Ani gelen ölümle kaybettim onu. Bana her şeydi. Ne muazzam bir insandı...
Onu kaybetmek, kendimi kaybetmek gibi oldu benim için, toparlanamadım ama toparlanıp devam etmeye mecburdum bir noktada. Ondan sonraki ilk ilişkim şu anda hayatımda olan kişi...
Ne hissedeeceğimi bilmiyorum...
Ölüm ve yaşam arasında gibi.
Onu kaybetmek, kendimi kaybetmek gibi oldu benim için, toparlanamadım ama toparlanıp devam etmeye mecburdum bir noktada. Ondan sonraki ilk ilişkim şu anda hayatımda olan kişi...
Ne hissedeeceğimi bilmiyorum...
Ölüm ve yaşam arasında gibi.
Aşk İlişkileri
YKS2026
Gündem
Dünya Kupası
Güzellik & Bakım
Alışveriş & Hediyeler
Kızlar Bir Adım Öne
Tatil & Seyahat
Arabalar
Astroloji & Burçlar
Eğitim & Kariyer
Gamer
Moda & Stil
Spor
Evcil Hayvanlar
Müzik & Etkinlik
Kültür & Sanat
Para & Ekonomi
Magazin
Diziler & Filmler
Cilt Bakım
Kişilik & Karakter
Saç Bakım
Çocuk & Ebeveyn
Yeme & İçme
Cinsel Yaşam
İnternet & Teknoloji
Ev & Yaşam
Özel Günler & Hijyen
Aile & Toplum
Diyet & Beslenme
Sağlık
Diğer
Merhaba.
Oldukça zor bir deneyim yaşamışsınız, üzüntünüzü paylaşıyorum. Bu zorlayıcı sınavın bir an önce üstesinden gelmenizi dilerim.
Eğer sizi daha iyi hissettirecekse, şundan emin olabilirsiniz ki o iyi bir yerde.
Aslında kayıp yaşayan herkes gibi derinlerde bir yerlerde siz de bunu hissediyorsunuz öyle değil mi? Peki neden o zaman ölümün üstesinden kolaylıkla gelemiyoruz?
İnsanoğlu aslında ölene değil, kendine üzülüyor. Onun için değil, onsuz kalan kendimiz için döktüğümüz göz yaşları.
Tabii ki insanız, sevmek ve sevilmek bizim en büyük ihtiyacımız. Buna aracı olan birinin kaybına kayıtsız kalmamız gerekir demeye çalışmıyorum.
Fakat bunun ruhumuzda sonsuza kadar derin yaralar açacak şekilde bizleri etkilemesine de izin vermememiz gerekiyor.
Neden biliyor musunuz? Çünkü bunun hiç kimseye faydası yok. Ne bize ne kaybettiğimiz kişiye ne hayatı paylaştığımız diğer insanlara ne de dünya anaya. Olanla öleni değiştirecek bir gücümüz yok.
Tabii ki üzülelim, bağıralım çağıralım, öfkemizi, üzüntümüzü son damlasına kadar ifade edelim. Duygular ifade edilmek için varlar öyle değil mi? Asıl sıkıntı yeterince ifade edilmemiş, enerjisi boşaltılmamış duyguları taşımakta. Geçmişten gelen bu tip büyük duygu yükleriyle yıllarca yaşamaya devam etmek kendimize yapabileceğimiz en büyük haksızlık.
Kaybettiğiniz kişi de bunu istemezdi emin olun. Hele ki artık onun başka bir boyutta, koşulsuz sevgiyi deneyimliyor olduğunu göz önüne alırsak. Sizin kendinizi iyi hissetmeniz, hayatınıza yepyeni deneyimlerle devam edebilmeniz onun da en büyük dileği.
Bu demek değildir ki onu unutun. Hayır. Yas tutmak ve sonra yola devam etmek demek onu unutmak demek değil ama onu her an üzüntüyle, kalbi kapatarak geçmişte yaşamaya devam etmek hiç değil. Yapmanız gereken onu sevgiyle, keyifle hatırlamaya devam etmek. Kaldı ki, aslında o ölmedi, sadece bu dünyadan başka bir boyuta transfer oldu. Onu gerçekten “o” yapan bilinci, sonsuz hayatın bir parçası.
Yasınızı tutun, bunun için ne gerekiyorsa yapın. Ama öyle bir noktaya gelin ki artık onu kaybetmenin hissettirdiği tüm duygulardan özgürleşmiş olun. Meditasyon ve nefes çalışmaları bu anlamda kendi özünüzle olan bağlantıyı kurmanıza yardımcı çok etkili tekniklerdir.
“Onu kaybetmek kendimi kaybetmek gibi oldu” demişsiniz. Ne o kayboldu ne de siz kaybolun. Kendi gerçeğinizle yakınlaşırsanız ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız. Hepimizi çektiği acılar aslında egoik zihin yapısının bir ürünü.
Hayat mükemmel bir şekilde devam ediyor ve şimdi önünüze bakma zamanı ve bunda hiçbir anormallik yok. Mutlu olmak onsuz da mümkün ve sizin doğumdan gelen hakkınız, bunun için suçluluk duymayı bırakın.
Daha detaylı bilgi ve deneyim için benimle istediğiniz zaman profilimdeki linkler vasıtasıyla irtibata geçebilirsiniz.
Sevgilerimle.
çok yakın iki arkadaşımı 3 ay önce ani şekilde kaybettim, zaman zaman dışarıdan bakan birinin fark edemeyeceği şekilde eskisi gibi olsam da, aslında çoğunlukla hislerimle başa çıkamaz haldeyken yazınızı okumak iyi geldi. aslında kendime üzüldüğüm ve onların daha iyi bir yerde olduğu fikrine odaklanmaya çalışacağım, teşekkürlerimle...