Merhaba 🎈 Uzayan saçlarını öpen her adama aşık olunmaz. dedim. Hiç baba şefkati görmemiş kadar sustu, yarası hiç kabuk tutmamış. Gökyüzünü yorgan diye üstüne örten kadınları bilir misin? Dedi. Omzuma bir kış oturdu. Üşüdüm. Parmak uçlarında kar biriktiren kadınlara, her mevsim üşümekten terlemiş, en çok'ta hiç büyümeden anne olup hep çocuk kalmış kadınlara.
Bay veya bayan kız veya erkek ne olursa olsun fark etmez. Bu kaide sanırım birçoğumuz için geçerlidir diye tahmin ediyorum; "haddini bilme" kavramı "yerini bilme" bilhassa 'dilin ölçüsü'. Öncelikli bu tür kavramlara ilişkilerde ve evlilikte büyük bir titizlikle hareket edip davranan iki karşı cinsin hemen hemen hiç sorun yaşamayacağı konusunda özellikle iddia ediyorum.
Maalesef ilişkilerde beni soğutan en temel etmenler; Cahillik, peşin hüküm, önyargı, anlayışsızlık ve haddini bilmeden konuşmalar özellikle beni karşı cinsime karşı yeterince soğuttu diyebilirim. Maalesef ne istediğini, evliliğin nasıl bir sorumluluk olduğunu bilemeyen birisiyle yola çıkmak sonuç olarak fiyasko ve hayal kırıklığını da beraberinde getiriyor.
Şahsımı değil de mesleğimden dolayı yapmacık sevmeleri öne sürüp bahane eden kişilerin karşıma çıkması kaderin de bana vermiş olduğu en büyük imtihan ve talihsizlik diyebilirim. Zira beni param için seven bir düşünceyi asla ve asla hayatımda barındırmayacağıma da yeminliyim.
Tabi ne tüm bayanlar kötü ne de tüm erkekler... Hayatımıza iyi insanlar az giriyor ne yazık ki sorun burada. Çünkü onunun dokuzu psikobunalım yaşayan insanımız olduğu için karşımıza iyi birinin çıkma olasılığı maalesef olumlu bakmamızı bu sebepten engelliyor. Çünkü hep karşımıza kötüler çıka çıka tecrübe ediniyor ve yoğurdu üfleyerek yiyoruz. Yediğimiz kazıklar sayesinde daha bir olgun daha bir temkinli daha bir mesafeli yaklaşıyoruz bir sonraki ilişkiye, yani deyim yerindeyse ağzımızı ayırıp şapşallaşmadan ya da aptal aşık moduna girmeden sınırları koruyup yaklaşıyoruz bundan dolayı da soğukluk yeni bir ilişki başlangıcı için normal bir durum haline geliyor. Çünkü can yanınca aşk da tam tersi sönüyor. O yüzden hep kötü insanlar bizi bu duruma düşürüyor.
Y ve Z kuşağının arasına sıkışmış bireyler olarak ilişkiler ne eskisi kadar titiz ve de temiz.
Aşktan soğumuş gibi görünebiliriz. Ancak şu da bir gerçek ki: 'Hayatta her şey mümkün.'
Ben içten ve samimi bir şekilde söylemek istiyorum ki Allah'tan başka hiçbir şeye inanmıyorum yani aşk sevgi burçlar astronom falan filan bunları hiçbir şekilde inanmıyorum sadece Allah'ın nasibini inanıyorum, eğer Allahü Teala bizleri bir şeyler ile sanıyorsa ve bize belli bir nasip yazdı ise o insanla mutlu olmak kaderimizde varsa bunun için de gerekli olan sebeplere gerekli olan kriterlere yapışır isek, yani örneğin ben tesettürlü bir kadınla ilgili çekmek istiyorum beş vakit namaz kılan erkek sünnet itikadında ama gerçekten öyle numaradan kafasını kapatıp da kalbi kötü olan değil, ya da numaradan kafasını kapatıp da altına kot pantolon giyen üstünü dar gömlek giyen işte ben tesettürlüyüm diyen kadınlardan değil. Gerçekten ama gerçekten İslam'ın hükmüne bilen ve uygulamayı seven haram helale dikkat eden bir saliha Hanım ile evlilik yatmayı çok isterim. Ama tabii ki ben doğuştan bedensel engelli olduğum için benim için hayatta birtakım şeyler zor olmaktadır, bunun yanında öncelikle bir meslek sahibi değilim kazandığım bir para yok bunun yanında kendime ait bir sosyal güvencem olarak evimi yok ama tabii ki ailemin bana bu konuda fazlası ile destek çıkacağını biliyorum ama sağlıklı bir bireyler kadar düzgün bir hayatım olamayacağı için aşk konusunda da şanslı bir insan olduğumu düşünmüyorum. Ama tabii ki bu dünyanın sonu demek değildir, şimdi sorunun cevabına gelecek olursak ben aşk diye bir gerçeğin olduğuna inanmıyorum çünkü insanlar artık hayatlarını garanti altına alabilecek rahat bir yaşam sürebilecek mesleği olan kendisini giydirip içilebilecek insanlarla ilişki yaşamayı, aynı zamanda sağlıklı olmasını ve fiziksel olarak yakışıklı güzel olmasını daha ön planda tuttuğu için, şunu çok iyi biliyorum ki benim de evlilik yapabileceğim insan benim durumumda olan insandır. Sağlıklı ve sağlam bir kadınım benimle evlilik yapabileceğine yapsa dahi ilerleyen zamanlarda bu evliliği mutlu ve sonsuz bir şekilde sürdüreceğini inanmıyorum. Çünkü insanlar başlarda tutamayacak ları sözler vererek daha sonrasında bambaşka yüzlerini göstermeye başlıyorlar çünkü hiçbir zaman sağlıklı bir insan bedensel engelli insanları anlayamaz. Bir de bunun sonucunda artık günümüzde her şey maddiyat olduğu için evlenirken evin var mı Araban var mı ne kadar altını alacaksın söylemleri olduğu için ve en küçük kavgalarda insanlar boşanma mahkemelerinde koşarak birbirlerine çeşitli tazminat davaları açmasından dolayı günümüzde gerçek aşkın ve sevginin olduğunu değil sadece insanların imkanlarını sevdiklerini düşünüyorum. Aşkım var olduğuna inanmıyorum çünkü Aşk denilen kavram televizyon dizilerinde senaryolardan ibaret olan bir şeydir.
Hayatta ben en çok babamı sevdim Hayatta ben en çok babamı sevdim Karaçalılar gibi yardan bitme bir çocuk Çarpık bacaklarıyla ha düştü ha düşecek Nasıl koşarsa ardından bir devin O çapkın babamı ben öyle sevdim Bilmezdi ki oturduğumuz semti Geldi mi de gidici Hep hep acele işi Çağın en güzel gözlü maarif müfettişi Atlastan bakardım nereye gitti Öyle öyle ezber ettim gurbeti Sevinçten uçardım hasta oldum mu Kırkı geçerse ateş çağrırlar İstanbul'a Bi' helallaşmak ister elbet di mi oğluyla Tifoyken başardım bu aşk oy'nunu Oh dedim göğsüne gömdüm burnumu En son teftişine çıkana değin Koştururken ardından o uçmaktaki devin Daha başka tür aşklar geniş sevdalar için Açıldı nefesim fikrim can evim Hayatta ben en çok babamı sevdim Can Yücel Baba sevgisi görmeyen tüm evlatlara yüce sevgileri olan eşler diliyorum 🙏 Hiç kalmadılar gerçek ve karşılıklı bir aşk.
Soğutan... hiç bitmeyen başağrısı sürekli alışveriş yapmak surat asıp neyin var diye soran erkeğe hiç birşeyim yok diye cevap vermek bilmem kaç çift ayakkabının herbirinin hangi kıyafete uygun olduğunu sormak zira bir bu bir gerçektir ki hiçbir erkeğin aynı anda bir kadın kadar ayakkabısı olamaz. onun için bunu onlara sormak çok saçmadır, erkekler içinse bu soruya cevap vermek tam bir eziyettir. sürekli hayatımm kilo almışmıyım diye sormak almışsan almışsındır bunu ona niye soruyosun ki, sanki bu o soruyu hayır derse almamış evet dersede o kiloları gerçekten almış olacaksın. ayıptır, erkeklere elektronik tartı muamelesi yapmamak lazımdır.
Aşktan soğumadım sadece bir müddet kapısını kapattım. Çünkü aynı acıları ve hataları tekrar yaşamak durumunda kalmak istemiyorum. Aslında aşk çok güzel bir duygu yaşamasını ve yaşatmasını bilene. Ancak gel gör ki birisi çıkıyor karşına ve senin o içindeki Aşk duygusunu paramparça ediyor. Gel de kendini aşka kapatma.
Aşktan soğutan hiç bir şey yok. Ruhumu besleyen tek duygudan, hiç bir şey beni soğutamaz. Biri veya birileri kıymetini bilmedi diye, Aşkı bilmiyorlar diye, Aşk benim gözümde kirlenmez. Aşkı yaşamayı seviyorum. Sonunu kimse kestiremez ama iyisiyle kötüsüyle seviyorum, acısını bile. Yani aşkın kıymetini sen bilmesen, ben bilmesem kim bilebilir ki 🤷♀️
Detay çok güzel. Aşkın acısı soğutur insanı aşktan. Onun haricinde aşk hep sıcaktır. Elimizi uzattığımızda ısıtır bizi hemen. Bazen de bir o kadar uzaktır ki elimiz bir türlü ermez ona.
Aşk diye bişey olmaması heyacanı Tutku’yu. Anı yaşamayı çıkar metfaat birbirlerinin ihtiyacını karşılayıp sonra karnını tıka basa doyurup tok hale geldinmi sonra arayışa çıkanlardan dolayı soğutuyor yakıcak bişey kalmamış gibi adı aşk oluyor aşk diye bişey varsa gerçek aşk başında nasılsan sonunda aynı kalmak yoksa yaşanan aşk değişmiştir yukarıda yazdığıma çıkar
👌 İçi boş, Samimiyetsiz laflar söylenmesi ve sonunda da bunun uçup gitmesi. -Zaten aşk ilişkisinde ne kadar çok "ölüp biterim, bitanem, sensiz olamam" diyen varsa bi halt değildir.
👌Yalan içinde yaşamak
👌Sadakat yoksunluğu
👌En ufak işe gelmemede k*hpece vuruşlar
👌Zamanında yaşanan anıların kıymeti olmaksızın yabancılaşma ve düşman olmak
Saygısız ve sahte insanlar. Ancak aşktan değil insanlardan soğuyorum. Çünkü insanın güveni sarsılıyor. Evet genelleme yapılmaz, herkes aynı kefeye koyulmaz. Ancak ya yine aynı şey olursa korkusu. Anlatabiliyor muyum?
İnsanların her şeyde olduğu gibi bunun da içini boşaltması :( Flört adı altında birden fazla kişiyle konuşup hangisi tutarsa mantığına sahip olmaları vs. diye uzar gider abla :( Zaten pek aşka inanan biri de değilim :(
Aşık olmadığım için soğutan sebep yok eğer karşıt cins açısından ise soru. Sadece güvenim yok ve yeteri kadar kalbimi yorduğumu düşünüyorum. Ben yorulduğum da kendime de acımam.
"Yanlış insanları sevmekten doğru insanlara sevginiz kalmamıştı sizin. Yaralıydınız, o yüzden ben geldiğimde her şey çoktan bitmişti." Demiş şair. Artık aşkın kendisi.
Deli gibi aşık olan adam soğumaz. Sadece o aşkı kaybetmemek için çabalar. Çabanın yetmediği yerde o duyguyu kaybetmemek için uzaklaşır. Ha bazı sözler bazı davranışlar vardır bitirir. O seviyeye gelmemek içinde erkenden uzaklaşmak lazım sanırım.