lelya-mecnun o dönemde yaşanmış aşk, aslında aşk zorunluluktur. yani "yoklukta" ortaya çıkan bir şey, insan zihni bu yokluğu çok büyük ölçüde halletti bunun anlamı artık eski aşklar "olmayacak" peki olması gereken neydi çünkü düşünüldüğünde öyle bir aşk inanılmaz! fakat yoklukta aşk "acı" demek ve unutulması da imkansız.. yani insanın "hayran" olduu aşk aslında yaşayan için çok büyük bir "zulm" den başka bir şey değil. net olarak şimdi her şey insan doğasına uygun.. sahte aşk kötü olsada, kolay ve geçici aşklar insan doğasına uyumlu. insanın acı, zulm, yokluk çekmesinden "haz" duyan bunu yücelten bir zihniyet var "Allah uzun ömür versin" diyorum o zihniyete.
Ne sen Leyla' sın ne de ben Mecnun Ne sen yorgun ne de ben yorgun Kederli bir akşam, içmişiz sarhoşuz, hepsi bu Ne sen Leyla' sın ne de ben Mecnun Ne sen yorgun ne de ben yorgun Kederli bir akşam, içmişiz sarhoşuz, hepsi bu Hep sonradan, gelir aklım başıma, hep sonradan, sonradan Hep sonradan, gelir aklım başıma, hep sonradan Hep sonradan gelir aklıma, hep sonradan, sonradan Hep sonradan gelir aklım başıma, hep sonradan Ne sen bulutsun, ne de ben yağmur Ne sen mağrur ne de ben mağrur Hüzünlü bir akşam, susmuşuz durgunuz, hepsi bu Ne sen bulutsun, ne de ben yağmur Ne sen mağrur ne de ben mağrur Hüzünlü bir akşam, susmuşuz durgunuz, hepsi bu Hep sonradan, gelir aklım başıma, hep sonradan, sonradan Hep sonradan, gelir aklım başıma, hep sonradan Hep sonradan, gelir aklıma, hep sonradan, sonradan Hep sonradan, gelir aklım başıma, hep sonradan