Güne gözünüzü açtığınızda onun mesajlarıyla başlayıp, onun mesajıyla gözlerinizi uyku için kapatıyorsunuz. Her gün belirli saatlerde sevgilinizle konuşuyorsunuz. Biz zaman sonra sevgiliniz sizin neşeniz sırdaşınız dostunuz ve huzur yeriniz oluyor.
Bir zaman gelip hayat onunla yollarınızı ayıriyor. Sesini bir kaç saat duymasanız modunuzun düştüğü insanın sesi olmadan geçirdiğiniz bir günün icinde uyanıp o olmadan uyuyorsunuz. Bir sey başınıza geldiğinde, kafanıza bir şey takıldığında ya da onunla paylaşmak istediğiniz bir sey olduğunda ayrıldığınızı unutup eliniz telefona gidiyor ama sonra ayrıldığınızı hatırlayıp sessizce cebinize koyuyorsunuz telefonunuzu.
Yoğun ve güçlü bağların bulunduğu, sık bir sekilde iletişim içinde olduğunuz ve bir gün içerisinde en çok vakit ayırdığınız insan hayatınızdan çıktığında oluşan duygusal eksiklik, ve özlem hissi ile mücadele etmek için ne yapıyorsunuz? Ne yapmak gereklidir? Onun yokluğuna nasıl alışıyorsunuz?
Ayrılık sonrası oluşan duygusal eksiklik hissiyle nasıl başa çıkıyorsunuz?
İlk zamanlar çok zor oluyor. Telefondan uzak durmak en iyisi gibi geliyor bana bu zamanlarda. Zamanla alışıyorsun artık olmayışına. Yine de en mutlu olduğun zamanlarda çok üzüldüğün zamanlarda ya da ne biliyim görse o da gülerdi dediğin zamanlarda elin telefona gidiyor.
Merhabalar..⛄️ Aşk ilişkileri söz konusu olunca gönül istiyor ki kimse ayrılmasın. Bilmiyorum ayrılık bana hüzün verir. İlla ki bende ayrılık yaşadım. Konuşmalar, görüşmeler, sürekli aşina olduğum mimik hareketleri dahi kazınıyor beynime. Günaydınlar, yeme ye demeler, iyi geceler dilemeler, merak etmeler, birlikte kurulan hayaller. Ve sonra deprem yani ayrılık. Zor bir süreç, duygusallığın en yukarda olduğu dönemler benim için.. Öyle zamanlarda yalnız olmayı tercih ediyorum. Oturup karaları bağlamıyorum çünkü hayat bir yerde devam ediyor evet ama biraz daha hassaslaşıyorum. Kendimi çok karanlığa itmemek için her ne kadar tökezlesemde ufak sıyrıklarla atlatmaya çalışıyorum tek başıma. Bir başkasına gidip ağlamıyorum ya da fikir almıyorum. Kendimle kalıyorum, biraz daha işlerime odaklanmaya çalışıyorum, resim çiziyorum, kafamı dağıtmak için bir saat spor yapıyorsam onu ikiye çıkarıyorum. Onunla ilgili bişey görüp, okumak, ya da bir anı gözüme gelir gelmez odağımı başka şeylere çekiyorum. Hayata kaldığım yerden devam ediyorum, kendimi motive edicek şeylerle önüme bakıyorum. Her gün sabah olmaya devam ediyor zaten, hayata devam ama güçlü…
Bir süre için çok başa çıkabildiğim söylenemez, kolay kolay bir ilişkiye başlayamıyorum fakat başladığım zamanda gerçekten karşımda ki insanı önemsediğim ve bir sevgi durumu oluştuğu içindir. Tüm bu duyguları en uçta, yoğun olarak yaşayan biriyim. Sebep ne olursa olsun bittiği takdirde koskoca bir boşluk oluyor hayatımda, buna alışabilmem de çok fazla zamanımı alıyor ve yoğun olan duygularım olumsuz yönde de aynı şekilde ilerliyor fakat belli bir zaman sonra kendime geliyorum bir şekilde. Sonuç olarak olmayan ya da oturmayan bir şeylerden ötürü devam edilmemiştir, belki devam etse çok daha fazla üzüleceğimi idrak edebiliyorum ya da benim için doğru insanın o kişi olmadığında karar kılıyorum ve azalarak etkisini kaybeder beslediğim duygular. Bu benim için bir kaç günlük ya da bir kaç aylık bir süreç olmuyor, uzunca bir zamanımı alsa da ders çıkarıp önüme bakıyorum işte.
Bu guzel öneri için teşekkur ederim . Sanırım uzun bir zamana ihtiyacım var. Bu toparlanma ve yaralarımı sarma surecini ne kadar hızlı bir şekilde tamamlayabilirsem benim için kardır. Yalnızlığa alışmak kendimle vakit geçirmek ve uzun bir süre yalnızca kendi hayatıma odaklanmak istiyorum.
Yalnızlığa aşık biri olarak bu yalnızlığımı bozmaya değer biri çıktığında tekrar bir ilişkiye başlayabilirim ancak. Şu an kendimle çok daha mutluyum çünkü fazlaca yorgunum bu konularda. İçimden gelmiyor biriyle konuşmak ya da birisiyle öyle bir yola girmek. Evet ne kadar kısa sürede atlatırsan o kadar kar çünkü sonrasında üzülerek geçen zamanına acıyorsun, ne gerek varmış diyorsun ve elinde olan en kıymetli şeyin “zamanın” belki de hiç değmeyecek insanlarda harcanıyor. Umarım sende bir şekilde sıyrılabilirsin bu durumlardan…
Kendi başıma olmaktan, yalnızlıktan keyif aldığım ve kimseye manevi olarak ihtiyacım olmadığının farkına vardığım an atlatacağım sanırım başarıyla bu süreci. Peki bu sürecte neler yapmak ve neler yspmaktan uzak durmak gereklidir sizce?
Öncelikle ilk süreçte canın ne yaparsan yap yanacaktır, buna engel olmaya çalışma. Bu süreci de yaşaman gerekiyor ki atlatabilesin. Bana göre ayrı ayrı evrelerden oluşan bir süreç bu, ilk başta kahroluyorsun, sonra kendinde hata aramaya başlıyorsun karşında ki insanı haklı çıkarmak ya da geri dönmek için bahaneler aramaya başlıyorsun fakat sonrasında kabullenmeye başlıyorsun ve kafanı toparlayabildiğin için daha düzgün düşünebiliyorsun. İşte bu nokta da kendinle çok kalma, arkadaşlarınla ol ya da sürekli bir uğraş halinde kal. Beynini meşgul et hatta bedenini yorabildiğin kadar yor çünkü hem uyku konusunda güçlük çekmiyorsun hemde yaptığın her neyse tamamen odağını ona verebiliyorsun. Sana iyi gelen ne varsa onlara yönel, film-dizi, kitap, gezmek belki yemek, içmek ya da uzun zamandır yapmak istediğin bir şeyler varsa onları yap. Çok büyük şeyler olmasına gerek yok, belki denemek istediğin bir yemek, belki görmek istediğin bir yer… Zamanını dolu dolu ve keyif alarak geçirmeye bak. Bir süre sonra uyandığında bir şeylerin daha çok azaldığını gördüğünde içinde ki o huzur ve mutluluğun devamı geliyor çünkü başarabildiğini kendine ispatlıyorsun ve bundan sonra ki süreçler için daha motive bir şekilde ilerliyorsun. Kimseye ihtiyacın yok mutlu olmak ya da iyi yaşamak için, kendin kendine yetersin. Sen istediğin sürece bir şeyler olur ya da sen istediğin sürece mutlu olursun. Bunun için kimseye ihtiyacın yok inan bana…
Bende o pek oluşmuyor ya. Daha çok kendimle ilgileniyorum, biraz daha fazla sosyalleşiyorum, halloluyor bir şekilde. Öyle aşırı boşluğa düşen birisi değilim. Zaten sabah iş var vakit yok.
Duygusal eksiklik hissiyle başa çıkmanın en güzel yolu yeni hobiler edinmektir, kendini geliştirmektir, güçlü ve zayıf yönlerini bu duruma göre geliştirmektir. Naçizane fikrim ise bu dönemlerde psikoloji-kişisel gelişim kitapları okumaktır😌
Kendimi eğitime adamış biri olarak araştırmaya devam ettim ve ediyorum. Bu sayede gereksiz şeyler beynimden çıkıyor ve yerine işime yarayabilecek şeyler giriyor.
Sevdiğin birinin yerini doldurman cidden aşırı zor. İlk zamanlar özellikle. Sürekli meşgul olmasın birini yara bandı olarak kullanmak da işe yarayabilir ama bence *****sizlik. :(
2 sene önce ara verelim diyip sevgisi olduğunu öğrendim. aynı kişi tarafından iftiraya uğradım ve daha yeni toparladım süreç nasıl gecti hatırlamıyorum bir anda güncelleme geldi ahshshwhs kafanızı dağıtın geçeceğini bilin
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(25-29)
+1 yıl
Kadınlar'ın en az 2 yedeği olduğu için diğeriyle devam ederler erkekler alkol
1
0 Yorumla
Gizli Üye
(18-24)
+1 yıl
Allaha sıginarak dua ederek. Dogrusu Kalpler Allahi andıkça ferahlar.
Özlediğim yerleri resim çizmek ya da diğer ilgi alanlarımla doldurmaya çalışıyorum. Bir yandan yasımı tutuyorum. Acımı kabulleniyorum. Sancılı bir süreç. Zorlanıyorum.. Özleme hissine engel olunamıyor. Gelip en hassas anında yakalayıveriyor. Onu düşünmek de zihnimde sürekli arka planda çalan bir şarkı gibi. O şarkı hep orada.