Yeniden sevmek, sevilmek belki de güvenmek. Bunları kaybedince elimiz de ne kalıyor diye sormadan edemiyorum peki yeniden kazanmak istesek bunu başarabilir miydik?
Sevginin kendisinden korkuyorum aslında. Ya sevdiğim kadar sevilmezsem? Ya verdiğim değerin kıymeti bilinmezse? Ya yaptığım fedakarlıklar sadece benden eksilenler olarak kalırsa? Yani kısaca verdiğim değer ve durumların karşılıksız kalması beni korkutuyor. Çünkü bu durumda insan kendisini enayi gibi hissediyor ve kendi özgüveni, benliği, kendine saygısı hasar görüyor.
Sevmekten de sevilmekten de korkmuyorum. Aksine sevmek, sevilmek en çok istediğim şeylerden birisi. Sevdiğimi kaybetmekten dahi korkmuyorum çünkü ölümlü dünyada yaşıyoruz neticede, bu dünya kimse kalmayacak. Hepimiz bir gün göçüp gideceğiz bu dünyadan ve bundan korkarak bir ömür geçmez. Tabiki sevdiğimi kaybetmek beni çok üzer ama kaybetme ihtimalim beni korkutmaz. O yüzden beni korkutan herhangi bir yönü yok.
Merhaba Sevginin korkutan tek yönü görsele de bakarak kaybetmek duygusu olabilir. Gitmesinden, bitmesinden korktuğumuz her şey canımızı acıtır. Belki imtihanın olan şeyin içinde fazlasıyla hüzün, fazlasıyla ağrı da olsa sevmek garip bi şarkı gibi. Fazlasıyla değişik duygular barındırıyor sevgi. Ve biz bu haliyle bile korkmuyoruz sevmekten...
Bu görsel bir diziden sahnedir ve orada ki adamın, kadın için olan mücadelesi beni çok etkilemişti izleyen bilir. Sevmek güzel şey doğru çizgi de kaldığın sürece