Elini tutarsın, elinden kayıp gider. Giden sevda mıdır, hayaller midir?

İnsan birini sevmeye başladığında, hayatının mucizeymiş gibi hisseder. Onu alır kalbinin en derinine hapseder hiç farkında olmadan. Öyle seversin ki, sanki hiç gitmeyecekmiş gibi. Hep yanında kalacakmış gibi seversin.

Elini bir kez tuttuğunda, o aldığın heyecan unutulmaz olur. O an öyle bir duygu hissedersin ki, sanki hiç elinden kaymayacakmış gibi. Sadece o anı yaşar, onunla yıllardır yaşıyormuş gibi yaşarsın.

Buraya kadar her şey normalken, başlayan anormallikler zinciri hayatın ta kendisi olur. Elini tuttuğun kişinin, elinden milim milim kaydığını gördüğünde kalbinin ortasında bir hançerin varlığını hissedersin. Daha önce hissettiğin mutluluk, hüzün ile yer değiştirir. Ve bir daha mutlu anı yakalayamazsın o şahısta.

Ve şahsımca kayıp giden sevda + hayallerdir.

Fakat önemli olan onun hayali değil, senin hayalindir. Kendi hayalini diri tuttuğunda, bel ki daha iyisini ve daha hayırlısını onun yerine koyabilirsin. Başarabilirsen.

Küçük İskender:
Ben ölürsem karakutumu bulamayacaklar / ne bir aşk zerafeti / ne bir hayal tabiri.. küçücük ömrüm / hep rüzgar gülleri kokacak!''

Elini tutarsın, elinden kayıp gider. Giden sevda mıdır, hayaller midir?
Elini tutarsın, elinden kayıp gider. Giden sevda mıdır, hayaller midir?
Cevapla