Amerikalı psikiyatrist ve Hasidik haham olan Abraham Twerski'nin günümüzün sevgi algısına yaptığı bir benzetme "balık sevgisi". Bu durumu şöyle anlatıyor:
"Sevgi öyle bir anlam taşıyor ki, kültürümüzde neredeyse anlamını kaybetti. Kotsk’da çalışan bir görevlinin ilginç bir hikayesi var. Tabağındaki balığın lezzetini çıkaran genç bir adamla karşılaşıyor. Ona "Bu balığı neden yiyorsun?” diye soruyor. adam “Çünkü balığı seviyorum” diye cevap veriyor. “Bana balığı sevdiğini söyleme, sen kendini seviyorsun, çünkü balık o kadar lezzetli ki, balığı sudan çıkardın ve yiyebilmek için öldürdün.”
Sevgi dediğimiz çoğu şeyin adı artık balık sevgisi. Çiftler birbirlerine aşık olurlar, bunun anlamı nedir? Bu demektir ki aralarından biri diğerinin fiziksel, duygusal ihtiyaçlarını karşılayabileceğini düşündü. Erkek de, kız da, diğeri vasıtasıyla kendi ihtiyacını karşılayabileceğini düşündü. Bu diğeri için sevmek değildir. Diğer kişi kendi tatminim için bir araç olur. Bu yüzden günümüzde zaten çoğu sevgi balık sevgisidir. Dışa dönük bir sevgi, "Ben ne elde edeceğim, ne vereceğim?" değildir.
Dessler’ın bir sözü var. “İnsanlar önemli bir hata yapar. Sevdiklerine verdiklerini sanırlar. Ancak gerçek cevap verdikçe sevdiğinizdir. Asıl önemli nokta şu ; sana bir şey verdiğimde sendeki bana yatırım yapıyorum. Kendini sevmek doğuştan beri var olduğuna göre, herkes kendini sever. Şimdi benim bir parçam sende olduğundan, benim sevdiğim bir şey artık sendedir. Oysa ki gerçek sevgi almak değil, vermektir. "
Bu canlıların yaşamsal güdülenimidir, ihtiyacı karşılamak üzere erişmek bir şeye. İnsanın evrimsel gelişimi açısından etki altında kalan bu zaruretlerin adlandırılması uygunsuz eşleştirildi yalnızca. Yani doğada öyle edebi/uluhi bir sevgi yoktur, ihtiyaç ve onun karşılanmasından doğan tatmin vardır.
1
7 Yorumla
Soran
+1 yıl
Yani aslında bütün sevgiler zaten balık sevgisi ve bu çok mu doğal sizce?
Doğal tanımım farklılık arz ediyor, onu belirtmem lazım. Doğal kendilik perspektifinden ayrıksı olandır. Yani, ham hali bir şeyin. Bağımsızlık koşuluyla ile mümkün - ki bağımsızlığın imkanı ne derecedir? Bu da ayrı bir soru. İdeal sevgi anlayışımı değil, olanı ifade ediyorum özetle. Ve olan şey, başından itibaren sevgi adını verdiğimiz her şeyin bir tatmin/arzu nesnesi olduğu.
Mantıklı ama fazla rasyonel geliyor bana. Ben bu kadar rasyonel düşünemiyorum bazen. Güzel görüşünüz için teşekkür ediyorum. Sizinle istişare etmek keyifli :)
Benim bu Nisan ‘ ın 7 sinde 5. yılım olacak sevdiğimle. Fiziksel ihtiyaçlarımızı bir kere bile birbirimizden gidermedik , yanağını bile sayılı öpmüşümdür , aramızdaki saygıyı da asla kaybetmedik , çıkarlarımız için birlikte olsaydık bu kadar uzun süreceğini sanmazdım doğrusu. Aşıksan çıkar aramazsın fedakarlıklar yaparsın herşeyinden , ihtiyacından , karakterinden işinden aşından , bu sayede hala çok aşığız birbirimize.
0
2 Yorumla
Soran
+1 yıl
Ne güzel maşallah. Herkes her sevgi balık sevgisidir derken aksini görmek mutlu etti
Bence insanoğlu doğası gereği bencildir. Bu yüzden sevmek dediğimiz şey zaten kendimize iyi gelmesindendir. Yani şuanki sevgiler balık sevgisi değil. Hep böyleydi.
Benimki balina sevgisi o zaman , cok daha büyük daha dikkat ceken herkesin parmakla gosterip özeneceği gunumuzdekilerden oldukca farkli masum temiz omurluk ya hep ya hic (insallah bu sekilde olacak yani ilerde ona degecek biri icin oyle olur umut edirim ki)
Ortodoks yahudilerin bir alt grubu denebilir Hasidizme. Sosyal inzivayı benimserler. Aşırı yahudilik de denir. Günümüz İsrail'indeki Yahudileri gerçek Yahudi olarak görmezler mesela onlar