Bana, bu dünyada seni en çok mutlu eden ve kendini şanslı saydığın şey neydi diye sorsalar, erkeklerin şiddetli aşklarıydı diye cevap verirdim sanırım. Aşık erkeğin insanı nasıl gökyüzüne çıkarabileceğini ve kendini mavi sanacak kadar mutlu edebileceğini biliyorum. Hatta bazen mavi sanmayı da geçin aşık bir erkek sizi mutlu ettiyse kendinizi gökyüzü zannedebilirsiniz o sevgiyle.
Eğer çok sevildiyseniz; zaman içerisinde yaşadığınız bu aşklar ve sevilişiniz sizi kendine daha çok güvenen bir insan haline getirebiliyor zaten zemininiz de buna hazırsa ve yüreğiniz doluysa.
Aşık olan erkeklerle ilgili çok görüşüm var ama bazısı bunlar;
Aşık olan bir erkek saplanarak seviyor. Odak noktası sen oluyorsun ve sanki senden başkası yokmuşçasına bir saplanışla seni seviyor.
Aldığı her nefesin birisinin sen olduğunu söylüyor sen inanmıyorsun tabi bunlara ama bunu yaşarken hissedebiliyorsun sen onu sallamadan çekip gittiğinde arkandan tekrar tekrar gelişiyle… Takip ettiği sen değilsin aldığı her nefesin biri. Bunun için de “sen” , nefes olabilecek bir insan olmalısın herkes gibi bir insan değil… Yoksa senden çok fazla var.
Bazen seni gördüğünde sanki ilk kez görmüş gibi kelimeleri karıştırıp duraksayabiliyor üstelik yüzlerce insana hiç duraksamadan konuşabilen biriyken. Bazen sen konuşurken öyle susuyor ki sanki kilitlenmiş sana dalıp gidiyor. Aslında bu durumlarda sen de bir şey yapmak isteyerek aynı dalışı yapmak istiyorsun aşığa; ama seninki sahte olduğu için komik kalıyorsun:)
Yine aşık bir erkeği tanımak istersen eğer onun sana her dokunduğunda ilk kez dokunmuş gibi heyecanlanışını izleyebilirsiniz. Her dokunuşunda sevişini, her dokunma anında koklayışını. Sanki dokunmakla kalmaz sizi tüm bedeninden içeriye doğru sokma isteğinde olduğunu her zerresinde okuyabilirsiniz.
Ve aşık erkek, siz gerçekte onunla hiç ilgilenmeseniz, takmasanız, bakmasanız, hatta yıllarca ( dikkat edin yıllarca dedim) konuşmasanız dahi bir pergel gibi dönüp dolaşıp yine size saplanmayı denemekten hiç vazgeçmeyen erkektir.
Son olarak; yine bu benim yaşadıklarımın değerlendirmesi bana kalırsa şiddetle aşık olan erkeklerin bu aşklarının asıl sebebi aşık oldukları kadını hiç bir zaman kendilerine aşık edemeyip sürekli bir uğraş içinde kalmaları. Kendi içlerinde ve sosyal çevrelerinde çok güçlü olan bu adamlar bu ilişkilerinde bu güçsüzlüğü yaşayarak aslında kadın tarafından köleleştiriliyorlar. Ve aşka köle olmak onların yaşamadıkları ve tatmadıkları bir duygu. Çünkü hep yaşadıkları şey kadınların onlara köle olması ve aşkla sevilmeleri. Erkekler aslında kendilerini içten içe ruhen köle hale getiren kadına aşık oluyorlar. Bunu çoğu itiraf edemese bile iç sesleri böyle. Boyundurukları altına aldıkları kadınlara aşık olmuyorlar asla.
Görüşlerine saygı gösterirse konuşurken hep seninle ilgileniyorsa ve hep mutluysa ya da mutlu edebiliyorsa bunun için çaba sarf edebiliyorsa kazanmak için cabaliyorsa aşktır
Soruya özet bir yanıt verebilmem anlamında alıntı yaparak yanıtlıyorum.
"Erkekler aslında kendilerini içten içe ruhen köle hale getiren kadına aşık oluyorlar." Hayır, bu durum ilişkinin başlarında etkileyici olabilir güçlü kadın çizgisi olarak, ama evlilik gibi uzun vadede güçlü akraba ruhu da gerektiren ilişkide erkek açısından gurursuzluk gerektirdiği gibi güvensizliğe de çevresel uyumsuzluğa da neden olur. Nasıl mı, adam is yerinde patron yarısı yönetici veya isinde yükselme derdinde veya iş yeri adamın yükselmeye yakın olması derdinde adam eve geliyor her şeye kadın emredip karar veriyor, ama adamın iş yerinde kendine rakip insanların eşleri bile erkeğini işteyken arıyor ev için eşinden gerekli talimatları alıyor ne zaman geleceğini sorup çayını koyacağını bile söylüyor sıfır problemsiz farzı misal. Böyle bir potre'de erkek evine gittiğinde eşinin inatçılığına karşılık aşk mı duyacak?
"Boyundurukları altına aldıkları kadınlara aşık olmuyorlar asla." Beyine karşı cömert olabilen kadın en muhafazakar insanların içinde bile çok rahatlıkla ilanı aşk alıyor. Dedem yaşında naif adamlar bile köyünde sevgililer günü bilmezken öğrenince çicek toplayıp eşinin sevgililer gününü kutlamaya başlıyor, eşini kendisi de başkaları da övebildiği için gururla yapıyor üstelik. Buna boyunduruk olarak bakılması yanlış, sevdiğin insana karşı fedakar olmayı ne kadar düstur edinip ben merkezci olmaktan çıkarsan sevdiğin insan da o kadar bencil olmaktan uzaklaşıp sana yakın olur, bu tek taraflı olabilecek bir şey değil, saygı göstergesidir saygının olmadığı yerde sevgi kalmaz zaten, uyumlu olmayı prensip edinmek her zaman en doğrusu her ikisi içinde. Erkeğin zaten çalışma ortamında çevresinde akrabalarında diğer erkeklerle uyumu bulması zor bir iletişim işi, çünkü ne kadar tecrübe taktik bilirsen bil erkeklerin hepsi bilir onları yemez ve inadı keçi inadı gibi keyfidir. Gelecek evde bir de kendi eşinin uyumsuzluğunu aşkla karşılayacak? İmkansız..
İşte inanmakla başlar her şey zaten ama yanlış insanı bulursan aşka inancınıda kalmaz tabi. malüm toplumun çoğu %70i cahil olduğu için bu kişiler zehirliyor seni sende haklısın ama farkında olursan iyi bir insan seçebilirsin akıl ve sezgilerine güven davranışlardan öngörüde bulunabilirsin