İnsanın bedenen istediği şeylerin fazlası zarardır. Örnek olarak yemek yemek. Bazen yeri geldiğinde ruhun içinde fazlası zarar olan şeyler vardır. Bunlar acılarına tutunmak olur. Ancak sevginin azı veya fazlası zarar olamaz. Bir Yaradan, anne, vatan, dost, yar vb. gibi şeylerin sevgisi az veya fazla zarar diye söylemek yanlış olur. Önce insan gibi sevmeyi öğrenmek gerekir. Değer vereceksin ki değer göresin. İnsanlar çıkarları uğruna sevgisini kullanır oldu. Sonra da tartışmaya başladı. Sevginin azı veya çoğu diye. Aklın ve mantığın bulunmadığı noktalarda farklı hallere büründü. Herkes hak etmediği toz pembe şeyler armaya başladı. Sevgiyi her türlü kirletmeye başladı. Sevginin tartısı yoktur. Uçsuz bucaksız sevginin tadı başkadır. Ölümsüzlük ruhu verir insana hissedersen. Bunun için arayışlar veya kişiler gereksizdir. Hak eden olduktan sonra sevginin tartı konusunu tartışmamalı insan. Seviliyorsan değerini bilip yanına koyacaksin. Fazlasını aramayacaksın. Sevgimin olduğu insanları hala ilk gün gibi severim. Onlarda beni başının üstünde taşır. Çünkü hepsinin değerini bilip her ne konuda olursa olsun yanlarında olurum. Onlarda bana değerli olduğumu hissettir. Bunlar karşılık bulunca değerlidir. Zaten değer bulamadığımız şeylere değer vermemek gerekir. Değerli olan şeyler güzeldir. Değer verip sonra değer buluyorsan sonunda verdiğin değeri anlamayıp çekip gidiyorsa, o ortamdan da adam gibi ceketini alıp sırtına çıkacaksın. Nasıl o ortama ceketini ilikleyip giriyorsan öyle olacak. Kendine verdiğin değeri kaybetmeyeceksin. Ortam derken sevgi ortamı anlamında söyledim, örnek olarak.
Sevgi yanmaktır. Ne kadar çok yanarsa yüreğin o kadar çok sakinlik ve huzur verir. Yani gerçek sevgi kavramımda aza yer yoktur az olan hiç bir şey tatmin etmez ve hataya sürükler. Her şeyin çoğu zarar derler ama sevgiyi kapsamamalı bence bu. "Ey sevgili ! Bir kerecik bakışın kılıç gibi, hançer gibi gelip bağrımda ( yüreğimde) öyle yaralar açıyor ki, o yaraların bana verdiği zevkten gönlüm yarık yarık olsa umrumda değil."Burda fuzuli ne de güzel anlatmış demek istediğimi.. Acıdan değil zevkten bahsederek, bağrının yarılmasına üzülmüyor, aksine seviniyor. Ve normal olanın bu olduğunu öne sürerek şaşılacak bir şey yok bunda diyor. Böyle derin bir sevgiden zarar mı gelir yoksa yarar mı diye soruyu ortaya bırakıyorum...
Sevgi fazlalığı zarar değil sadece bunu için iki etken önemli. 1. Senin bu aşırı sevgin, gözünü kör edecek kadar seni kıskançlığa sürüklemesine izin vermeyeceksin. 2. Karşındaki insan, bu sevgine karşılık veriyor mu gerçekten bunu göreceksin. Bunlar olduğu sürece sevginin fazlalığı insanı zarara uğratmaz bence.
Her şeyi yapıp, kırıp döküp, çok seviyorum diyenler var bir de. Sevgi değil o, benim anladığım sevgi o değil.
Aşkı saplantıya çevirmek hastalıktır. Ne degersiz hissettirecek kadar az seveceksin , ne de onu yaradan senmişsincesine çok.. dengeli insan dengeli sevebilmeyi bilir
Karşılıklı sevgi makbuldür! Fazla seveceksin her gün ilk gün gibi. Fazla seveceksin daha o önce böyle sevgiyi gördün mü dedirteceksin. Fazla seveceksin ama tapmıycaksın sonunda nefret eden sen olursun. Sevginin azı olur mu. Ya ebedi seveceksin ya da hiç.
Ha çok özür dilerim. Sevginin çoğu evet insana zarar verir kıskançlık araya girer. Fazla kıskançlık ta ilişkiyi bitirir. Çünkü güvenmeme hissi ortaya çıkarır.
Sevgi com başkadır ya ekmek su gibi ihtiyaçtır her insan birşeyleri sever kimi renkleri kimi hayvanları kimi insanları sever ama çok sevince ne bilim sevmiyorlar sıkılıyorlar o yüzden çok sevmeyin aslında insan sevdi şey için her neyi feda ediyor ise ona aşıktır zaten...