
Sanırım bununla ilgili bir bence yazacağım.. :)

Haklı olmak yeterli olmuyor maalesef.. Anlayışsız ve odun insanlara denk gelip şanssız bir ilişki yaşarsak haklı olmamız hiç bir anlam ifade etmiyor.. O sebeple temenni edelim ki bizi anlayabilecek kapasite de olan insanlara denk gelelim.. Keyifli geceler..
Her zaman derim haklı olmak değil mutlu olmak amaç olmalı. Birliktelikte ortaklıklar kurmak, orta noktayı bulmak gerekiyor. Orta noktayı bulmayan bir ilişkide herkes “ben” diyor. Oysa “biz” bilincini oluşturmak gerekiyor. Tartışmalar bir illüzyon gibidir, herkes kendisinin o kadar haklı olduğuna inanır ki karşısındaki kişinin o anda ne düşündüğünü, ne hissettiğini önemsemez ve öfke ile canını yakmak çalışabilir. Bu sebeple çiftler birbirine üzücü kelimeler cümleler kurulabilirler. Halbuki herkes kendi yaşanmışlığı içinde, olaylar ona nasıl, ne şekilde yansırsa o tarafını görür ve ona göre davranır...
Bir ilişkide hep haklı olan taraf diye bir şey yok bana kalırsa. Kendini hep haklı gören taraf var. Bu bazen iki taraf da olabilir, herkesin doğrusu kendinedir.
Neden kaybeder sorusuna gelecek olursak, olaylara karşı tarafın gözünden bakamıyordur. Bu da elbette anlaşamamazlık yaratacaktır.
Bunu biraz farklı anlatmak istiyorum çoğu kişi anlamasın diye. Haksız ve haklının yoluna sonsuzluk tanımı takarsak haksız taraf sonsuzluğu düşlerken, haklı taraf ise sonun gelmediğini düşünür. Sonu gelip bu yoldan dönmek yani haklıyken bile haksız durumuna düşmek haklı tarafı kaybeden pişman taraf haline sürükleyecektir.
Cevap
5Cevap
çünkü haksızlar çirkefleşerek haklıyı susturur..
ha bunu çirkefleşmeden mağduru oynayarak yapan yılanlarda var..
İlişkilerde haklı haksız aranmaz ki 🤷♀️
Haklı eylem gösterir , haksız çene patlatır.
Haklı doğrularla konuşur , haksız konuyu saptırır.
Haklı sabit kalır , haksız kaçar gider.
Yani insan haksız olduğu yerden uzaklaşır ama aslında kaybeden haklı olan değil kaçıp gidendir.
Hangi kapıya giderse gitsin o kapıdan da çıkıp gidecektir. :)
Beyin patlatılacak bir konu. Aslında ilişkide her iki tarafta kendini haklı görür , hatayı kendilerinde aramaz, sorsan hep haksız olan taraf diğer taraftır.
Bunun peşine düşmek ilişkide zıtlıkları sürekli gündeme getirir ve ilişkiyi yorar. Bazende haklı ya da haksız önemi yoktur. Eğer hak savaşına giriyorsa birisi hala konuşmak için iletişimi iyi veya kötü sürdürmek için uğraştığını düşünürüm. Bu yüzden kimin haklı veya kimin haksız olduğuna bakmam. Zaten bitirmek isteyen biri gerçekten haklı haksız durumuyla ilgilenmez bir an önce iletişimi keseyim yoluna bakar. Sonucunda da kaybeden hiç bizaman tek taraflı olmaz ikiside kaybeder.👒
Çok seven her zaman kaybeder. Haklı olup ona rağmen özür dileyip çabalayan her zaman kaybeder tecrübe ile sabitledim
Çok seven taraf büyük hatalar yapmaz ve genelde haklıdır. Az seven tarafın iki dudağının arasını yoklar garibim.
Haklı olan taraf haklıyım demez çünkü karşısındaki insan laftan anlamayansa.
Haksizin sesi daha çok çıkıyor malum haklı olanda e pes artık diyip susuyor ondan
Gerçekler acıdır. Genelde bunları kimsenin yüzüne vurmak istemem, kendi çabalarıyla anlasınlar, ben beklerim. O arada benim kaybeden taraf olduğum düşünülür, ama halbuki ben kurtulmuşumdur.
Haklı kaybeder çünkü haksız öyle bir konuşur ki haklı olan kendinden bile şüphe etmeye başlar ve haksız olan haklı durumuna girer.
Ben hep kendimi haksiz buldum haksizim ozuf dilerim dedim alttan alabildigim kadar aldim ve kaybettim hakli olan degil en cok seven kaybeder
Bir ilişkide hep çok seven taraf kaybeder
Haklı olmak yerine mutlu olmayı seçmediğimiz için.
Hakli olmak bi halta yaramıyor çünkü...
Hep haklı olan tarafın kaybettiğini sanmıyorum
Hep haklı olmak üzer
Kendi cevabını paylaşmak ister misin?