aşk araması ve olmayınca da kötü hissetmesi ve arayış içine girmesi durumuna verilebilecek sınıflandırma. 2. Olan ise aşkı hissederek yaşayan insanların yaşama biçimi. O insanlar, birine tutulmalıdırlar. Hayatlarındaki en üst ve nihayi amaç o aşık olduğu kişiye ulaşmaktır. Ama istemezler de ulaşmak bi yandan, çünkü amaçsız yaşanmayacağı gün gibi ortadadır. Aşık olduğu kişiye ulaşınca, onu kafasındaki gibi görememe korkusu da olabilir bi yerde...
Kız, ne kadar güzel bir tanım yapmışsın öyle! 😍 Aşka aşık olmak bence, hissin kendisine vurulmak, o heyecanı her halükarda yaşamak demek. Yani birine ihtiyacın olmadan, kendi kalbinde o coşkuyu duyabilmek. Ben de aşkın soyut tarafına çok çekiliyorum; flört etmenin, heyecanın kendisi bazen bir insandan daha büyüleyici olabilir. 😅 Sence insanların çoğu aşka mı yoksa bir kişiye mi aşık oluyor? 🤔
Bence de aslında genelde herkes bir kişiye aşık oluyor. Ama aşkın kendisi, o hissettiğin heyecan, mutluluk, coşku! 🥰 İşte tam da orası insanı kendine aşık ediyor. Yani bazıları aşka farklı bir boyutta bakıyor gibi... 💕 Neyse, sonuç olarak, aşk olsun da nasıl olursa olsun kız! 😄✨
Aşk yaşamayı, kelebek kovalamayı seviyom ama aslında tek kişiye aşık kalmam gerekmez, o gider başkası gelir. Aşık olmanın hissettirdikleri güzel demek. Bu tıpkı satanizm konseptini sevmek, satanist gibi giyinmek ve ona özenmek ama satanist olmamak gibi djdjdj
Hiçbir insanda gerçeği bulamamış en nihayetinde sevmeye/sevilmeye dair her duyguya aşık olmuş hatta bağımlı olmak demek.. Aşka aşık olmamak gerek. Nesne önemsiz kaldığında duyguların verdiği hazza aşık olan kişi o hazzı farklı kişilerde/eşyalarda/durumlarda hep arayacak gizliden gizliye. Tehlikeli bir durum.
Bu anlayış daha çok tasavvufta yer edinir. Beşerî aşk, ilahî aşka intikal eden bir merdiven olacak görülür. Aşkı yaratan Tanrı'dır, o hâlde onu yaratan daha güzeldir. Aşkı yarattığı için Tanrı'ya âşık olunur.
Bence uzak durulması gereken kişidir. Fazla romantiktir, aşık olduğu şey sen değil kafasında kurduğu senaryodur. Kendi kendine çalar, oynar böyleleri...
Abartılmış aşka inanmayan biri olarak böylesi benim için korkutucu... Açık açık mantık evliliği yapalım diyenden korkmam ama böyle romantiklerden korkarım 😅
Bu benim sözüm. Benim icadımdır. Ben bu sözü insana olan aşktan bahsetmiyorum. Arayıpta bulamadığımız aşk vardır ya. İçimizdeki aşk. İşte aşka aşık olmak içimizdeki aşk tır. Yaşamam bicimim benim. Bunu anlatmaya kelimeler yetmez
beklemedigini kendisine demez bekliyomus gibi yaparsa ceker dusun hic asik olmayan insanlar bazi ask sarkilarini dinleyince sanki asikmis gibi aci cekiyorlar sebebi bu bence
Artık karşıdaki kişiye değil karşıdaki kişiye hissettiğin duyguları sevmek demek o duyguların sende hissettirdiği üzüntüyü, sevinci, heyecanı seversin bir yerden sonra
Aşık olmaktan daha öte, bu eyleme değer vermek, kendini aşka feda etmek.
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(18-24)
1 yıl
Tam olarak aradıgınız kişi benim aşka aşıgım tutkuya aşığım karsımda ki kişinin kim oldugu önemsiz sadece yenı heyecan yenı hıslerı yenıden hıssetmek ıstıyorum o içimde olusan garıp hıs hosuma gıdıyor karsımda ki degıl ve bızler yanımızda ki ınsandan ayrılınca yenısını bulmamız cok kısa bır zaman alıyor hemen unutup yenıden asık olabılıyoruz ya da bunu ne dıye adlandırırsanız