Ayrılık yaşadığımda mutsuzluktan ölüyordum mutlu rolü asla yapamazdım. Acımı dibine kadar yaşadım. Evden , yataktan çıkmadım günlerce.. Ağladım , en derin şarkıları dinledim. Fotoğraflarına baktım yine ağladım. En dibe kadar yaşadığım için bu açığı uzun sürse de unuttum tamamen. Acıları saklamamak gerekiyor özgürce yaşamak lazim.
Bir müddet kendi kabuğumda yaşadım. Çünkü yaşadığım hayal kırıklığından sonra kendime gelmem zaman aldı. Herkesten uzaklaştım, herkesin samimiyetini sorgulamaya başladım. Ama yanlış kişiye verdiğim değerin güven sorununu başkalarından çıkarmam mantıksız geldi. Çekildiğim kabuğumdan meydana çıktım. Neysem yine aynısı oldum. Kimse için hayata küsemem. Çünkü benden başka bir tane daha yok ve ben bu hayata bir kere geliyorum. O yüzden yaşadığım hayatın değerini biliyorum.
"Severek ayrılanlar bilirler ayrılığı" demiş Ayna grubu da iş gerçek hayatta pekte öyle değil aslında. Neyse efenim bazı ayrılıklar insana sağlık ve huzur olarak geri de dönebilir her ayrılık üzecek diye bir kaidemiz yok. Mutlu olmak için ayrılanlara selam olsun zoru başarmak kendine gelmek bu olsa gerek. Saygılar...
Dışarıdakilere sorsanız benim için herşeye gülen, neşeli, mutlu çocuk der. Gel gör ki birde odamdaki duvarlara sorun nasıl hergün ağladığımı size anlatsınlar. Sanırım yeterli cevabı vermiş oldum. Hayırlı Ramazanlar...
Her zaman bunu yaptım kendi içimde bile yaşamama izin vermedim üzüntü duygusunu, üzülecek ne var ki kafasındaydım hep daha çok eğlenmeli, daha çok gülmeliydim kendi kabuğuma çekilip içimdeki sesi dinlemeyi tercih ederim artık yoksa ne bitmiş ne bitmemiş farkına varamıyor insan.
Elma olgunlaşıp ağaçtan düşünce hangisi nasıl ayırt etmek zordur. Bir içi var işte bir de dışı. Dışına aldanmamak lazım. İçini nereden görelim. Özet geçmek iyidir ayrıntı vermeyi sevmiyorum.