Sevdiğim ve sevildiğim oldu ama hiç aşık olmadım ya da kimse bana aşık olmadı. Sevmek nedenlere sebeplere bağlıdır. Seviyorum dersin ve eklersin çünkü diye devam eder. Ama aşık olmak öyle değil. Bir sebebe ihtiyaç duymazsın aşık olunca, nedensiz sevilir, neden diye sorulduğunda cevabı yoktur. “Aşığım işte denir nedeni yok“... o şuur kaybını yaşamadım hiç. Genelde mantığımla hareket ederim zaten. Sevdimişliğim olmuştu, çünkü sevildiğim için ya da bana iyi hissettirdiği içindi. Ama aşık olmadım hiç.
Hatırlıyorum. Buket diye bı kızdı. Kizin annesi doktor filandi, benimkilerse börekçi. Kizin annesi kızına aşık olduğumu anlamis olacak, sürekli buket senden hoşlanıyor şöyle böyle diye benimle maytap geçiyordu yalan söylüyordu. Aradan biraz süre geçti sonra bı baktım bizim buket ablasıyla aracılığıyla öğretmen çocuğu için sınıfa çiçek getirtmisti. Megerse hoşlandığı o börekçi çocuğu olan ben değil sınıfta kısacık boylu, şişman olan öğretmen cocuguymus.🤦🏾♂️Ozaman canım çok yanmıştı ve henüz 10 yaşında davul bile dengi dengine sözüne ilk defa aklım basmıştı.