Aşka küs falan değilim ki insanı insan yapan en güzel şey. Beni düşünen, beni seven birinin olmasına neden darılayım. Aşırılıktan hoşlanmam pek, sevmek bunun içine dahil.
Önce bu olaya genel bir şekilde yaklaşım sonra kendi öznel fikrimi söyleyeyim genel olarak insanlara baktığımız zaman şu anda aşka kapısını mühürlemiş bir halde bunun Nedenini soracak olursan Artık insanlar arasındaki güven duygusu aşırı derecede zedelenmiş bir halde veya zamanda yaşadığı yani geçmişte kötü bir ilişkiden çıktıysa böyle insanlar biraz da tabii önyargılarla dolu olduğu için aşka Kapısına mühürlemiştir şimdi öznel fikrimi söylemek istiyorum aslında bende düne kadar aşka kalbimi mühürlemiştim Yani ben de insanlara aşırı derecede bir ön yargılı aklaşıyorum ama zaman içerisinde şunu düşündüm dedim ki hayatta her zaman kötü insanlar yok İyi insanlar da var Sen yine de Aşkın kapısını insanlara açık tut diye bunu kendime söyledim yani şu an benim kapılarım açık böyle kötü hayata inat diyelim
İstediğimiz kadar mühürleyelim kapılarımızı kapıyı çalınca açmak zorunda kalıyoruz direnemiyoruz. Sadece umut edebiliriz ki doğru zamanda gelsin. Doğru zaman değilse gelen doğru kişi bile olsa yazık oluyor uzun soluklu olmuyor o aşk. O yüzden o çok beklediğimiz aşk kapımızı çalsa da temkinli ve düşünerek yaklaşmalıyız. En haz etmediğim şey bir duygu yoğunluğuna kapılıp kendimizi sağlıksız bir ilişkinin içinde bulmak oluyor. Hem kendimize hemde karşı tarafa yazık etmiş oluyoruz bu şekilde.
Doğru zamanda, doğru insanla gelen aşka kalbimin kapıları sonuna kadar açık. Yanlış insanlara açtığım kapılar sonradan başımı ağrıtsın istemiyorum. İnce eleyip sık dokuyarak yaşamak istiyorum bu duyguyu. Ani kararlar vermek istemiyorum ya da duygularımın gözlerimi kör etmesine müsaade etmiyorum diyelim.
Kapım aşka açık. Gelen kişi aşka layık ve bende kendimi ona layık görürsem reddetmem. Çünkü aşkın kendine layık gördüğü insanlar çok özel ve değerlidir. Çünkü aşk bedenler dışında ruhun kendisidir.